Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında Washinton gündemini anlattı.
Davutoğlu, Amerika'da yapacağı temaslarının gündeminin sadece Suriye ile sınırlı olmadığını ikili ve küresel tüm gelişmelerin ele alınacağını söyledi.
Dışişleri Bakanı, Başbakan Erdoğan'ın dile getirdiği Suriye için yeni inisiyatif konusundaki soruları da cevapladı. Davutoğlu şöyle konuştu:
"Bizim kaygılarımız gözetilmiyorsa, Suriye'de akan kanı durdurmak için en esnek karar bile kendi çıkarları için çıkarılmıyorsa, o zaman başka ihtiyaç doğar. Bu zemini oluşturmak için çabaları sürdürücez. Esas olan İstanbul'da mı olur başka yerde mi o önemli değil, önemli olan akan kanın durmasıdır. Bu gözümüzü kapatıp rahat bir şekilde izleyeceğimiz bir durum değil"
"Bizim tek ilkemiz var, o da bu toplantının bölgemizde olması" diyen Davutoğlu, Türkiye'nin önceliğinin her zaman diplomasi olduğunun altını da şu sözlerle çizdi:
"Dışarıdan müdahaleye ilkesel olarak karşıyız. Şunu da vurgulamak gerek, televizyonlardan izlediğimiz kadınların çocukların haklarını korumak da bizim görevimiz. Diplomasiyi kullanmaya devam edeceğiz. 24 saat çalışarak. İnşallah başka seçeneğe gerek kalmadan bu sonuca ulaşabiliriz"
Davutoğlu neden Filistinde onlarca yıldır
katledilen masum insanların akan kanını durdurmak
için bölgesel bir çalışma ve müdahele yapmıyor.
Neden öldürülen kendi vatandaşlarının haklarını
arayamıyor.(İSraile dava açılmasına bile izin
verilmiyor) Neden 2. MArmara engellendi?
Yemende siviller olurken salihi Arabistan'da tedavi edip tekrar
gönderdiler. Bahreyn'de siviller olurken Arabistan askerlerini
gönderdi. Irak öyle. Bahreyndekiler insan değilmi? Şii olsun
sünni olsun tek tarafımız var "Sirratel Müstakim". İnadına
"İyyake Nabudu" ve İyyake Nestein". Kim gönderdi bunu
pek kafam basmaz,cehaletime verin ama kucucuk dunyamda kafamdan gecen seylerden biride,eger turkiye mudahele edecek olursa,sanirim bunu pkk yi mazaret olarak gosterecek gibime geliyor,insallah bir delilik olmazda suriye den teroristler gelip evlatlarimizin kanini dokerek yuregimizi yakmazlar....
Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Bakara Suresi 279. Ayet
BİR HADİS
İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda riba (faiz) yemeyen kalmayacak. Öyle ki, doğrudan yemeyene buharı (tozu) ulaşacaktır.
Ebu Davud, Büyü 3