26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 28°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 22°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,530 -0.01
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?

M. Şevket Eygi

ÇIĞ oluşumuna müsait dağlık bir yerde yukarıdan küçük bir kar topu yuvarlanır, büyüye büyüye önce kocaman bir top olur, daha büyür bir alamet haline gelir ve önüne rastlayan evleri, köyleri dümdüz eder. Çığ faciası...

Bir buldozer yerden taşları toprakları iter, bir yere yığar, geri döner tekrar taş toprakları alır aynı yere götürür. Gide gele gide gele, muazzam bir yığın olur. Artık buldozerin gücü o yığını itmeye, kıpırdatmaya yetmez, pes eder.

Ergenekon da bunlara benziyor. Dalga dalga geldikçe, arkası bir türlü kesilmiyor. Korkarım bir yere gelinecek ve buldozerin itme ve yığma gücü bitecek.

Bu ülkede şimdi iki parti var: Ergenekon karşıtları ve Ergenekon taraftarları. Birinciler kelle sayısı bakımından çoğunlukta, ikincilerin gücü ve ağırlığı var.

Ülkemizde büyük kanunsuzluklar ile yolsuzluklar hep birlikte olagelmiştir.

Ergenekon'da sadece kanunsuzluk ve yolsuzluk yok, daha nice kirli ve karanlık şeyler var.

Sivas ve Başbağlar hadiseleri Ergenekon'un işiymiş. Bunun için cezaevinde yatan militanları çıkartmışlar, giydirmişler, oralara götürmüşler, silahlandırmışlar ve iki faciayı sahneye koymuşlar.

Bu halk, Sünnî olsun, Alevî olsun böyle cinayetler işlemez. Arada farklılıklar vardır, genelde kız alıp vermezler ama birbirlerini asla boğazlamazlar. Tanıdığım Alevî bir esnaf var, dükkanına her gidişimde beni çok iyi karşılar. Hatta en son gittiğimde köpüklü güzel bir kahve ısmarladı. Kendisi içmedi, Muharrem orucu tutuyormuş. Bendeniz oruçlu değildim, mahcup oldum...

Yakın tarihimizde yapılanlara bakınız:

Türklerle Kürtleri birbirine düşürmek istediler.

Sünnîlerle Alevîleri birbirine düşman edip çatıştırmak istediler.

Dindarlarla laikleri, barış kabul etmez iki hasım sektör haline getirmeye çalıştılar.

Sağcılarla solcuları... Şucularla bucuları...

Bundan maksatları neydi?

Toplumsal barışı ve mutabakatı yıkarak Türkiye'yi parçalamak mı istiyorlardı?

Hangi Türkiyeli ülkesinin, vatanının parçalanmasını ister?

Bunların amacı neydi?

Biz Türk, Kürt, Çerkez, Gürcü, Arnavut, Boşnak, Pomak ve daha bir yığın etnik kökene mensup vatandaşlar bu ülkede barış ve mutabakat içinde yaşamak istiyoruz ama birileri buna izin vermiyor. Böyle bir şeyden hiç memnun olmuyor. Neden?

PKK meselesini kurcalayın, ardından Ermeni emelleri ve planları çıkacaktır.

Ergenekon'un ardında böyle hesaplar vardır.

Türkiye'nin menfaatleri Arap ve İslâm dünyası ile sıkı bir işbirliği içinde olmaktır. Ergenekon iradesi ise İslâm dünyasından uzak durmamızı ve İsrail ile sıkı işbirliği yapmamızı istiyor.

Niçin?

Birileri yirminci yüzyılda dünyada iki Yahudi rejimi kurulduğunu iddia ediyor...

Yakın zamana kadar Türkiye ile Suriye, sınır komşusu olmalarına rağmen sanki Moğolistan ile Nikaragua kadar bir birlerine uzaktı. Niçin? İki komşu devletin yoğun ticaret, turizm, kültür, eğitim ilişkilerine sahip olmaları gerekmez miydi? Hangi irade bunları ayırmış, aralarına aşılmaz duvarlar çekmiştir?

Hangi irade Türkiye'yi bir İsrail kolonisi haline getirmeyi amaçlamıştır?

Türkiye'nin yakın tarihini, bugünkü halini, Ergenekon'u ve saireyi anlamak istiyorsak bizde bir buçuk milyon Kripto Yahudi ve çok miktarda Kripto Ermeni bulunduğunu hiç hatırdan çıkartmamamız gerekir.

Türkiye'nin bugünkü hale gelmesinde Haçlıların, Siyonistlerin, ABD'nin, AB'nin büyük rolü olmuştur.

Türkiye halkının çekirdeği ailedir. Yıllardan beri sinsice aileyi yıkmak istiyorlar. Aile yıkılınca belki Fransa yıkılmaz ama Türkiye mutlaka yıkılır.

Zinanın suç sayılıp cezalandırılmasını niçin istemediler?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bütün Avrupa ülkelerinin üniversitelerinde başörtüsü serbest olduğu halde Türkiye'deki yasağı niçin kaldırmadı, niçin hukuk dışı bulmadı?

Bundan yıllarca önce ülkemizde 21 bin misyonerlik merkezi olduğunu yazdığımda bazıları "Atma, bu kadar da olmaz!.." demişlerdi. Hayır atmıyorum, rakam şimdi daha da büyümüştür. Şu veya bu kılıkla ülkemize gelip yerleşen Haçlılar kiraladıkları veya satın aldıkları evleri hem mesken olarak, hem de kilise ve misyoner faaliyet merkezi olarak kullanmaktadır. Sessiz sedasız...

Van'ın meşhur kalesi dibindeki şimdi düzlenmiş bulunan eski Van'da iki harap cami vardır. Bunlar niçin mükemmel şekilde restore edilip hem ibadethane, hem kültür merkezi olarak hizmete açılmıyor? Hangi irade buna izin vermiyor? Bu camiler perişan ve metruk (terk edilmiş) vaziyette iken Ahtamar kilisesi müceddeden restore edildi ve devlet töreni ile açıldı.

Bugünkü Ergenekon'u anlamak için 1923'te Başhaham Hayim Nahum'un aracılığı ile hazırlanmış olan "Gizli Lausanne Protokollerini" bilmek gerekir.

Bu protokoller hakkında niçin araştırma yapılmıyor?

Korkuyorum, Ergenekon Türkiye'yi çökertebilir...

Altmış Yolsuzluk Dosyasına Ne Oldu?

BU Ergenekon işi, Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan silahlardan, bombalardan, patlayıcı maddelerden sonra açığa çıkmıştı.

O gecekonduda sadece silah, bomba, patlayıcı bulunmamış, ayrıca altmış kadar dosya bulunmuştu. Bunlar ülkemizdeki büyük yolsuzluklarla ilgili idi.

Şu anda bu dosyalardan pek bahseden yok. Dosyalar yok oldu...

Ülkemizi pençeleri arasına almış olan kirlilik, pislik ve kanunsuzluk sadece Ergenekon ile sınırlı değildir. Türkiye'de genel bir kokuşma vardır. Bu, inkâr edilmesi mümkün olmayan bir gerçektir. Pisliğin varlığının en büyük delili, temizlik ve saydamlık konusundaki uluslararası ankette Türkiye'nin notunun 10 üzerinden 4 olmasıdır.

Ülkemizdeki yolsuzlukların, pisliklerin, kirliliğin, kokuşmanın üzerine gidilmedikçe Ergenekon davası yetersiz kalacaktır.

Ecevit'in koalisyon iktidarı zamanında da çok yolsuzluklar olduğuna dair yaygın ve yoğun rivayetler bulunmaktadır. Bunların üzerine sünger çekilmiştir.

Son yüz yıl içinde yapılan yolsuzluklar, kirli işlerin bundan önceki kısmını tarihçiler inceleyip karara bağlamalıdır. Yakın tarihte yapılanları muhakeme etme işi ise yargıya aittir.

Pisliklerin ve kanunsuzlukların bir kısmının üzerine gitmek, bir kısmının üzerine gitmemek adalete, eşitliğe, demokrasiye ve bilgeliğe uygun olmaz. Ya hep ya hiç...

Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.