Gül-Obama ikili görüşmesi sona erdi...        Facebook hisseleri ikinci günde çakıldı...        Sendikalardan saat 24.00'e kadar süre...        Hükümet Son Zam Teklifini Sundu...        Öğrenci otobüsü kaza yaptı: 11 ölü...        Balbay'dan tutukluluklarına ilişkin açıklama...        Arınç'tan Zam Açıklaması...        Alanya'da trafik kazası: 4 yaralı  ...        Projeyle İstanbul 2060'a Kadar Rahat...        Havutçu açtı ağzını yumdu gözünü...        Haberal ilk defa duruşma salonunda...        Borsa şirketlerinin piyasa değeri...        
USD Alış 1.823 USD AlışUSD Satış 1.833 USD SatışEuro Alış 2.327 Euro AlışEuro Satış 2.342 Euro SatışAltın Alış 93.9140 Altın AlışAltın Satış 94.2430 Altın  Satış
 
 
1 Recep 1433

22 Mayıs Salı 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Resmi tarihin unutturmaya çalıştığı Paşa


Asker / Siyasetçi / Yazar - KAZIM KARABEKİR
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
 

MÜTHİŞ BULUŞ. İNGİLİZCE KONUŞMAYAN KALMAYACAK. NASIL MI? TIKLAYIN!

26 Ocak 2012 Kazım Karabekir Paşa'nın 64. ölüm yıldönümüydü. Zaman gazetesinin tarih yazarı Mustafa Armağan bugünkü köşesinde, resmi tarihin unutturmaya çalıştığı Paşa'yı, Kazım Karabekir'i kaleme aldı..

İşte Armağan'ın 'Genelkurmay, Karabekir Paşa'yı yine unuttu' başlıklı o yazısı:

İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olduğu 2009 yılı, meğer tarih açılımının bereketli yıllarındanmış da kadrini bilmemişiz.


İLK VE SON KEZ

Kazım Karabekir gibi resmî tarih açısından 'tehlikeli' görülen bir komutanın bizzat Genelkurmay tarafından ilk ve belki de son kez anılması, ona nasip olmuştu. Şöyle ya da böyle Başbuğ bir tabuyu kırmıştı ama arkası getirilemedi. İnsanın aklına ister istemez 'Genelkurmay'ın ahde vefa dediği bir seferlik miydi?' sorusu geliyor.

Geçtiğimiz 26 Ocak Paşa'nın 64. ölüm yıldönümüydü. Karaman Valiliği, Belediye Başkanlığı ve Kazımkarabekir Kaymakamlığı tarafından ortaklaşa organize edilen konferansa çevre illerden gelenler de olmuştu. Verdiğim konferansa gösterilen ilgi gerçekten görülmeye değerdi. Salonda yer kalmayınca ayakta dinleyenler oldu. Beklerdim ki, askerler de gelip dinlesinler. Üniformalı kimse yoktu. 'Sivil' geldilerse bilmem.

HAKİKAT GÜNEŞİNİN DOĞMA VAKTİ

Belki de 'benim' Kazım Karabekir'imin kafalarındaki şablona ters düştüğündendir çekingenlikleri. Ancak bunun için kimseden özür dilemeyeceğim. Karabekir'in bir şiirinde dediği gibi "Korku bir sistir kalkar, hakikat güneştir doğar." Şimdi korku dönemi bitiyor. Hakikat güneşinin doğma vaktidir.

İYİ BİR ASKER, MÜŞFİK BİR BABA

Karabekir Paşa'yı bir elinde kılıç, öbüründe kalemle düşünmek hoşuma gidiyor. İyi bir asker; ama o kadarla bitmiyor. Aynı zamanda müşfik bir baba, kanunlara riayetten kıl kadar ayrılmayan dürüst bir vatandaş, hakkını sonuna kadar savunan medeni bir insan, inandığı dava uğruna hayatını ortaya koymayı bilen bir kahraman, zarif bir koleksiyoner, musiki ve şiirle iştigal etmiş, marş yazıp bestelemiş bir sanat amatörü, eğitim yoluyla kalkınma problemi üzerinde düşünmüş, dahası icraatta bulunmuş, sanayi projeleri olan bir devlet adamı, Kürt ve Ermeni sorunlarının başımızı ağrıtacağını daha 1920'lerden itibaren söyleyen ve mutlaka tedbir alınmasını isteyen ileri görüşlü bir siyasetçi ve düzinelerce kitaba imza atmış velud bir kalem...




Kazım Karabekir 1920 yılında Erzurum'dayken düzenlenen bir törende halkın arasında

O bunların hepsi. Belki de daha fazlası... Dolayısıyla Kazım Karabekir'e, kafalarımızdaki klasik 'asker' şablonunu bir kenara bırakarak bakmamız, ayrıca Osmanlı'nın nasıl olup da bu denli çok yönlü askerler yetiştirebildiği üzerinde imal-i fikretmemiz gerekir.

YALNIZ 'TARİH YAPAN' DEĞİL, 'TARİH YAZAN' DA AYNI ZAMANDA

Kazım Karabekir Paşa tarihin yapılmasına katkıda bulunmuş bir şahsiyet her şeyden önce. İkinci olarak Meclis'te görev yapmış bir siyasetçi. Ancak üçüncü bir cephesi var: Yalnız 'tarih yapan' değil, aynı zamanda 'tarih yazan' biri olması. Galiba birilerini fena halde rahatsız eden de bu son özelliği.

O da Atatürk gibi işi şansa bırakmamış ve yaptığı tarihin hikayesini yazıp geleceğe emanet etmiştir. Bu yüzden evi defalarca basılmış, dosyalarına el konulmuş, parasını kendi cebinden ödeyerek bastırdığı kitabı yakılmış, yine de mücadelesinden vazgeçmemişti.

Bir zamanlar yakılan kitaplarının rahatlıkla basılıp satılabildiği günleri göremedi belki ama hakikatin hakim olacağı, rahatlıkla konuşulabileceği bir Türkiye'nin özlemiyle yanıp tutuşmuştu. Türk Tarih Kurumu'na karşı verdiği mücadeleyi hatırlamamak haksızlık olur. Yetkililere, "Genç nesillere tarihi tek bir kişinin kahramanlığı üzerine kurarak anlatamazsınız. Bu, o kanlı mücadelede canını siper etmiş olan komutanlara ve hele kanını dökmüş Mehmetçiğe de hakarettir. Onların haklarını nasıl ödersiniz?" diye çıkıştığında takvimler 1942 yılını gösteriyordu.


Karabekir Paşa, 1922'de Trakya'ya yaptığı bir gezide subaylarla birlikte.

2012 Türkiye'si, Karabekir Paşa'nın 70, hatta 80 yıl önce verdiği o efsanevi mücadeleyi ve bu uğurda katlandığı türlü haksızlıkları anlayabilecek noktaya emekleye emekleye de olsa gelmiş bulunuyor. Türkiye demokratikleşme yolunda ilerlerken, tarihin de gözünün kendi üzerinde olduğunu hiç unutmamalı. Biz tarihi incelerken tarih de bizi inceler çünkü.

Ancak bu noktada önemli olan, Türkiye'nin korkudan bir yakılıp bir söndürülen "hırsız fenerleri"ne değil, Kazım Karabekir gibi azim ve imanla mücadele etmiş ve hakikatin nasıl yıkılmaz bir dağ olduğunu bizlere göstermeyi başarmış 'radyumlar'a olan ihtiyacını vurgulamaktır. Malum, radyumu tedbir almadan kullanmak tehlikelidir; çünkü sürekli olarak içe işleyen öldürücü ışınlar (radyoaktivite) çıkartır. Karabekir'in hayatı ve yazdıkları, bir bakıma resmî tarihin radyumudur.

TARİH KURGULAYANLARIN DAİMİ KORKULU RÜYASI

Bence Kazım Karabekir resmî tarih için hayattayken olsun, öldükten sonra yayınlanan kitaplarıyla olsun kesinlikle bir radyum etkisi göstermiş ve ideoloji eliyle bir tarih kurgulayanların daima korkulu rüyası olmuştur. Resmî ideoloji Paşa'yla uğraşırken, aynı zamanda kaçınılmaz olarak onun öldürücü ışınlarına da maruz kalmaktan kurtulamamıştır.

Bugün 'Kemalist' tarih görüşünün hasta ve bitap düşmesinde Paşa'nın radyum etkisinin payı büyüktür. Mesela onun resmî tarihte açtığı en büyük gedik, "19 Nisan 1919'da Trabzon'a çıktım." cümlesinde ifadesini bulur ve bu atomik cümleyle birlikte biz resmiyette var olmayan ve tasavvurumuzda açılan yeni bir kulvarda koşmaya başlarız.

2012 Temmuz'u, Kazım Karabekir'in 130. doğum yıldönümüne denk geliyor. Bu yılı Karabekir Paşa'nın tertemiz adının gelecek nesillerce de anılmasına ve anlaşılmasına çalışarak geçirmeye ve hala ışımakta olan bu radyum'un nice gizlenen hakikatin ortaya çıkarılmasına vesile olmasını sağlayarak değerlendirmeye ne dersiniz?

HAYAT KARABEKİR, BABASINI ANLATTI

Geçenlerde Karabekir Paşa'nın kızlarından Hayat Hanım'la konuşuyorduk. Babasıyla ilgili şu çarpıcı olayı anlattı:

Ailece bir sünnet düğününe gidiyorlarmış. Tabii "karga" dedikleri sivil polisler de peşlerinde. Tramvaya binmişler, polisler de binmiş. Gidecekleri yere gelince kendileri inmiş tramvaydan. "Baktım" diyor, "babam sağa sola baktı. Sonra hareket eden tramvayın peşinden koştu, camını tıklattı ve vatmana "İçeride arkadaşlarımız var, söylesin de insinler, indiğimizi fark etmediler galiba." dedi. Kapı açıldı, hafiyeler de indiler. Babama dedim ki: "Niye haber verdiniz? Ne güzel kurtulmuştuk onlardan." Bana verdiği cevabı hiç unutmuyorum: "Öyle deme evladım, onların da çoluk çocukları var. Onlar da bu işten ekmek yiyor. Bizi kaybederlerse üstlerine ne cevap verecekler? Belki de ekmeklerinden olacaklar. Onların görevi bizi takip etmek. Kendilerine yardımcı olmak da bizim görevimiz."

Bence Milli Eğitim Bakanı'mız Ömer Dinçer bu anekdotu ders kitaplarına koydurmalı

Miraç Gecesinde Kudüs'te Olmak Istermisiniz?

"Mobilyada %50’ye Varan İndirimler Burada!"

HAŞERE KOVUCU TÜRKİYE’DE 1 KEZ AL YILLARCA KULLAN 49 TL

ÜLSERE KARŞI MUCİZE ÇÖZÜM

Solar Cep Şarj Cihazı Türkiye’de


 
2012-01-29 18:06:59
 
 
2012-02-14 22:17:39
müslüman ruhu.işte budur
allah rahet eğlesin

2012-02-06 17:12:34
acaba
çok sevdiğim paşanın yazdığı bütün kitaplarını okudum, "ittihak tarakki" adlı eserini okuduktan sonra ona yapılanların abdulhamid hana yaptığının ahı mı tuttu acaba? malum paşamızda ulu hakanı tahtan inderenlere elinden gelen yardımı esirgememiştir. ayrıca bu eserinde hakana çok hakaret etmekted

2012-01-30 08:42:25
-İŞLERİ OLMAZ KAZIMKARABEKİR PAŞAYLA
silivride darbecilere ahde vafa yı düşünüp ziyarete gidenlerin hangi cephede savaştığı ortada.hastal silivri kapısı onların kapısı.acaba yarım kalan darbeyi nasıl tamama erdirebiliriz değerli paşalarımızı kurtarabiliriz çalışması adamlar içerden ordumuzu tahrik edip yeni darbe düzeni için hala çalış

Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
01:57   Akit-İHH 9 bin yetime ulaştı!
13:05   Alkol kafalar eserleriyle gurur duysun!
01:00   Üç aylar nasıl değerlendirilmeli?
01:55   İstanbul’un fethi için Kadıköy’e gelen sahabi
01:27   Yeşil Camii ibadete açıldı
22:43   75 yıl önceki sırrı ortaya çıkaran mektuplar
15:30   Fetih 1453 Amerika'da rekora koşuyor
07:14   Tiyatroculara PKK desteği
00:03   Konya'nın ilginç camileri
01:32   Divaniye-i Rufai’de Erbakan’a dua edildi
09:57   Külliyen zarar
01:34   Caminin yerine gazino
01:02   Ayasofya müze değil cami!
01:08   “İnsan başıboş bırakılmamıştır”
09:24   Tiyatrocular, niye böyle çıldırıyorlar?
11:27   Tanıtım için göz yumulan kültür katliamı!
08:49   Akif'in Oyununu İzleyenler Gözyaşlarını Tutamadı
10:50   Itri'nin kayıp eserleri
09:20   Meral Okay'ın başucu kitabı
12:07   Yunus Emre'nin hayatı beyaz perdeye taşınıyor
14:35   Ülkücü Mustafa'nın idam sahnesi!
01:36   Kafkasya’ya 50 bin Kur’an
11:27   Sadece iki peygambere nasip olan anahtar cümle
18:27   Pakistan'a İmam Hatip Önerisi
18:53   Kütüphane haftasında “hem çaldı hem de oynadı!”
01:58   En büyük rehber Hz. Peygamber
01:31   İ.Ü. ‘yaradılış’ı haykırıyor
23:24   Ulu Camii küle döndü
22:02   İşte Rus yazar Tolstoy'un son görüntüleri
11:07   MÜ’de rektör eliyle rezalet!
17:59   Çoban çoban olalı...
13:33   Fetih 1453'ü hazmedemediler!
19:46   “Milli Gençlik buluşmaları” başlıyor
19:29   Antik dönemden kalma madeni paraya 1 milyon dolar
02:09   Fatih zehirlenmese, hedefi Venedik olacaktı
10:51   "Yeşilçam Ödülleri" bu yıl verilmeyecek
21:44   Padişahların Görülmemiş Fotoğrafları
02:18   Şeyh Şamil’i rahmetle anıyoruz
21:21   Antik Mısır'ın kedileri Ankara'da yakalandı!
17:53   Türkler'den vize istemeyen 71 ülke
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Gündem var gündem var!...
 
Kürt kardeşlerim derdimiz bu mu?...
 
"Şeriat İslam mı?" 7...
 
Kedidir Kedi !...
 
"Bizim Devlet Programımız CHP Programıdır"...
 
Kul hakkı, bereket ve kopyacı Kemal...
 
19 Mayıs kutlamaları geldi geçti...
 
Suyunuz Yerin Dibine Göçüverecek Olsa…...
 
Mustazaf-der kapatıldı......
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Andıç ve sahtecilik olayı... Akit ne diyorsa o!...
 
Abdurrahman Dilipak 3 aylar...
 
Ali Karahasanoğlu Birisi de Muğlalı'ya 'sayın' derse, kızmayın!...
 
Hasan Aksay Anayasa teklifleri tasarılaşırken...
 
Yener Dönmez İyi niyetten anlamamak...
 
Asım Yenihaber "İrtica"yı o mu "ibda" etti?...
 
Mustafa Özcan Labisu sevbi'z zur ...
 
Ahmet Turan Alkan Yüzde 100 millî ve yan sanayi ürünü......
 
M. Şevket Eygi Bozuk Gıda Maddelerinde Eski Hamam Eski Tas...
 
Yasin Aktay Türkiye'deki Baas lobisi...
 
Süleyman Yaşar İki bakan arasında tansiyon niye yükseldi?...
 
Erdal Şafak O manşet...
 
Mehtap Yılmaz Sözcü gazetesi kimin sözcüsü?...
 
Kenan Alpay 'Nefes kesen gösteriler' ulusal bayramları kurtarır mı?...
 
Yavuz Bahadıroğlu Süt ve süt tozu ...
 
Mehmet Talu On emir...
 
Ali Bulaç Sosyal İslam...
 
Aziz Üstel Arkadaşlar bu darbe Türk milletinin bekası için yapılmışt...
 
Engin Ardıç Kenan bayramı...
 
Fatma Tuncer Annenin yerini tutar mı?...
 
Hüseyin Öztürk Afişler Gibi Yüzün...
 
Zeki Ceyhan Yalanlayan yalanlayana!...
 
Haşmet Babaoğlu Babamın istek şarkısı ve telefonum!...
 
Mehmet Şeker Polis hemşehri çıkabilir, çekinme bas gaza!...
 
Mehmet Barlas Eziyeti zevk haline getirmeye "Siyaset" mi...
 
Taha Kıvanç Bir geziden ilk notlar ...
 
Abdulkadir Özkan Annenin yerini tutar mı?...
 
Ersoy Dede Bir Kamer Genç klasiği...
 
Şefik Dursun Doktorlarımız içimizden birilerinin can parçası değil mi...
 
Atilla Özdür Hazırlop bir yazı......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
Güneş
Öğlen
İkindi
Akşam
Yatsı
 
 BİR AYET
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
 
 BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.