Sabancı Üniversitesi Öğretim üyesi tarihçi Cemil Koçak, yakın tarihin bilinmeyen olaylarını gün yüzüne çıkardığı 'Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır" adını taşıyan son kitabını yayınlandı.
VAHDETTİN'İN TORUNUYLA ATATÜRK'ÜN ANILARI Vatan'dan Mert İnan'ın haberine göre; Nazi karşıtlarının İstanbul'daki faaliyetlerine de değinilen kitapta, son padişah Vahdettin'in torunu Hümeyra Özbaş'ın Atatürk'le ilgili ilginç anıları da yeralıyor;
"Park Otel bizim olduğu için oraya gidip geliyordum. Atatürk de sık sık gelirdi. Otelde dans ediyoruz. Edvard do Bianko orkestrası çalıyor. Atatürk geldi, kapıdan girer girmez karşıda bir masa vardı, oraya oturdu. Ben de pistteyim. Atatürk dansı durdurdu, herkes çepeçevre dizildi ve geldi. Herkesin damını aldı, bir kere dans etti. Ben de o meyanda dans edeceğim, tabii, bu yüzden zangır zangır titremeye başladım, 'aman Allah'ım ya birşey sorarsa ederse diye...' Neyse Allah'tan ki bir tur atıp bırakıyor. Yine Şükrü Bey (Saraçoğlu) gel işlareti yapıyor. Ben yine masa altından yok oldum. Bu arada şunu da ilave edeyim: Atatürk fevkale güzel dans ederdi."
'Atatürk'e laf söyletmedi' "Hümeyra Özbaş, 5-6 yaşlarında dedesinin hoşuna gitmesi için kalfasının önerisiyle Atatürk'e hitaben 'Kahrolsun Mustafa Kemal' diye şarkı söylemeye başlayınca başına geleri anlatıyor: "Bir baktım balkondan sert bir ses yukarı gel diyor. Büyükbabam beni çağrıyor. Ben de memnunum uçuyorum. Şekerler verilecek diye öylece koştum yukarı. Fevkalede kızgın, kaşları çatık. 'Sen ne şarkısı söylüyorsun? Nereden öğrendin bu şarkıyı ve niye sözlerini değiştirerek söylemeye başladın?' 'Kalfa böyle söylememi tembih etti' dedim. 'Bir daha böyle şeyler duymayacağım. O kahrolsun dediğin benim askerim ve benim Paşamdı, hiç kimse bir Türk askerine kahrolsun diyemez, bir daha duymayacağım çık şimdi dışarı."
Ben kimi tekfir etmişim? Ha açıkça kafirlik edene
kafirsin derim. Allah cc. bunu emrediyor. Bu arada
kimin malını canını helal saymışım. Ama Ebu Bekir
RA. Zekat vermeyenlerinkini helal saymış.. Bizler
atalarımıza tapmayız. Onların hatalı olabileceğini
biliriz.Hatalarını söyleriz ki ders çıkarılsın
Onun hakkında fasıklar haber getirirse
araştırırız.Bırakın fasığı,kafirlerin haberine bile
kendi malımızmış gibi hemen inanan ahmaklardan da
değiliz. Bilmemiz mümkün olmayan durumlar için bir
mü'mine ancak hüsnü zan ederiz. Tersini yapan günaha
girer. ABD'den silah almış mıdır?Taşla mı
savaşacaktı?
Biz geçmişimizi ne inkar ederiz ne de onların
yanlışlarına kör-sağır kalırız. Geçmişte yapılan
hatalardan ders almazsak tarihi öğrenmek neye yarar.
Ama aramızdaki bazı ahmaklar kraldan daha kralcı.
Edebimizle yorum yazsak bile, akıldan yoksun
kişilerin hakaretine maruz kalıyoruz.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allahın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155