25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 22°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Biz de Tâlut gibi sabır istiyoruz...

Hüseyin Gülerce

Yeni bir yıla, bizi insanlığımızdan utandıran katliam görüntüleri ile giriyoruz. İsrail, bütün dünyanın gözleri önünde masumları, bebekleri katlediyor.

Bu vahşetin mazereti yok. Hamas da füze atıyormuş da, İsrail'in terörle mücadele hakkı varmış da, bunu en iyi Türkiye anlarmış da... 400'den fazla sivilin ölümünü, binden fazla yaralının acılarını dindirir, unutturur mu bu izahlar?

İnsanlıktan, barıştan, hoşgörüden, uzlaşmadan bahsedilen bir dünyada, medeniyetler çatışması yerine, medeniyetler ittifakının arandığı bir dünyada İsrail nasıl bu kadar acımasız, vurdumduymaz olabilir? Ne Birleşmiş Milletler'in varlığı bir şey ifade ediyor, ne insanlığın yaralanan toplu vicdanı İsrail'e ve destekçisi ABD'ye bir şey anlatıyor...

Bir seçim öncesinde İsrail'de bütün partiler Filistinli kanının akmasını istiyor. "Ne kadar masum kanı akarsa, o kadar çok oy alırız"ın hesabı yapılıyor. Kan üzerinden iktidar olmak düşüncesi, kimi insanlığından utanır hale getirmez ki? Bu kan, döner ABD'yi ve İsrail'i yönetenleri tutmaz mı? Mazlumların ahı ne zaman yerde kalmış? Tarihe bakınız, zulüm ebedi değildir.

İsrail'in ve onu sınırsız himaye eden ABD yönetiminin yaptığı yanlış eninde sonunda görülecektir. Ortadoğu'da barış olmadığı sürece, Filistinlilerin geleceği teminat altına alınmadığı sürece, İsrail'in de geleceği yoktur. Filistinliler güvende olmadığı sürece, İsrail de güvende olamaz. ABD yöneticileri de biliyor ki, küresel terörü en fazla tahrik eden unsur, İsrail'in Filistinlilere uyguladığı zulümdür. Medeniyetler çatışmasını da en fazla tahrik eden, İsrail'in ABD destekli saldırgan politikalarıdır. Bir yandan küresel terörü İslam coğrafyasında önleme adına işgaller, çatışmalar, bir yandan da o terörü tahrik eden İsrail'e destek çıkmalar... Bu ne yaman çelişki.

İsrail bugün devlet terörü uygulayan bir ülke olarak anılıyor. Pekiyi, İsrail nasıl durdurulacak? İsrail sadece ABD'yi dinler. Bush yönetimi ise hiç oralı değil. Tam tersine göz yumuyor, cesaret veriyor ve İsrail'in saldırılarını sonuna kadar destekliyor. 20 Ocak'ta görevi devralacak Obama şimdiden İsrail politikalarına teslim olmaya zorlanıyor. Ne yapılabilir?

İnsanlık, üzerindeki ölü toprağını atmalıdır. BM, AB, İslam Konferansı Örgütü, Arap Birliği, insan hakları dernekleri ayağa kalkmalıdır. Hayvanlar için gösterilen tepkiler, bebekler, masum çocuklar için de gösterilmelidir. "O başka, bu başka", "ne alâkası var" denmesin; büyük felaketleri hazmedemeyen vicdanlar, İsrail için de harekete geçsin... Bugün herkesten vicdan genişliği bekliyoruz, istiyoruz.

Bizler bu tür felaketlerin önlenmesinin ve evrensel bir barışa kavuşmanın yolunun, ancak insanî çözümlerin birlikte aranmasından geçtiğine inananlarız. Kuvvetten başka yol bilmeyenlere, bu gerçeği ısrarla anlatmalıyız. Çatışmaların dışında, güce dayanan dayatmaların dışında da bir yol olduğunu bıkmadan, usanmadan tekrarlamalıyız. Sarsılmamalıyız, umutsuzluğa düşmemeliyiz. Gecenin karanlığı koyulaştıkça, şafağın daha yakın olduğunu hatırlayanlardan olmalıyız.

Çünkü güçlünün karşısında, onu alt edecek denk bir gücümüz yok. Gücümüz bugün sadece şefkat, merhamet ve adalet çağrısı yapan insanî duruşumuzda. İnsanlığın vicdanının yeniden uyanacağına olan inancımızda...

Bir de sabır istiyoruz Yarabbi... Câlût'un orduları ile karşılaştığında, Tâlût'un ordusuna gürül gürül yağdırdığın sabırdan biz de istiyoruz... O Câlût ki, kavmi, İsrailoğulları'na saldırıp onları perişan etmiş; vatanlarından kovmuş, çoluk-çocuklarından ayrı koymuştu. Şimdi aynı zulüm Müslümanlara uygulanıyor. Onlar abluka altında tutuluyor. Aç, susuz, ilâçsız ve yardımsız, bizi Müslümanlığımızdan ve insanlığımızdan utandıran gözlerle bizlerden yardım istiyorlar.

Bize de gürül gürül sabır yağdır Yarabbi. Yağdır ki; dayanabilelim, tahammül gösterebilelim. Hasımlarımızın değişik komplolarına rağmen muhabbet ve sulh çizgimizi koruyabilelim. Durduğumuz yerin, konumumuzun hakkını verebilelim.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.