20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 30°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,224 0.49
  • Dolar: 3,5208 -0.03
  • Euro: 4,0963 0.96

Aman Allahım!

Cemal Nar

Haberi okuyunca gayr-ı ihtiyarî “aman Allahım!” dedim. Bu nasıl bir cinayettir böyle? Ne hale geldi bu insanlık? Ah cehalet ah! Ah bu milleti cahil bırakan sistem ah!..

Şunu okur musunuz?

“Fatih'te zihinsel ve fiziksel engelli kızını boğarak öldürdüğü ve ardından belediye tabibinden "Normal ölüm" raporu aldığı iddia edilen baba Zekeriya Dağ tutuklandı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Fatih Adliyesi'ne sevk edilen Zekeriya Dağ, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Suçunu kabul ettiği öğrenilen zanlı Metris Cezaevi'ne gönderildi.” (*)

İnsan dünyada imtihan için vardır. Bu imtihanın zaman ve zeminini, şartlar ve imkanlarını insan seçemez. Sınavın sırrı da buradır zaten. Değilse imtihanın hikmeti kalmaz değil mi?

İmtihanı isteyen Allah Teâlâ’dır. O bütün insanları bunun için yaratmıştır. “Bakalım hangisi daha güzel yapacak?” diyor. Güzelin ölçüsü de İslam’dır.

İslam, inancıyla, ibadetiyle, hukuk ve ahlakıyla bölünmez bir bütünlük oluşturan olgun bir din, kamil bir sistemdir. Bu sistem, birbiriyle uyumlu bütün yönleriyle açıklanmış, yeni oluşacak olay ve sorunlar için de doğru çözümlere ulaştıracak yasaları koyacak usül ve yöntemi de öğretmiştir. Bu açıdan bakıldığında herkesin yapıp edeceği açık seçik önüne koyulmuştur. Yani insan için karanlık bir nokta kalmamış, her yan ve yön aydınlatılmıştır.

Allah kulunu dilediği gibi imtihan eder. Buna elbette hakkı vardır. Bu konuya dair birçok âyet-i kerîmeler ve hadis-i şerifler vardır. İşte onlardan biri:

“Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!

Sabırlılar o kimselerdir ki başlarına musibet geldiğinde, "Biz Allaha aidiz ve vakti geldiğinde elbette O'na döneceğiz" derler.

İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete mazhar olanlar onlardır. Hidayete erenler de ancak onlardır.”(Bakara 155-157)

“İnna lillah ve inna ileyhi râciûn.” Böyle demeye, bu ayetten alınan bir kelime ile istirca' denir. Bu ayet, İslam ümmetine Allahın büyük lütuflarındandır. Özellikle musibet ve sıkıntı hallerinde "Biz Allah'a aidiz" diyerek mümin malını, canını, her şeyini Allaha teslim etmekte, bütün kâinatın O'nun yaratıkları olduklarını, O'nun kendi mülkünde dilediği işi yapmasının yerinde olduğunu hatırlar. Kendisini o muazzam kuvvet kaynağına bağlayarak, kazandığı güçle musibetlerin üstesinden gelir.

Sabır musibet anında belli olur. Özellikle de ilk darbede…

İnsanın özürlü bir evladının olması da Allah Teâlâ’nın bir “canlarda noksanlaştırma” ile imtihanıdır. Ayet, böyle bir anda ne diyecek ve ne yapacağımızı bildiriyor bize: sabır, teslimiyet ve rıza.

Sonuç ise mutlak zafer ve sonsuz mükafat…

Bir adamın evladının özürlü olup olmaması kendi elinde değildir. Evladının da elinde değildir kuşkusuz. Bunda kimsenin kusuru yoktur. Elbette Allah Teâlâ’nın da kusuru yoktur. Bu bilinçli bir yaratmadır ve kelimenin tam manasıyla bir imtihandır.

Kula düşen o özürlü evlattan utanmak, onu toplumdan saklamak, gizlemek değildir. Belki onu sevmek, onunla ilgilenmek, engellerini olabildiğince aşmasında yardımcı olmaktır. Bu arada ona Allah Teâlâ’nın bundaki hikmetini anlatarak, ahiretle teselli olmasını sağlamaktır. İşte bütün bunlar cennet sebebidir ve orada evladıyla özürsüz ve engelsiz sonsuz bir saadet yaşayacaktır.

Ama maalesef toplumda özürlü ve engellilere karşı yanlış bir tavır vardır. Hatta bunu ilahi bir ceza gibi algılayarak masumları suçlayan saçma sapan anlayışlar da vardır. Bunlar ilkel düşüncelerdir. Bir toplumun seviyesi, biraz da engellilere karşı tavrından anlaşılır değil mi?

Ama yukarıda dediğimiz gibi engelli ve özürlü evladından utananı görmüştük de, onu öldüreni görmemiştik. Aman Allahım, bu nasıl bir felaket?

İslam’da bir insanı öldürmenin cezasını yazmamıza gerek var mı? Sanırım bir ayet yeter de artar bile:

“Kim bir mü'mini kasıtlı olarak öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır.” (Nisa, 4/93)

--------------------
(*)(http://www.habervaktim.com/haber/55619/engelli_kizini_olduren_baba_tutuklandi.html)

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.