13 Aralık 2017 Çarşamba24 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:13Öğle 13:05İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 7°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • -9°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 109.050 -0.10
  • Altın: 153,876 0.39
  • Dolar: 3,8375 0.53
  • Euro: 4,5051 0.00

Kuzenden kuzene ordu hesabı

Ahmet Taşgetiren

Şu son birkaç gün içinde en uçuk yazıyı kim yazdı diye sorarsanız, ben Hıncal Uluç cevabını veririm.

Başlık:

"-Gün Atatürkçülerin günüdür!" Çağrı ilk cümlelerle başlıyor:

"Atatürkçüler!.. Atatürk Cumhuriyetinin sahipleri!... Laik, çağdaş, batılı, demokrat Türkiye Cumhuriyeti'ne inanan insanlar...

"Eğer bugün susarsanız, bugün sinerseniz, bugün koparılan gürültüler, toz duman edilen ortamda Atatürk ve Cumhuriyeti'nden şüphe ederseniz hele, biteriz. Atatürk biter. Atatürk Cumhuriyeti biter."

Sonra soruyor:

-Hedef ne?

Cevabı kesin:

-Ordu!.. Sonra yine soruyor: -Bugün Ordu'yu yıpratan her olayın içinde ve başında polisin olması tesadüf müdür? Kendisi kararı vermiş, "Polis orduya komplo kuruyor." Sıra, "Bu tesadüf mü?" sorusunun cevabını aramaya gelmiş. "Asker hızla yıpranıyor" ona göre. Peki çare:

"-Gün, susma sinme, geri adım atma, 'Hele bir bekleyelim' deme günü değil... "Atatürk Cumhuriyetçileri... Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençler... Korkmayın... Sinmeyin... susmayın...

Bilgisayarlar kilitlensin haykırışınızla... "Atatürk'ün kurumları, onlara sahiplendiğinizi görsün, hissetsin, yaşasınlar. "Bu ülke bizim... Bu Cumhuriyet bizim... Atatürk bizim..." Sonra falan filan... Sabah Gazetesi. Tarih 17 Ocak. Aynı tarihte Radikal'de bir yazı daha çıkıyor:

İmza: Mehmet Ali Kışlalı. Kışlalı ile Uluç kuzen oluyorlar. Kışlalı'nın yazısının başlığı "Ölçüsüz beklenti" şeklinde. Şu cümle ilginç değil mi? "Şimdi TSK da aleyhtarları tarafından değil, aslında gönüllerini kendisine bağlamış olan kitlenin 'ölçüsüz beklentisi" karşısında..." Kışlalı bir cümle daha kuruyor:

"Olayları yakından, değişik açılardan, görece de olsa görgü ve bilgiye dayanarak izlemekte olan, ki bunların arasında kimi meslektaşım da var, kimseler bile çok duygusallar.

Düşünme konusunda bile tembeller. "Kısaca ifade etmek gerekirse, Türkiye'de olup biten, yadırgadıkları siyasi ve toplumsal gelişmelere neden TSK'nın, bir zamanlar olduğu gibi, müdahale etmediğini soruyorlar." Kışlalı "Ben onlara, diyor, 2007 yılının seçimlere doğru ortaya çıkan gelişmeleri, gece yarısı Web sitesine konan bildiriyi ve seçimlerde AKP'nin yüzde 47 oyla seçimi kazanmasını hatırlatıyorum."

Kışlalı son olarak "TSK'dan ölçüsüz beklentiler içinde olanlar ne olup bittiğini biraz daha iyi anlamaya çalışmalılar" uyarısını yapıyor. Bu uyarının adresi, acaba, muhtemelen aile ortamında yaptıkları sohbette öfkesini dizginleyemediği kuzenden başkası mı?

Hıncal Uluç'un olan biteni gerçekten anlamadığı açık. "Ordu göreve!" pankartı taşınan gösteride cüppe giyip yollara düşen bir YÖK Başkanı'nın "Gözaltında ağladım" dediği günler yaşanıyor. Ordu - Siyaset ilişkilerine dair öngörülerde bulunan bütün kesimlerin, (Vatan'da Mahir Kaynak, Yeni Şafak'ta Avni Özgürel gibi) Türkiye'nin yeni bir sürece girdiğini, Ergenekon soruşturmasına TSK'nın destek verdiğini belirttiği günler yaşanıyor.

Önemli olaylara tanık olduğu bilinen eski genelkurmay başkanı Em. Org. Hilmi Özkök'ün, "Siz görev yaptığınız dönemde Ergenekon diye bir örgütlenmeden bilgi sahibi oldunuz mu?" sorusuna çok anlamlı bir şekilde "yorum yok" diye cevap verdiği, bu cevabıyla bile önemli şeyleri anlattığı, hatta devam eden yargılama seyrinde, talep edilirse tanıklık yapabileceğini bildirdiği günleri yaşıyoruz.

Başta, Hıncal Uluç'un yazısı için "En uçuk yazı" ifadesini kullandım. Neden derseniz, o yazı, taa kışkırtmalarla askeri müdahale zemininin hazırlandığı zamanlardan kalma bir üslup taşıyor.

-Haydin ey ehli vatan, Atatürk ve Cumhuriyet elden gidiyor, ayağa kalkın! Bu çok tanıdık bir üslup. Oysa Atatürk ve Cumhuriyet noktasında giden miden yok, giden, tüm hesaplarını bunları sömürme üzerine kuran oluşumlar...

Bugüne kadar birileri bunu TSK üzerinden gerçekleştirmeye çalıştı, şimdi TSK, "Ben demokrasi dışı hiçbir kirli işte yokum" diye tavır alıyor. TSK'nın nabzını tutanlarımız da kuzenlerini uyarıyor: "-Hey kuzen, ne olup bittiğini anlamadan ölçüsüz beklentiye girme!"

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.