27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 31°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 24°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 27°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 143,369 -0.11
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

Bunlar ancak anayasada rötuş yapabilirler

Abdulkadir Özkan

Ülkenin yeni bir demokratik sivil anayasaya ihtiyacı var, anayasa değişikliğine ya da anayasa üzerinde bir takım rötuşlara değil. Zaten Başbakan Erdoğan'ın seçimlerin ardından yeni anayasa için start verileceğine dair sözleri de, "Bizi bu darbe anayasasından ne zaman kurtaracaksınız?' sorusuna verdiği cevap ile gündeme geldi. Diyebiliriz ki, gençler bu soruları ile toplumumuzun çok büyük bir kesiminin isteğini dile getirmişlerdir. Bugün ufak bir azınlık dışında darbe anayasasının devamını isteyenin olduğunu sanmıyorum. Millet ikide bir anayasaya dayanarak darbe girişiminde bulunanlar ya da darbe yapanların önünün kesilmesini istiyor.

Kısacası, millet verdiği oylarla iktidar yaptığı kadralorın başka güçler tarafından değil, yine kendi oyları ile iş başından uzaklaştırılmasını istiyor. Aksi halde millet iradesinin hiçbir anlamı kalmıyor... Bir diğer ifade ile millet verdiği oylarla bir partiye hükumet olmanın yolunu açıyor ama bu kadrolar mevcut bir takım yasal ve anayasal hükümler sebebiyle iktidar olma imkanı bulamıyorlar. Diyebiliriz ki, ülkemizde öylesine çarpık bir yapı var ki millet iradesi bir takım odaklarca kontrol altında tutuluyor. Millete güvensizliğin açık ifadesi olan bu durum ortadan kaldırılmadığı sürece yeni bir anayasa yapmanın ya da değişiklikleri gündeme getirmenin manası kalmıyor.

Başbakan'ın Sivas gezisi öncesi gündeme taşıdığı yeni anayasa çalışmaları ile ilgili tartışmaları takip ettiğimizde karşılaştığımız manzara kesinlikle yeni bir sivil anayasanın yapılamayacağını, olsa olsa anayasada bir takım rötuşların gündeme gelebileceğini gösteriyor. Bu değişiklikler için bile özellikle CHP ile mutabakatın şart olduğu ifade ediliyor. Varlığının, daha doğrusu milletin vermediği iktidarı bir takım odaklar eliyle kullanmayı alışkanlık haline getirmiş bir örgütün bu iktidarı kullanmayı engelleyici değişiklikler hususunda "evet" demesi nasıl mümkün olacak?

Yani CHP bindiği dalı kesmeyi göze alabilecek mi? Hadi diyelim ki CHP bunu göze aldı, yani bindiği dalı keserek düşmeyi kabullenmiş olsa bile bir takım odaklar CHP'yi bu düşünceden vazgeçirmek için baskı yapmayacaklar mı?CHP bu baskılara dayanabilecek mi?

Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın seçimden sonra liderlerle anayasa değişikliği konusunda temaslar yapacağı, bir bakıma uzlaşma arayışına gireceği biliniyor. Ancak, bu uzlaşma arayışındaki yaklaşımını özetleyen şu cümleler bile anayasa değişikliğinden ciddi hiç bir sonuç çıkmayacağını gösteriyor. İşte Köksal'ın değişiklik ile ilgili yaklaşımı:

"AK Parti, partilerin kapatılmasını zorlaştıran hükümler önerebilir. CHP'de yargının bağımsızlığını gündeme getirebilir. Her iki talep birlikte ele alınabilir."

Gerek partilerin kapatılmasının zorlaştırılması gerek yargı bağımsızlığı zaten mevcut anayasada yer alıyor. Sıkıntı ortada bir anayasa hükmü olmayışından değil, uygulamada ortaya çıkıyor.

Şu anda yargı bağımsızlığının olmadığını söylemek doğru olur mu? Hatta yargı öylesine bağımsız ve özellikle iktidarın etkisinden uzak ki, anayasa ve yasalarda olmayan hükümler yorum yoluyla varmış gibi kabul edilerek karar verilebiliyor ve buna hiçbir makamın itiraz hakkı yoktur. Bu bakımdan sorun yargının bağımsız olmayışından kaynaklanmıyor, belki de gereğinden fazla bağımsız oluşu özellikle yüksek yargı kararlarında zaman zaman ideolojik ve siyasi yaklaşımların etkisi olabiliyor.

Bu bakımdan seçimden sonra sağlanacak uzlaşma ile yeni bir anayasanın yapımı kesinlikle gündeme gelmeyecek, gelemeyecektir... Sadece millet bir müddet daha oyalanmış ve ekonomik kriz gündemin alt sıralarına itilmiş olacaktır.

Gerçekten AKP ve CHP yeni bir anayasa yapılması gerektiğine inanıyorlarsa mahalli seçimlerin ardından erken seçimi gündeme getirirler ve bir erken seçimde tüm partiler hazırladıkları yeni anayasa taslağını millete anlatırlar ve bunun için yetki isterler. Oluşacak yeni Meclis'in birinci gündem maddeside yeni anayasa hazırlanması olur. Böylece uzlaşma millette sağlandığı için yeni uzlaşma arayışlarına da gerek kalmaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.