Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

İsrail’in saldırıları ve açığa çıkan gerçekler

İsrail’in saldırıları ve açığa çıkan gerçekler

Herhalde söylemeye gerek yok... Sizin de gördüğünüz ve “takdir” ettiğiniz gibi; son “22 gün”dür, “Vakit’in birinci sayfaları”nda, “Terör Devleti İsrail” ve “Terör Örgütü Ergenekon”dan başka bir haber yok... Daha doğrusu, “bu iki ana haber” gündemimizin ilk sıralarında... Çünkü bizim için önemli olan “terör”dür, gerisi “teferruat”tan ibarettir!.. Gerek “Terör Devleti İsrail”in ve gerek “Terör Örgütü Ergenekon”un ortak özellikleri ise “terörizm”dir!.. İşte bu yüzdendir ki; son 22 gündür; temelde “Müslüman”ları hedef alan bu “devlet” ve “örgüt”ün saldırıları dışındaki bir konuya ağırlık vermedik... Vermek istemedik!..
Bu iki konuyu özellikle gündemde tuttuk... Çünkü, başta “kartel medyası” olmak üzere birçok gazete ve televizyon; “Terör Devleti İsrail”in Gazze’de gerçekleştirdiği “soykırım” amaçlı “katliam”lar ile “Terör Örgütü Ergenekon”un Türkiye’de gerçekleştirmek istediği “darbe”leri ve “faili meçhul cinayetler”i özellikle görmezden gelmeye, sıradan bir eylem gibi göstermeye, bunu başaramayınca da “sulandırmaya” çalıştılar!.. Hayır, “çalıştılar” da değil; her iki konuyu Türkiye’nin gündeminden çıkarmak, kamuoyunun gözlerinden gizlemek ve gerçekleri örtbas etmek için adeta canlarını dişlerine taktılar!..
Ama, gördünüz işte;
Gerçeklerin, “ortaya çıkmak” gibi bir özellikleri vardır... Tıpkı, “mızrağın, çuvala sığmaması” gibi bir özellik...
Özellikle “kartel medyası”nın bütün “örtbas” çabalarına, bütün “yok” sayma gayretlerine ve “sulandırma” girişimlerine rağmen; ne “Ergenekon’un darbe girişimleri” örtbas edilebildi, ne de İsrail’in “soykırım amaçlı katliam”ları!..
Bütün bunlar, halkın gözleri önünde cereyan etti... Gazze’de “Filistin halkı”na yönelik saldırılar da, Türkiye’de “mütedeyyin insanlar”a yönelik saldırılar da!..

EĞER VAKİT OLMASAYDI!
Hiç şüphe yok ki; gerçeklerin ortaya çıkmasında; “terör devleti” ve “terör örgütü” konularında “sürekli ve kararlı yayınlar” yapan Vakit’in ve refikimiz radyo, gazete ve televizyonların büyük rolü olmuştur!..
Eğer Vakit ve bazı duyarlı medya organları olmasaydı; gündemi yine “kartel gazeteleri” belirleyecek; bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da yine “kendileri çalıp, kendileri oynayacak”lardı!..
Ama, Allah’a şükürler olsun ki; artık Vakit ve onun gibi duyarlı medya organları var...
Eğer Vakit olmasaydı; “fizikî açlık”larını “Yahudi malları” ile gideren, “bilgi açlıkları”nı gidermek için de “Yahudi güdümünde” yayınlar yapan “kartel gazeteleri”ni okuyan kitleler; yıllardır olduğu gibi, Gazze’deki katliamı yine “İsrail’in terörle savaşı” olarak görecek, Ergenekon Terör Örgütü’nün faaliyetlerini de “rejime sahip çıkma” olarak bilecekti!..
Ama Vakit ve diğer duyarlı gazeteler, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarının “soykırım amaçlı katliam” olduğunu yazdılar!.. Yine yazdılar ki; Ergenekon Terör Örgütü’nün, “İsrail’in hibe ettiği silahları” kullanarak gerçekleştirdiği “terörist eylem”ler de, “darbeye zemin hazırlama” amaçlı provokasyonlardır!..
Ama kartel ne yaptı?.. “Kazılarda ele geçen silâhları” yazmak yerine, kazı esnasında bulunan “testi”leri yazmak gibi bir “sululuk” sergilediler!..
Bereket ki; gerek dünya kamuoyu, gerek Türkiye kamuoyu; geçen 22 günlük sürede, hiç olmazsa bu gerçekleri görmüş, “kartelin yalanları”na pabuç bırakmamıştır!..
Yalanlara inanmadığı şuradan da bellidir ki; Türkiye’nin dört bir yanında, 70 milyon insan, hemen her hafta ve hatta hemen her gün “Katil İsrail’i protesto” gösterisi yapmış, bu gösterilerde Filistin halkına mesaj gönderilip, “Hamas’a selâm, direnişe devam” denilmiştir!..
İnsanımızın duyarlılığı, gerçekten de “tebrik” ve “takdir”e şayandır... Ve ayrıca, “örnek”tir de... Çünkü, “Müslüman halkımız”ın Filistinli kardeşlerinin yanında olduğunu gösteren bu protesto mitinglerinin bir benzeri, hemen hemen hiçbir ülkede yoktur!..
Halkımız, Osmanlı’nın içinde bulunduğu bütün zor şartlara ve “borçlarının sıfırlanması” tekliflerine rağmen Filistin’n bir karış toprağını bile İsrail’e satmayı reddeden Sultan 2. Abdülhamid Han’ın torunları olduğunu bir defa daha göstermiştir...
Bunu biz söylemiyoruz, “Filistinli Müslümanlar” söylüyor!.. Ve ekliyorlar: “Keşke İslâm dünyası da Türk halkının verdiği desteği verebilseydi!”

İSRAİL, NİYE ATEŞKES İLÂN ETTİ?
İşte bu “gösteri”ler, “protesto”lar ve “miting”ler, kısacası bu “öfke seli” sonrasındadır ki, İsrail, “ateşkes” kararı almak zorunda kaldı...
Bütün dünya, İsrail’in aldığı “tek taraflı ateşkes” kararının “insancıl bir adım” olduğunu ileri sürerken; Vakit başta olmak üzere, bütün duyarlı kişi ve kuruluşlar; İsrail’in “tek taraflı ateşkes” kararıyla, aslında “katliama mola” verdiğini ifade etti.
Gerçekten de öyle değil midir?..
“Çoğu çocuk ve kadın, 1200 civarında Filistinliyi katleden, kuşatma altında tuttuğu Gazze’yi ise attığı füze, top, fosfor ve misket bombaları ile hayalet kente çeviren” İsrail, acaba ne olmuştur da 22 gün sonra “tek taraflı ateşkes” ilân etmiştir!..
Acaba, amacına mı ulaşmıştır?..
Neydi İsrail’in amacı?..
Elbette Hamas’ı yok etmek, edemezse saldıramaz hâle getirmek!..
Peki, bu amacına ulaşabilmiş midir İsrail?..
Yani Hamas’ı yok edebilmiş veya taarruz edemez hâle getirebilmiş midir?..
Elbette hayır!..
Çünkü Hamas, “İsrail’in Gazze kuşatması devam ettiği sürece, ateşkes kararını tanımayacak ve eylemlerimizi sürdüreceğiz” diyebilecek kadar güçlü ve kararlıdır!..
Kaldı ki Hamas; bir “örgüt” veya “parti” olmanın çok çok ötesinde, “Filistin halkının gönlünde” kök salan “şanlı direnişçi”ler ve “özgürlük savaşçıları”dır!..
İşte bu yüzdendir ki; “İsrail’in yalanları”na, artık “akıl ve vicdan sahibi” hiç kimse inanmamaktadır...
Yıllardır “terörle savaştığı” yalanını savuran İsrail, aslında “nasıl eli kanlı bir terörist olduğunu” cümle âleme göstermiştir!..
Kısaca ifade etmek gerekirse; İsrail, “Hamas’ı yok etmeyi” bir kenara bırakın, “Hamas’ın daha da büyümesi”ne yol açmıştır!..
İsrail’in 22 gün süren saldırıları; “teknolojik” olarak üstün ama “piyade” gücü olarak “korkak” olduğunu da göstermiştir!.. İsrail, elindeki “savaş makinaları” ile Gazze’yi yakmış, yıkmış, hayalet kent haline getirmiştir ama, kuşattığı Gazze’nin içlerine, yani cadde ve sokaklarına girememiştir!.. Çünkü, “çok büyük bir direniş”le karşılaşmış, “çok ağır kayıplar” vermiş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır!..

SALDIRILAR VE İSLÂM DÜNYASI
İsrail, gerek dünyadan, gerek içlerine “Truva atları” yerleştirilmiş “Sözde İslâm ülkeleri” haricindeki ülkelerden de destek bulamamıştır!.. “İsrail’e destek vermeyen” ülkelerin başında “Türkiye” gelmiştir ki; Türkiye, gerek “Cumhurbaşkanı” gerek “Başbakan”ın ve muhalefet partilerinin şahsında “katliama en şiddetli tepki veren” ülkelerin başında yer almıştır!..
Buna karşılık, “Çağdaş Firavun” suçlamasına maruz kalan Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve benzeri liderler, “İsrail’e destek” vermişlerdir ki; bu destek ilânihaye devam edemez...
Çünkü, “Müslüman halk”lar, başlarındaki “kukla”ları, en kısa zamanda cezalandıracaklardır!..
İsrail’in “katliam”ları karşısında, bunun bir “kendini savunma” olduğunu iddia eden, en azından sessiz kalarak soykırıma göz yuman ABD ve AB ülkeleri ile BM de, bundan böyle sorgulanmaya başlanacaktır!..

HA NAZİ’LER, HA İSRAİL!
Hasılı kelâm, İsrail’in 22 günlük saldırıları, “insan” olan herkesi uyandırmış ve gözlerini açıp, gerçekleri görmesine vesile olmuştur!..
Herkes görmüştür ki; “Hitler’in uyguladığı soykırım”dan şikâyet eden İsrail; 22 gündür Filistinli Müslümanlara karşı tam bir “soykırım” uygulamış ve bu tavrıyla “Nazilerden farksız” olduğunu gözler önüne sermiştir!..
İşte Vakit ve bazı duyarlı gazeteler, son 22 gün boyunca bu “gerçek”leri haykırdı dünyaya...
Allah’a şükürler olsun ki, haykırmalarımız cevapsız kalmadı... Allah’a şükürler olsun ki; milyonlarca insan sokaklara döküldü ve “Filistin’in yanındayız” mesajını verdi!..
Bu “gösteri”lerden ve gösterilerdeki “öfke”den, “kartel gazeteleri”nin de alacağı dersler olmalıdır.
Selâm, saygı ve gönül dolusu muhabbetlerimizle...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Karakaya Arşivi