'Geleceği karartmak için özel gayret gösteriyor'...        ABD: 92 - Tunus: 57...        Porto Riko : 79 - Fildişi Sahili: 88...        O ziyaretin ayrıntıları belli oldu!...        Topçu: Üç kuruşluk oy için...        Gün sonunda döviz piyasası!...        Borsa, günü artışla kapadı ...        Ankaragücü'nde Ahmet Gökçek Yeniden Başkan...        Angola: 55 – Avustralya: 76...        CHP'den şok itiraf!...        İspanya 89 - Kanada 67...        Borsa tüm zamanların rekoruyla kapandı...        
USD Alış: 1.507 USD AlışUSD Satış: 1.517 USD SatışEuro Alış: 1.931 Euro AlışEuro Satış: 1.946 Euro SatışAltın Alış: 60.6360 Altın AlışAltın Satış: 61.0750 Altın Satış
Habervaktim
Ramazan
 
23

1431
 
Perşembe
Eylül
2
2010
 
 
 
 
 
ANA SAYFA
SON DAKİKA
ANASAYFAM YAP
FAVORİLERE EKLE
FOTO VAKTİM
VİDEO VAKTİM
SOHBET VAKTİM
MİZAH VAKTİM
KARİKATÜR
PORTRE
YAZARLAR
SİTENE EKLE
 
 
 
 
 
 
 
 
 YAZARLAR
Hasan Karakaya Kılıçdaroğlu varken, Pinokyo ağlamasın da n’aapsın?
 Hasan Karakaya
Abdurrahman Dilipak Alçakça
 Abdurrahman Dilipak
Ali Karahasanoğlu ‘Hayır’cılar biraz Mecelle okusun!
 Ali Karahasanoğlu
D.Mehmet Doğan Yüksek yargı, alçak kaygı!
 D.Mehmet Doğan
Abdurrahim Karakoç Devlet Bahçeli / Ülkücü / müydü?
 Abdurrahim Karakoç
Ahmet Varol Abbas’ın ve Filistin’in Tercihi Farklı
 Ahmet Varol
Serdar Arseven “Hayır” çıkma ihtimali var mı?..
 Serdar Arseven
Mustafa Özcan Halife, führer midir?
 Mustafa Özcan
Ahmet Turan Alkan Haatun kişiye yardım, haatun kişiye yardım!
 Ahmet Turan Alkan
M. Şevket Eygi Böyle Tesettür Olmaz!
 M. Şevket Eygi
Yasin Doğan Hayır deyince de, hayır çıkarsa da kaybedecekler...
 Yasin Doğan
İbrahim Karagül Obama'ya ilk kurşun!
 İbrahim Karagül
Mümtaz'er Türköne 200 yılda ilk defa
 Mümtaz'er Türköne
Sibel Eraslan Hala’nızın Gözlerinden öpün...
 Sibel Eraslan
H.Celal Güzel Veda
 H.Celal Güzel
Aziz Üstel İstanbul: Bir başkentin 8000 yılı
 Aziz Üstel
Engin Ardıç Devrimin şanlı yolunda
 Engin Ardıç
Fatma Tuncer Geri adım atamam
 Fatma Tuncer
İsmail Kapan Bu mızrak ne çuvala, ne cübbeye sığar!
 İsmail Kapan
Atilla Özdür Umur görmüş olmak...
 Atilla Özdür
Ali Ferşadoğlu “Taklitlerinden sakının”
 Ali Ferşadoğlu
Hüseyin Öztürk Askon iftarında da vardılar ama yapmadılar
 Hüseyin Öztürk
Taha Akyol Boykot baskısı
 Taha Akyol
Mustafa Karaalioğlu Ya asker bir daha darbe yapamazsa
 Mustafa Karaalioğlu
Haşmet Babaoğlu Beşiktaş’ın tek sorunu savunma
 Haşmet Babaoğlu
Mehmet Şeker Bizim tapınakların sütunları
 Mehmet Şeker
Hüseyin Gülerce Devleti ele geçirmek, yeniden sahnede...
 Hüseyin Gülerce
Yunus Vehbi Yavuz Mutluluğun süreklilik kaynağı
 Yunus Vehbi Yavuz
Ahmet Kekeç Pes yani!
 Ahmet Kekeç
Ali Atıf Bir Bakan ne yapmalı?
 Ali Atıf Bir
Seyit Mehmet Şen Netekim Paşa’nın zulümleri (1)
 Seyit Mehmet Şen
Şahin Alpay Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?
 Şahin Alpay
Rahim Er Anadolu İhtilali devam ediyor
 Rahim Er
Mevlüt Özcan Hatimleri dua ile bitirmek
 Mevlüt Özcan
Metin Hasırcı Türkçe tababete dâir makale-i mahsusa
 Metin Hasırcı
Serdar Demirel Başörtüsünün referans kaynakları (1)
 Serdar Demirel
Mustafa Çelik Kur’an’a inkılâp olunma ayı Ramazan
 Mustafa Çelik
LütfüOflaz'la Sohbet Yıkılsın oligarşi İktidar halk’a! 3
 LütfüOflaz'la Sohbet
Ali Eren Kesinkes “Evet” değil “Hayır!” denilecek...
 Ali Eren
Ahmet Taşgetiren MHP'nin CHP'lileşmesi
 Ahmet Taşgetiren
Nusret Çiçek Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş...
 Nusret Çiçek
Zeki Çol Nefes nefese
 Zeki Çol
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 

"Başörtülüler militan olarak kullanılıyor"

Başörtülü öğrencileri "militan-casus" yapan, dine saygılı olduğunu ileri sürüp dini yaşayanlara kin kusan ve "Başörtüsüyle kolay koca buluyorlar" gibi cümlelerle mütedeyyin insanları aşağılayan ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan, ajitasyonda sınır tanımayan Hürriyet'in yazarı Ayşe Arman'a verdiği mülakatta "Başörtülü gençlere burs vermiyoruz. Böyle bir ilkemiz var. O çocukların bir kısmı militan olarak kullanılıyor. Biz de böyle casus gibi aramızda onları istemiyoruz." dedi.
 

Habervaktim'de yayınlanan bir okuyucu yorumunu manşetlere taşıyarak fırtına koparan ve olayı ajite eden kartel, saldırılarına devam ediyor. Önceki yazısında bir okurunun "Eyvah! Kocam Ramazan'da içki içer, bar bar dolaşırdı; Fethullah Gülen yüzünden şimdi namaza başladı. Korkuyorum" naralarını köşesine taşıyarak Gülen cemaatinin tehlikesine(!) vurgu yapan Arman, bugün de ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan'ın ağzından başörtülüleri hedefine koydu. Tıpkı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ gibi "dine saygılı olduğunu" ileri süren Saylan, "dini yaşayanlara ise ne kadar tahammülsüz olduğunu" şu sözlerle ortaya koydu:

"Bizim inanca ya da baş örtüsüne itirazımız yok. Tek istediğimiz yasalara uymaları. "Eğitim kurumlarında, resmi kurumlarda, Büyük Millet Meclisi'nde örtü takılamaz" diye yasa var. O kızları militan yapıyorlar. Ben çok netim bu meselede. Gerçi, o örtü sayesinde erken koca buluyorlar o ayrı. Başörtülü gençlere burs vermiyoruz. Böyle bir ilkemiz var. O çocukların bir kısmı militan olarak kullanılıyor. Biz de böyle casus gibi aramızda onları istemiyoruz. Baştan söylüyoruz, herkesin prensipleri var.

Bakın iki tür örtülü var. Bir gerçekten samimi olanlar, bir de olmayanlar. Hepsi bir değil. Benim hastalarım var, 12 yaşında zorla örtüp evlendirmişler. Sonra da intihara kalkışmışlar filan. Herkes onları bir takım gibi görüyor, hayır öyle değil. Ben esas olarak kadınları kullandıkları için kızgınım. Onlara da kendilerini kullandırdıkları için kızarım. İnsanın kendini kullandırmaması lazım. Ben Cumhurbaşkanımızın eşine de üzülüyorum, çok küçükmüş evlendiğinde. Yazık günah değil mi? Ama ona sorduğunuzda muhtemelen halinden memnun olduğunu söyleyecek."

İŞTE AYŞE ARMAN'IN O RÖPORTAJI

Evet, evet ben hepsiyim Amerikan Ajanı, Misyoner, Katolik, PKK yanlısı, Örtü düşmanı, Komünist ve Lezbiyen

Biliyorsunuz, Türkan Saylan'ın kemoterapi yüzünden saçları döküldü. O da yemeniye benzeyen arkası açık bir tür başlık takıyor.

Ahmet Hakan'da okudum, Vakit Gazetesi fırsattan istifade, "Allah'ım sen nelere kadirsin, hayatını örtü düşmanlığına adamıştı, örtü takmaya mecbur kaldı!" diye yazmış. Ne kadar acımasız, ne kadar fena değil mi? Vakit'çilere birinin hatırlatması gerekiyor: "Hastalık bu, hepimizin başına gelebilir, ideoloji mideoloji de dinlemez..." Ama ben de neler saçmalıyorum! Türkan Saylan'la ilgili bir sürü iftirayı yazan/ yayan zaten Vakit'çilerin ta kendisi. Onlardan mı kendilerine gelmelerini bekliyorum? Çok beklerim! Türkan Hoca, kemoterapiden dönmüştü. Evinin önü yine kalabalıktı, papatyasını, nergisini kapan gelmişti. Tuhaf bir atmosfer, herkesle tek tek göz göze geliyorsun, kalbinden benzer şeyler geçiyor ve insana bir ağlama isteği geliyor. Senih'le, güzel ahşap evinin merdivenlerinden yukarı süzüldük. İşte karşımızdaydı. Ben de sizin gibi şaşırdım, karnını o kadar şiş görünce. Meğer su toplamış. Ama bir süre sonra insan Türkan Saylan'ın büyüsüne yine kapılıyor. Saçının olmamasının, karnının şiş olmasının zerre kadar önemi kalmıyor. Boynunda da Leyla Umar'ın ona hediye ettiği fular vardı, çok yakışmıştı. Evin her tarafı çiçek; benden söylemesi, artık çiçek yerine renkli fularlar ve ilginç başlıklar hediye etmeli. "Bir sürü suçlama var hakkınızda" dedim, güldü, "Hadi sor bakalım, yanıtlayayım..." dedi.

HAMİŞ: ÇYDD'nin başlattığı kampanyası gerçekten anlamlı. Kaybedecek çok şeyimiz var. Destekleyelim. 

Hareketli ve hararetli günler yaşıyorsunuz...

- Hem de nasıl. Ama moralim iyi. Çünkü iyi şeyler de oluyor. Bize daha çok kadınlar başvuruyordu, Cumhuriyete sahip çıkmak isteyen kadınlar. Çünkü biliyorsun laiklik elden giderse, en çok kadınların başı belaya gidecek. 12. Ergenekon dalgasıyla birlikte, erkek üyelerimizde inanılmaz bir artış oldu. Bütün şubelerimize akın ediyorlar. Upuzun bağış ve üye olma kuyrukları oluştu. Herkes, "Biz ne yapabiliriz?" diye soruyor.

Ne yapabiliriz gerçekten?

- Bugüne kadar 29 bin üniversite öğrencisine burs vermişiz, ben bunun 100 bine çıkmasını istiyorum. 36 bin 600 kıza da ilk öğretim - lise bursu vermişiz, onun da 100 bine ulaşmasını istiyorum. Bunu başarırsak, Türkiye artık yıkılmaz. Bütün bu gençler, dünyayı kucaklayan, çağdaş Atatürkçü gençler olacak. "Ne yapabiliriz?" diye soranlara, "Bize bu şekilde destek olabilirsiniz" diyorum. Hiçbir şüpheleri olmasın, o kadar başarılı bir çalışma ki, zaten o yüzden rahatsız etti insanları. O yüzden üzerimize geldiler.

Ben sizinle yaptığım röportajdan sonra bir sürü mail aldım. Suçlamalar, iftiralar da var. Sizinle onları da paylaşayım istiyorum. Biri diyor ki mesela, "Derneğin Beşiktaş şubesine burs için başvurdum. Siyasi görüşümü sordular. 'Ailede namaz kılan biri var mı?' dediler, 'Oruç tutuyor musun?' diye sordular. Ama okuduğum okulla ilgili bir şey sormadılar..."

- Bu arkadaş biraz abartmış. Ama tabii ki bize gelenlerin siyasi görüşlerini öğrenmek zorundayız. Çünkü içimize sızmaya çalışıyorlar. Sadece dinciler değil, başka gruplar da. İşçi Partisi filan da.

Ama kimse söylemez ki gerçeği. 

- Yok bazı sorularla neyin ne olduğu ortaya çıkıyor.

Kız devam ediyor, "Bana burs vermediler. Ateist olsaydım vereceklerdi. Bir arkadaşıma verdiler, üç ay sonra da Hıristiyan oldu!"

- Yok canım daha neler! Bizde namazında niyazında çocuklar da var. Ama mesela İmam Hatiplilere burs vermiyoruz, çünkü zaten onları destekleyenler var.

Hakkınızda söylenenler, suçlamalar, iftiralar sizi üzüyor mu?

- Hayır. Çünkü kaç zamandır var, yeni değil. Bakın biz bir çalışma içindeyiz, karşıtlarımız da öyle. Dolayısıyla, ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar. İlk günden beri telefonlar geliyor, "Bomba koyduk, öleceksiniz, gebereceksiniz..." deniyor. Sürekli polis korumasında geziyorum ben.

MİT RAPORU TAM BİR KOMEDİ

Şu meşhur MİT raporu neyin nesi?

- Tam komedi. Birisi bir ihbar mektubu yazmış, adressiz, imzasız: "Bankaya gittim de birileri geldi, aralarında Türkan Hanım da vardı, para çektiler, yurtdışından geliyordu para, zaten onlar hıristiyanlık propagandası yapıyor" türünden, kuşların bile güleceği bir şey. MİT de üstüne imza atmış.

Nasıl olabiliyor?

- E oluyor. Ergenekon'da da var imzasız ihbar mektupları. Birileri yolluyor. "Annesi İsviçreliydi, zaten Hıristiyandı..."

Her şeyin müsebbibi anneniz mi?

- Tabii tabii. Zavallı annemi de Katolik yaptılar, oysa Katolik olsa Müslüman olamazdı, Katolikler din değiştiremez. Benim annem Protestan'dı. Fakat babamla evlendikten sonra Müslüman oluyor. Ama işte düşmanlık yapacaklar ya, bunu görmezden geliyorlar, eski ismi ve dininin yazılı olduğu yeri alıyorlar.

Siz de dış mihraklar için çalışan bir Amerikan ajanı oluyorsunuz ve Hıristiyanlığı yaymak için uğraşıyorsunuz. 

- Evet. (Gülüyor)

Bunu ciddiye alanlar var mı?

- Düşünsene, MİT raporuna dönüştü. Cemal Uzgören imzasıyla Bakan'a sunulmuş. Bakan da almış okuyor, kadere bak ki, ben o sırada Bakan'ın odasına girdim. "Valla kabahatim yok elime tutuşturdular" dedi. 

Siz bu Cemal Uzgören'i gidip bulmadınız mı? "Kardeş ne iş?" diye!

- Valla, ben MİT'i dava ettim. "Var mı böyle bir şey, yok mu söyleyin" dedim. Ben uyurgezer miyim? İki hayat mı yaşıyorum? Benim vaktim bile yok kilise açacak, Hıristiyanlık propagandası yapacak. "Siz söyleyin nedir bu işin aslı?" dedim. "Yok böyle bir şey" dediler. "Ama belge var, o ne anlama geliyor?" dedim. "Bizde gizli" dediler, "Siz o belgeye imza atan adamlarınızla konuşun, ne olup bittiğini bilmek istiyorum" dedim. "Böyle bir belge var, ama ihbar kimden geldi söyleyemeyiz" dediler. İhbar mektubu olarak bakana sunmuşlar. "Lütfen beni temize çıkarın" dedim. Baktım bir ilerleme yok, tazminat davası açtım. Şöyle sonuçlandı: "Böyle bir şey yazıldı ama çok gizli. Siz bunu kullanan basını mahkemeye verin." 

Verdiniz mi?

- Tabii. Hep veriyoruz. Kazanıyoruz da. Ama adamlar yok oluyor. 

ÇEV'le, SEV'le ilgili de bir şeyler yazıldı, çizildi değil mi?

- Evet, onlar da güya Hıristiyanlığı yaymaya çalışıyormuş. Dünya Kiliseler Birliği deprem sırasında Türkiye'ye yardım etti. Yıkılan bir okula ek derslik yaptılar, biz de o okula yurt yaptırdık. Vayyyy. Demek öyle. Bundan esinlenerek hikayeler uydurdular. Tahkikatların hepsi yapıldı. Sonuç sıfır. Ama işte, çamur at izi kalsın.

BİR LEZBİYENLİĞİ EKSİKTİ LEZBİYEN DE YAPTILAR

"Çocuklar namaz kılmak yerine bale yapsınlar" dediniz mi?

- Tabii ama camide değil. Çocukları sıranın üzerine çıkarıp, namaz kıldırıyorlardı. "Öyle yapacaklarına bale öğretsinler!" dedim. Beni suçlayan suçlayana, bir grup da PKK'lılara yardım etmekle suçluyor.

O nereden çıktı?

- Asuman Özdemir diye bir kadın, Zaman Gazetesi'ne röportaj veriyor. Güya bize üyeymiş de, bakmış biz hep PKK'lılara burs veriyormuşuz -Kürtlere PKK'lı diyenler var biliyorsun-, infial etmiş filan. Böyle bir şey olabilir mi? Asuman Özdemir, şimdi Ergenekon davası sanığı. Herkes bir şey söyledi durdu, Abdurrahman Dilipak'lar filan benim için öteden beri "Bu kadını ne zaman içeri alacaksınız?" diyor. Sonra bir abukluk daha çıktı. Savcı dedi ki, "Türkan Hanım bu sefer cinsel yaşamınız hakkında bir şey var..."

Daha neler!

- Evet. Yine bizim Asuman'mış. Meğer sürekli oraya buraya mail atarmış. Anlattığı da ilginç. Asuman, Ayvalık'a gidiyor...

Sizi PKK'ya yardım etmekle suçlayan hanım değil mi?

- Evet, bence hayal gücü kuvvetli, başarılı bir yazar olabilir. Ayvalık'a gitmiş, orada bir kafeye oturmuş. O da ne! Bir minibüs gelmiş, içinden orta yaşlı kadınlar çıkmış, "Ben bunları nereden tanıyorum?" demiş, derken kızıl saçlı bir kadın inmiş. A bir bakmış Türkan Saylan. Güya, biz çirkin çirkin şakalaşıyormuşuz.

Nasıl yani?

- Olmamamız gerektiği kadar samimiymişiz. Yanındaki Ayvalıklı bir hanım demiş ki "Bak ne güzel hanımlar çok keyifli." O da demiş ki "O Türkan Saylan ve karıları. Her sene buraya gelirler, alem yaparlar!" 10 yıl önce bir kere gittiğim yer. Nasıl bir mekanizma bu? Belki de böyle hasta beyinleri buluyorlar, para ödüyorlar, "Abuk hikayeler uydur ve mail at" diyorlar.

Yazık! Ben sizin lezbiyen olduğunuz kaçırmışım.

- Ya daha bir sürü şey var. Hepsi benim: Amerikan Ajanı, PKK yanlısı, örtü düşmanı, darbeci, misyoner. Kilise açmak ve İncil bastırmak gibi suçlarım da varmış. En son lezbiyen de oldum. Tuhaftır, kimseye yaranamıyorum: Kürt militanlar da "Bizi asimile ediyor, çeksin elini üzerimizden" diyorlar. 

Yine de yeterince yaratıcı değiller!

- Tabii tabii. Bir grup da "ırkçı milliyetçi" olarak nitelendiriyor. "Vatan haini" ilan edenler de var. Soros'dan para aldığımızı yazdılar, böyle bir şey yok ama AB projesi yapıyoruz. Kahvelerde insan haklarını anlattık, polise eğitim verdik. Aaa unuttum (gülüyor) Fethullah Gülen'ci bile dediler.

Oysa o Müslümanlığı, siz Hıristiyanlığı yayıyorsunuz diye biliyorum ben!

- "Aslında Atütürk düşmanıdır" diyen de var. Bir de gardrop Atatürkçüsü çıktı...

O neymiş?

- Bir şey yapmadan kendini Atatürkçü addeden. Komünisti söyledim mi, o da vardı. Şimdi artık "Ben neyim?" diye soruyorum...

İŞTE HER ŞEYİN MÜSEBBİBİ ANNEM

İsviçre asıllı annem Lili Mina Raiman, babamla evlendikten sonra ismini "Leyla" olarak değiştiriyor ve Müslüman oluyor. Düşmanlarım, nüfus kütüğüne gidip, "İşte annesinin adı Lili Mina, dini de Hıristiyan, kendisi de zaten Hıristiyanlık propagadası yapıyor!" dediler. Oysa aynı kütükte annemin dinini ve ismini değiştirdiği de işlenmiş vaziyette. Onu tabii hep görmemeyi tercih ettiler.

Ordu, sivil toplum örgütü gibi çalışıyor

"Ne darbe ne şeriat diyor ama arkasına generalleri alıyor. Bal gibi darbeci" deniyor sizin için?

- Benim orduya sevgim, saygım büyük. Rejimi korurlar, bu ülkenin sınırlarını korurlar. İyi işler yaparlar. Sivil toplum örgütü gibi çalışırlar. Dershane açıp fakir çocukları üniversiteye hazırlarlar. Okul yıkılır gelir yaparlar, sel olur, çığ düşer, insanlar orduya yalvarırlar. Sağlık için çalışırlar, sınırlarda askeri doktorlar, askeri öğretmenler kurs açarlar. Doğruya doğru, eğriye eğri. İyidirler yani. Ama ben asla "Ordu göreve!" demedim, demem, 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü yaşadık, darbelerin acısını biliyoruz. Ben tüm bunları Portekiz eski Cumhurbaşkanı'na anlattım, "Doktor Saylan, çok şaşırdım, ilk kez böyle şeyleri sizden duyuyorum" dedi. "Türkiye'yi sivil toplum örgütlerinden dinleyin" dedim.

Kürtleri Türklere karşı kışkırtıyormuşsunuz...

- Ben Türk - Kürt ayrımı yapmıyorum. Hepsi evlatlarımız, hepsi kardeşlerimiz.

Sizinki İslamsız Yaşama Derneği mi?

- Hayır efendim niye öyle olsun? Bizim inanca ya da baş örtüsüne itirazımız yok. Tek istediğimiz yasalara uymaları. "Eğitim kurumlarında, resmi kurumlarda, Büyük Millet Meclisi'nde örtü takılamaz" diye yasa var.

Genç kızlar bu mesele yüzünden üniversiteye gidemiyorlar diye üzüldüğünüz, bunun haksızlık olduğunu düşündüğünüz olmuyor mu?

- Asla. O kızları militan yapıyorlar. Ben çok netim bu meselede. Gerçi, o örtü sayesinde erken koca buluyorlar o ayrı.

Bu son olaylarla ilgili hakkınızı Avrupa'da arayacak mısınız?

- Tabii. Sonuna kadar tek tek hepimiz dava açacağız. Önce tazminat davası. Benim eczacı arkadaşım 3 gün işine gidemedi mesela. Öğretim üyesi arkadaşım da. Ben de zarardayım, sağlığım bozuldu. Şimdi hukuku nasıl çalıştıracağımızı planlıyoruz. Derneğimizi talan ettiler. Yasalara uymayan bir emirle. Aldıklarının kopyalarını vermediler. O kadar suç var ki ortada. 

KARDEŞİMİN BAHÇESİNDEKİ DEPOYA KİLİSE DEDİLER

Bir tek en küçük kardeşim hayatta: Gündüz Saylan. Bodrum'da yaşıyor. Bir gün bahçesine depo yaparken Cihan Haber Ajansı gelip "O da ablası gibi Hıristiyanlık propagandası yapıyor. İşte bahçesine inşa etmeye çalıştığı kilise..." diye haber yapmış. Güler misin ağlar mısın!

MİTİNG OLACAK AMA ÖNCE ORTALIK DURULMALI

Önümüzdeki günlerde miting olacak mı?

- Önce ortalık biraz durulmalı. Herkes istiyor. Ama yeri, zamanı var.

Bu kadar herkesin sizin arkanızda olması...

- Beni çok duygulandırdı. Ama beni duygulandırması bir tarafa, birilerine bir mesaj olarak gitmeli bu. Bundan ders çıkarsalar, her şey yoluna girecek.

Karnınız epey şiş...

- Evet su topladı. O suyu azaltmaya çalışıyorlar.

Genel olarak sağlığınız nasıl?

- Dopinglerle ayaktayım. İki kemoterapi alıyorum. Eskiden bu kadar sarsmıyordu kemoterapiler, şimdi kusma yapıyor. Kan veriyorlar durmadan. Bir de kortizon. Denge bozuldu vücudumda. Ama toparlarım. Zaten sağlığımın bozulduğunu öğrendiğimde "Eyvah işlerim ne olacak!" dedim. Pazartesi tekrar hastaneye döneceğim, kemoterapiye. Her şey iyi olur, merak etmeyin beni.

Hayır, başörtülü gençlere burs vermiyoruz

Burs verdiğiniz öğrenciler arasında başörtülü çocuklar var mı?

- Hayır. Böyle bir ilkemiz var. O çocukların bir kısmı militan olarak kullanılıyor. Biz de böyle casus gibi aramızda onları istemiyoruz. Baştan söylüyoruz, herkesin prensipleri var.

Oysa, kalbiniz herkese bu kadar açık... Biri şöyle bir mail atmış, "Benim suçum ne? Kafamdaki örtü mü? Bana karşı Türkan Saylan neden şefkatini göstermiyor. Ayrımcılık yapıyor."

- Bakın iki tür örtülü var. Bir gerçekten samimi olanlar, bir de olmayanlar. Hepsi bir değil. Benim hastalarım var, 12 yaşında zorla örtüp evlendirmişler. Sonra da intihara kalkışmışlar filan. Herkes onları bir takım gibi görüyor, hayır öyle değil. Ben esas olarak kadınları kullandıkları için kızgınım. Onlara da kendilerini kullandırdıkları için kızarım. İnsanın kendini kullandırmaması lazım. Ben Cumhurbaşkanımızın eşine de üzülüyorum, çok küçükmüş evlendiğinde. Yazık günah değil mi? 

Ama ona sorduğunuzda muhtemelen halinden memnun olduğunu söyleyecek.

- E tabii öyle diyecek. Başka şansı mı var? 

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ

Bizim temel gayemiz, eğitimde fırsat eşitliği. Ankara ve İstanbul'daki okullarla aynı kalitede Bitlis ve Hakkari'de okul olsun istiyoruz. Anadolu'nun bu şehirlerindeki okulları görseniz; eski püskü, öğretmeni, suyu, elektriği yok. Hiç bilgisayar görmemiş oradaki çocuklar. El ele vereceğiz, bütün evlatlarımıza eşit fırsat vereceğiz.

ANNEM 7 YIL İÇİNDE 5 ÇOCUK YAPIYOR

Annem, babamdan önce Cemil Topuzlu'nun oğluyla evleniyor, 8 sene çocuğu olmuyor. Gayet medeni bir şekilde boşanıyorlar. Sonra babama aşık olup, evleniyor. 7 yıl içinde 5 çocuk yapıyorlar: Türkan, Turgut, Tuğrul, Turhan ve Gündüz. Çok güzel bir kadınmış annem, Atatürk onu bir davette görmüş, "Limoj vazoları kadar güzelsiniz!" demiş. Bakar mısınız iltifatın zarifliğine, gül kadar, karanfil kadar güzelsiniz demiyor...

Paylaş
 
 
2009-04-18 10:23:05
 
 
Arkadaşına Gönder Haberi Yazdır
 
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
20:13   O ziyaretin ayrıntıları belli oldu!
17:33   Başsavcı, Doğan için savcıyı aramış
17:33   ÖSYM'de bugünkü aramalar tamamlandı
17:30   Halkalı saldırısı ile ilgili iddianame tamamlandı
17:21   Devletin imkanlarıyla hayır kampanyası!
17:20   Kopya iddiasında yeni gelişme
17:08   Alperen Ocakları'ndan önemli açıklama
16:35   Milli Eğitim Müdürü adliyeye sevk edildi
16:10   Sivas'ta devlet hastanesinde yangın
16:09   Aysel Tuğluk'un ifadesi alındı
16:07   Şok ses kaydı Meclis'e taşınıyor
15:48   4 general için talimat gönderildi
15:47   İki terörist etkisiz hale getirildi
17:40   Emine Erdoğan'ı şoke eden görüntü
15:34   KPSS skandalında 1 kişi daha gözaltında
15:27   ABD Genelkurmay başkanı geliyor
14:34   Memur atamaları da durduruldu
14:23   Rize'de kuvvetli yağış uyarısı
14:07   Ülkücülük kimsenin tekelinde değildir
14:01   Diyarbakır'da 40 STK'tan çağrı
13:55   Ehl-i Beyt Vakfı'nın, refarandum kararı
13:50   Ünlü doktora kanser şoku!
13:20   Uslu referandum afişi için ifade verdi
13:08   Yargıtay'dan ses kaydı açıklaması
13:00   Eski Ülkü Ocakları Başkanı da 'evet' diyecek
12:53   Emniyet binası önünde bomba paniği
12:48   Bayramda ulaşım yüzde 50 indirimli
12:45   Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusu
12:44   Türkiye raporunu BM'ye sundu
12:41   Bakan Ergin'den Vize açıklaması
12:32   Bayar'ın kızı 'Hayır' cephesinde
12:15   CHP'li belediyeden içki yasağı!
11:50   Hangi bölüm için ne kadar harç ödenecek?
11:34   Şehit ailelerinden 'af' tepkisi
11:30   Bazı sanıklar duruşma salonunu terk etti
11:30   Öcalan pazarlıkçısını Oktay seçtirdi!
11:25   Çeçen mülteciler Cansuyu ile sevindi
11:17   Aysel Tuğluk'a zorla getirilme kararı
11:03   Baz istasyonlarıyla ilgili kritik karar
10:58   Ertosun'un şok ses kaydı!
 
 NAMAZ VAKTİM
Namaz Vaktim
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Öğle yemeğinde iftar!
 Arzu Erdoğral
Ali Eyvaz Hayırcı Kayu komünist mitinginde
 Ali Eyvaz
M. Nedim Aslan HAMAS'ın alkol yasağı tehlike mi?
 M. Nedim Aslan
Cemal Nar İlim Ve Özgür Ortam
 Cemal Nar
Hüseyin Deniz Bankaların “Bayram Şekerleri”ne aman dikkat!
 Hüseyin Deniz
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 BIR AYET
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
(Maide 105 )
 
 BIR HADIS
"Hiç biriniz kendisi için arzu ettiğini, (mümin) kardeşi yahut komşusu için de istemedikçe (gerçek manada) inanmış olmaz."
Müslim, İman, 71 (l, 67)
 
 FAYDALI LİNKLER
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.