Hayrettin Karaman

Hayrettin Karaman

Türban uydurmadır

Türban uydurmadır

Geçmişte ve günümüzde tesettüre riayet eden kadınlarımızın başlarına örttükleri giysiye "türban" dedikleri olmamıştır. Bu örtünün en yaygın adı "baş örtüsü"dür. Başörtüsünün, zaman ve mekan farklarına bağlı birçok çeşidi vardır. Şehirlerde yaşayan kızlarımızın çeşitli şekilleri ile başlarına örttükleri örtü de başörtüsüdür, bunun adı türban değildir. Bir çeşit baş örtüsü için türban kelimesi "okumuşların ve şehirli kızların baş örtülerini ayırıp simgeleştirerek" mahkum etmek isteyenler tarafından uydurulmuştur. Yapılan araştırmalar, başını örtenler içinde, örtüsünü simge olarak niteleyenlerin binde dört civarında olduğunu ortaya koymuştur. Şimdi bu yazdıklarımı ispat etmek üzere sözlük ve ansiklopedilerde türbana verilen manayı aşağıda sunuyorum: Türban, genellikle pamuklu veya ipek kumaştan yapılmış, başa veya fes, kavuk gibi bir iç şapkanın üzerine sarılan uzun baş örtüsü. Müslüman ve sih toplumlarında, genellikle Asya ülkelerinde yaygındır. Fes veya kavuk üzerine sarılan türban Türkçe'de sarık olarak anılır. Türban kelimesinin kökeni Farsça dulband kelimesine dayanır. Türkçe'de tülbent olarak kullanılan kelime Fransızca'ya turban olarak geçmiştir. Bu nedenle Türkçe'de halen tülbent veya baş örtüsü anlamlarında da kullanılır. 1982 yılından önce Türkiye de yayınlanmış bulunan hiçbir Türkçe sözlükte rastlanılmayan ve bilinmeyen bir kelimedir. Türban diğer milletlerde kullanıldığı şekli ile Türkler arasında yaygınlaşmamıştır. Sarık ise Osmanlı Devleti zamanında Osmanlı sultanları ve din büyükleri tarafından takılırdı. Bugün özellikle Batı'da türban kavramı Sihlerle yakından ilişkilendirilmiştir. özellikle Batı'da Sihler için türban kimlikleriyle ilgili bir öğe haline de gelmiştir. Sihler taktıkları türbanı, daha çok, Pencapça "türban" anlamına gelen ve daha saygın bir isim olduğu kabul edilen dast_r olarak anarlar. Türban İslam kültürü açısından da önemli bir motiftir ve erkekler tarafından takılır. Sudan'da takılan beyaz türban toplumsal statü göstergesidir. Türban Arap Yarımadası'nda yüzü ve başı doğrudan güneş ışığından korumak için geleneksel olarak takılır. Nitekim türbanın Arap geleneklerinde farklı bir yeri vardır. Eski Arap kültüründe bir kişinin türbanını atmak, düşürmek hakaret olarak kabul edilirdi. Türban Şii liderler arasında da yaygındır. Osmanlılarda türbanın adı Sarıktır. çağdaş Türkiye'de türban sorunu, İslam dininde yer alan hicaba (bugün Türkiye'de gerek kavramsal gerek somut anlamda daha sıklıkla başörtüsü olarak anılır) dair farklı bir bakış açısını tanımlamak için kullanılmıştır. Gelenekselleşen baş örtmeden ayrı olarak siyasî temellere sahip olduğu düşünülen baş örtme eylemine ve başörtüsüne türban takmak veya türban nitelemeleri yapılmıştır. Geleneksel örtü şekli ile çağdaş ve sıklıkla siyasî bir vurgu barındırdığı düşünülen örtü şekli tarzındaki bu ayrım birçok taraftar toplamış, hem olumlu hem olumsuz yorumlar almıştır. Bununla birlikte Türkiye dışında türban sözcüğü bu anlamda kullanılmazken, İslamî kaynaklarda da kadınların örtünmelerine ve kullandıkları başörtüsüne türban denmez. Bir de not: İnancı sebebiyle okullarda başını örtmenin laikliğe aykırı olmadığı Avrupa Parlamentosunun kararı ile kesinleşmiştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hayrettin Karaman Arşivi