Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Görmez, "Müslüman bir ülkede Müslüman bir gencin, çocuğun Müslümanların kıblesi olan Kabe'yi, sevgili Peygamberimizin (sav) doğup büyüdüğü yerleri görme arzusuna Diyanet İşleri Başkanlığı'nın öncülük ve rehberlik yapması kadar tabii bir şey olamaz." dedi.
Görmez, programı eleştirenlere, yarı yıl tatillerinde çeşitli ülkelerden Vatikan'a düzenlenen turları gidip izleme tavsiyesinde bulundu.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Filistin Gazze Yönetimi Vakıflar ve Din İşleri Bakanı Salih H. S. Alreqed ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi. Görmez ve Alreqed, görüşme ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Başkan Görmez, toplantıda gündeme ilişkin soruları da cevaplandırdı. Bir gazetecinin, Diyanet'in ilköğretim ve lise öğrencilerine yönelik yarı yıl tatili için düzenlediği umre programlarına yöneltilen eleştirileri hatırlatması üzerine Görmez, "Müslüman bir ülkede, Müslüman bir gencin, çocuğun Müslümanların kıblesi olan Kabe'yi, sevgili Peygamberimizin (sav) doğup büyüdüğü yerleri görme arzusuna Diyanet İşleri Başkanlığı'nın öncülük ve rehberlik yapması kadar tabii bir şey olamaz. Aslında bu her sene yapılıyordu. Yaz tatillerinde anne babalar çocukları ile birlikte gidiyordu. Şubat tatilinde bazı öğretmenler, öğrencileri ile birlikte talip oluyorlardı. Ama bugüne kadar bu mümkün olmadı. Çünkü Şubat tatili ilk defa umre dönemine denk geliyor. Dolayısı ile Diyanet'in buna rehberlik yapması, bu ihtiyaca karşılık vermesi kadar tabii bir şey olamaz. Bunu açıkça ifade etmek istiyorum. Bu konuyu eleştiren dostlarımızı, yarı yıl tatillerinde İspanya'dan, İtalya'dan, Almanya'dan Vatikan'a ne kadar öğrenci turlarının düzenlendiğini gidip izlemelerini tavsiye ederim." diye konuştu.
Başka bir gazetecinin, "Şu ana kadar gelen talep ne kadar? Kontenjan belirlendi mi?" şeklindeki sorusu üzerine Prof. Görmez, "Onu bilmiyorum. Bizi üzen hususlardan bir tanesi de sanki sadece bunun henüz ilkokulda okuyan, reşit olmayan çocuklara yönelik bir tur gibi gösterilmesi. Halbuki, bu talep öncelikle imam hatip liselerinden bize gelmiştir. Ancak başka liselerden de öğrenciler kendi aralarında birleşerek, bunlar daha çok lise öğrencileri, ya da anne babalar yarıyıl tatilinde umreye gitmek istediklerini, ilk defa çocuklarının tatiline denk geldiği için çocukları ile gitmek istediklerini ifade ettiler." dedi.
Öğrencilere yönelik ilan edilen rakamı çok yüksek görenler bulunduğunu söyleyen Görmez, bu ücretin üçte ikisinden fazlasının sadece uçak masrafı olduğunu kaydetti. Görmez, "Bir kuruş dahi kar yapmadan, sadece uçak ve ulaşım ücreti olarak alınmıştır. Öğrencilere böyle bir indirim yapmayı, Diyanet, öğrencilere gösterilmesi gereken kolaylık olarak görmüştür." diye konuştu.
"CAMİLERE BAŞKALARI REHBERLİK YAPSIN DEMEK NEYSE, HAC VE UMRE TAMAMEN DİYANET'TEN ALINSIN DEMEK ODUR."
Ayrıca, CHP'li Milletvekili İhsan Özkes'in, Diyanet'in hac organizasyonları ve umre programlarından çekilmesi gerektiği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Görmez, "Hac ve umre birer ibadettir. Salt birer seyahat ve ticaret değildir. İbadetlere rehberlik yapmak da kanunlarla Diyanet'e verilmiştir. Dolayısı ile camileri, namazları başkaları rehberlik yapsın demek neyse, hac ve umre de tamamen Diyanet'ten alınsın, bir seyahat sayılsın demek o dur." dedi.
Prof. Görmez, ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada ise Gazze'de yıkılan mescitlerin bakım ve onarımı konusunda Diyanet'in yardımcı olacağını aktardı.
imam hatipliler de dahil olmak üzere kaç tanesi
peygamberin hayatını 5-10 dk anlatabilir. iman,
tevhid, rab, ilah...vb kelimelerin anlamlarını
bilebilir. yani gideceklerin turistik bir geziden
farkı ne kadar olacak
sayın görmez öğrencileri umreye göndermenizde güzel ama öncelikle imamlarınıza dinin ne olduğunu öğretmeniz lazım namaz kılmayı teravihte deve cüce diğer zamanlarda musiki olarak algılayan imamlarınızın arkasında namaz kılmak işkence oluyor bazen
bekir coşkunun yazdıkları RESMEN dinle alay...akp yi eleştirecez derken dine saldıranları ALLAH A havale ettik! bekir bu kadar alçalma,ülkene yabancı olma!
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allahın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4