Türkiye, Suriye yönetiminin kendi halkına uyguladığı şiddetin yol açtığı can kayıplarının giderek artmasından büyük kaygı duyduğunu belirterek, bu çerçevede BM Güvenlik Konseyi'nin, Suriye'deki durum üzerine ciddiyetle eğilmesi ve bu vahim gidişatın durdurulması için Suriye yönetimine gerekli mesajı vermesinin beklendiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ''Suriye yönetiminin kendi halkına uyguladığı şiddetin ve bunun yol açtığı can kayıplarının giderek artmasından büyük kaygı duyuyoruz'' denildi.
Açıklamada, gelinen aşamada, ülkedeki şiddet ve güvensizlik ortamının, Arap Birliği Gözlem Misyonu'nun faaliyetlerini askıya almaya mecbur bırakacak boyutlara ulaştığına işaret edildi.
Bakanlık açıklamasında, şunlar kaydedildi:
''Suriye halkının huzur ve emniyeti ile bölgesel barış, istikrar ve güvenliğin güvence altına alınması ayrıca, Suriye'de barışçıl siyasi değişim sürecinin önünün açılması için tüm tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.
Bu çerçevede, BM Güvenlik Konseyi'nin, Arap Birliği ile eşgüdüm ve istişare içinde, Suriye'deki durum üzerine ciddiyetle eğilmesi ve bu vahim gidişatın durdurulması için Suriye yönetimine gerekli mesajı vermesi beklenmektedir.''
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Araf Suresi 179. Ayet
BİR HADİS
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Üç şey vardır. Kim onları yaparsa imanın tadını alır: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan başka ilah olmadığını bilen, her yıl gönül hoşluğuyla zekatını veren! Zekatını da yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarının orta hallilerinden verir. Zira Cenab-ı Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de en adisinden olana razı olmuştur."
Ebu Davud, Zekat 4