23 Mayıs 2017 Salı26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 16°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 96.400 1.32
  • Altın: 144,302 -0.16
  • Dolar: 3,5616 -0.74
  • Euro: 4,0009 -0.40

Seçimden sonra işler daha da karışacak gibi

Abdulkadir Özkan

Bütçe yılın ilk iki ayında öngörülen bir yıllık açığı yakaladı. Yani artık tahminlerin gerçekleşme ihtimali kalmadı. Önümüzdeki 10 ay boyunca ortaya çıkacak açık, tahminleri katlamaya devam edecek. Görünen bu. Ekonomik krizin tesirlerini azaltmak için alınan kararlar da dar ve sabit gelirli milyonları gözetmiyor. Bir diğer ifade ile krizden çıkış için ön görülen tedbirler küçük esnafa, emeklilere, işçi ve memur gibi dar ve sabit gelirli kesime yönelik değil. Esnafın beklentisi halkın büyük bir kesiminin alım gücünün artırılması yönünde. Söz gelimi altı ay ödemesiz verilmesi gündeme gelen kredi konusunda kendisiyle konuştuğumuz esnaf dostumuz tereddütlü.

Uzun uzun sohbet ettiğimiz bu esnaf dostumuzun anlattıkları şöyle:

"Diyelim ki 30 bin lira kredi verilecek. Bu kredinin geri ödemesi de 6 ay sonra başlayacak. Ne yapacağım ben bu krediyi, nerede kullanacağım? Eğer kriz sebebiyle tıkanıp kalmış, borçlarımı ödeyemez duruma düşmüşsem bunları karşılamada kullanabalirim. Yani dükkanımdaki malın miktarını artırmada kullanamam. Böylece yaşadığım sıkıntıdan kurtulurum. Ama, altı ay sonra geri ödeme başlayınca işler yine bugünkü gibi devam ederse aldığım kredinin taksitlerini ödeyemem. Bu da yeni bir kriz, yeni bir sıkıntı demektir. Bu bakımdan aldığım kredinin geri ödemesini yapabilmemin yolu piyasanın canlanmasından, yaptığım satışların artmasından geçiyor. Bunun için de geniş kesimlerin alım gücünün artırılması gerekiyor. Bu bakımdan esnafa kredi vermek yerine insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma getirilmesi gerekiyor. Bir diğer ifade ile halkın alım gücünün artırılması şart."'

Sohbetimiz devam ederken bu esnaf arkadaşın hükümetin böyle bir tedbir alacağına dair ümidi olmadığını anlıyorum. Bu ümitsizliğinin sebebi ise AKP iktidarının IMF ile yeni bir anlaşmanın eşiğinde olmasıdır. Esnaf arkadaş IMF'nin kesinlikle dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünün artırılmasına izin vermeyeceğini düşünüyor. Bunu da geçmişteki uygulamalara dayanarak söylüyor. IMF ile uzun bir süreden beri görüşmelerin devam ettiğini, birkaç ihtilaflı konu dışında anlaşmaya yaklaşıldığını ve bu sebeplede seçimin ardından hükmetin IMF ile yeni anlaşmayı imzalayacağı düşünüldüğünde ekonominin seçimden sonra insanımızın boğazını daha da sıkacağını söylemek yanlış olmaz. Özellikle de alınmış geçici bazı kararların uygulamalarına da son verilecek, seçim öncesi biraz olsun halkın rahatlamasını sağlamaya yönelik kararlar yerini yeni kemer sıkmaya yönelik kararlara bırakacaktır. Böyle olduğu takdirde seçimden sonra gerçekten ekonomik kriz daha büyüyecek demektir. Dileriz böyle olmaz. Ama IMF ile anlaşmadan halkımınızn rahatlatılmasını öngören bir sonuç çıkmasını beklemek geçmiş uygulamalara bakarak mümkün görünmüyor.

Peki dar ve sabit gelirli geniş kitlelerin alım gücünün artırılması mümkün değil mi?

Elbette bu mümkün. Nasıl dövizde istenmeyen tırmanış gündeme geldiğinde Merkez Bankası piyasaya döviz satarak bunu önlemeye çalışıyor ya da dövizdeki aşırı düşüşü önlemek için piyasadan döviz alımı yapıyorsa dar ve sabit gelirli kesimin alım gücünü artırmak için para basarak ya da başka kanallara pompalanan paraları bu kesime aktarmak suretiyle hem bu kesime hem de piyasaya nefes aldırmak mümkündür. Ama buna da küresel sermaye çevreleri ve bu çevrelerin tahsildarları izin vermeyince altta kalanın canı çıksın misali ekonomik krizin tüm faturasını ödemek dar ve sabit gelirli kesime kalıyor. Çünkü, büyük firmalar ya da para sahipleri krizin altında kalmasınlar diye bir takım tedbirlerle korunuyorlar. Aslında ÖTV ve KDV'de alınan son indirim kararı da dar ve sabit gelirlileri korumaktan çok bu zengin kesimi korumaya yöneliktir.

Dileriz iktidar sahipleri artık dar ve sabit gelirlilerin dayanacak gücünün kalmadığını görür ve buna göre gerçekçi tedbirler alırlar. Aksi halde seçimlerden sonrası insanımız için çok daha sıkıntılı günler bekliyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.