24 Temmuz 2017 Pazartesi29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 32°C Adana
    • 36°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 25°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 36°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,580 0.62
  • Dolar: 3,5587 0.62
  • Euro: 4,1404 0.47

Kanunlar her şartta herkese aynı uygulanmalı

Abdulkadir Özkan

Ülkemizde doğrular çiğnene çiğnene yanlışlar doğru gibi algılanmaya ve uygulanmaya başlanmıştır. Her dönemde de bu yanlış uygulamalardan insanların canı yanmış, pek çok insan rencide edilmiştir. Özellikle de kanunlar ve hukuk söz konusu olduğunda bu kuralların kesinlikle kişiden kişiye değişmemesi, farklı uygulamaların ortaya çıkmaması gerdekir... Bu arada yanlış uygulamalar doğrusunun yerini almaya başlamış ise o ülkede hukukun hakimiyetinden sözetmek mümkün olabilir mi?

Çeşitli kereler bu köşeden ilgililerin dikktani çekmeye çalıştım... Israrla hazırlık soruşturmalarının gizliliğinin esas olduğunu, bir takım şüphelerle evlere yapılan baskınların televizyon kameraları önünde yapılmasının hukuk ve kanunlarla bağdaşmayacağına dikkat çektim. Netice değişmedi... Dün aynı görüşü paylaştığım insanlara karşı benzer tavır sergilenirken itiraz ettiğim gibi bu itirazımı Ergenekon Operasyonunlarının daha başlangıcında tekrarladım... Bir eve baskın yapılmış orada birşeyler bulunmuş ama daha bu bulunanlar yargıya intikal ettirilmeden el altında medyaya sızdırılıyorsa bunun yargılamaya gölge düşüreceğine dikkat çektim.

Şimdilerde benzer itiraz ve uyarılar çeşitli kişi ve kurumlardan yükselmeye başladı. Çünkü, olay giderek pek çok insanın mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edilmesi boytuna ulaştı. Elbette benzer olayları yıllardan beri inanan insanlar da yaşadılar... Medya aracılığı ile pek çok kişi infaz edildi. Günler süren yayınların ardından bunların pek çoğu mahkemelerde suçsuz bulunarak beraat ettiler. Neticede bir tek kişi çıkıp "Biz yanlış yazmışız/yanlış yapmışız özür dileriz" deme nezaketini göstermedi. Şimdilerde benzer durumu Ergenekon soruşturması münasebetiyle yaşıyoruz. Hemen belirteyim ki Ergenekon soruşturmasının sonuna kadar gidilmesi, toplumun eğer varsa bir takım çetelerden kurtulması gerektiğini savunanlardnım. Ama bunu istiyorum diye hukukun çiğnenmesine, suçlu olmalayan insanların suçlu ilan edilerek toplumun sindirdilmesine de karşıyım.

Bu arada hukuk kurallarının herkese eşit uygulanması gerektiğini tekrarlamaya bile gerek yok.

Benim için görüşleri çok değerli olan Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk'un Ergenekon soruşturmasına yönelttiği, "Gözaltı ve tutuklama cezaya dönüştürülemez" eleştirisine yanlış denebilir mi?

Bu arada Genelkurmay Başkanlığı'dan yapılan açıklamada da birtakım uygulamalar yanlış bulnuyor. Genelkurmay açıklamasında temel insan haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek şu görüşlere yer veriliyor:

"Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı' hükmü, 'masuniyet karinesi', 'adil yargılama hakkı'gibi temel hukuk ilkeleri ihlal ediliyor. Sorumlu olması gereken kesimlerin yarattığı bu hassas ortam, kişilere, kurumlara, yargıya ve nihayetinde devlete de büyük zarar veriyor."

Bu açıklamaya katılmamak mümkün değil... Ancak, bir ekleme, dtaha doğrusu hatırlatmada yarar var... Aynı hukuk kuralları sanıyorum 28 Şubat sürecinde de geçerliydi ve geçerli olması gerekiyordu... Uygulanmadı... Toplum adeta sindirildi ve hukuk adına bir dizi hukuksuzluklar sergilendi, haksızlıklar yapıldı... Dün bu haksızlıklar yapıldı, bugünde yapılabilir demiyorum.

Bu arada Cumhurbaşkanı Gül'ün TRT'ye yönelik "Kişileri zan altında bırakmayın" şeklindeki ikazının aslında tüm medyaya dönük olması gerekmez mi? Tuncay Güney'i ekranlarına taşıyan sadece TRTmi?Tüm televizyon kanalları günlerden hatta aylardan beri Tuncay Güney'i konuşturmuyor mu?

Ortada bir kanun ihlali varsa bu sedece TRT ile sınırlı değildir... TRT'nin devlet televizyonu olması onun daha hassas davranmasını gerektirir ve bu doğrudur. Ama özel kanalların dokunulmazlığının olduğu söylenemez.

Kısacası demek istediğim o ki, hukuka saygının gereği kanunların her şartta her dönemde ve herkese eşit uygulanmasının sağlanması gerekiyor. Aksi halde benzer ihlaller ve kanun tanımamazlık şu ya da bu sebeple görmezden gelinir, hatta desteklenirken bugün aynı uygulamaya itiraz yeterli olabilir mi?

Gelin kanunların her şartta ve herkese aynı uygulanması hususunda toplumsal bir mutabakat sağlayalım ve bu hiçbir şekilde çiğnenmesin. Çiğnendiğinde hep birlikte tavır alalım. Haydi var mısınız?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.