19 Ocak 2017 Perşembe20 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:22İkindi 15:49Akşam 18:12Yatsı 19:37
    • 6°C Adana
    • 2°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 7°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.779 0.51
  • Altın: 146,779 -0.07
  • Dolar: 3,7701 -0.17
  • Euro: 4,0274 -0.27

Çok doluyum, konuşturmasınlar beni...

Ahmet Kekeç

Rahmetli Oğuz Atay, yarım kalmış romanı ‘Eylembilim’de teşhir ediyordu bunları ve Türkiye’de niçin akademya olmadığını/ olmayacağını, niçin hür fikirlerin gelişmediğini/gelişmeyeceğini gerekçelendirmeye çalışıyordu.

Kahırlı bir romandır.

Rahmetli işi ‘ironi’ye döküp usulünce sıyırmaya çalışmış ama, satıraralarına sinmiş o umutsuz ve sinik yalnızlığı fark etmemek mümkün değil.

Bulursanız okuyun.

İlla ki okuyun ve ‘üniversiteler Arası Kurul’ etiketi altında toplanan profesörler grubunun ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ sloganlı nümayişinin hangi ihtiyaca cevap verdiğini anlamaya çalışın.

Ben anlamıyorum.

Rahmetli de ‘anlamadığını’ anlatıyordu işte ve sonunda kahretmişti.

İsterseniz önce konu hakkındaki haberi okuyalım:

üniversitelerarası Kurul türban gündemiyle olağanüstü toplandı. Sürpriz bir kararla toplantıya katılan YöK Başkanı Yusuf Ziya özcan’ın ‘Kurul’un yasal olarak yetkisi dışında kalan konuları görüşemeyeceği’ sözleri tepki çekti.

Konuşması sonunda alkışlanmayan özcan, sessizlik arasında yerine geçti ve ardından salondaki birkaç kişi ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ sloganları attı.

Toplantının basına açık kısmında konuşan YöK Başkanı özcan, kurulun başörtüsü gündemiyle toplanmasını eleştirerek, ‘ülkeyi ilgilendiren konuların konuşulacağı yer burası değildir’ diyerek, kurulun başörtüsü gündemiyle toplanmasına tepki gösterdi.

Konuşmasında ‘üniversitelerin özgür ortam’ olması gerektiğine sık sık vurgu yapan özcan, ‘Gençlere özgür tartışma ortamı oluşturamazsak üniversite olmaz’ dedi.

üniversitelerde özgür ortam sağlanması gerektiğini ifade eden özcan, ‘üniversiteler aykırı düşüncelerin buluştuğu bir kurumdur. üniversitelerimizde ifade ve düşünce özgürlüğü olmalı’ şeklinde konuştu.

Bu uzun ve sıkıcı alıntı, Türkiye’de akademyanın içinde bulunduğu gülünç ve acıklı hali göstermek içindi.,

Bir zamanlar, İstanbul üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun marifetiyle, üniversite bahçesinde fenerli bayraklı ‘gece yürüyüşleri’ düzenliyorlardı.

Hayır, üAK değil...

üAK’ın refiki konumunda olan profesörler...

Bu tabloyu eleştiren (‘Yapmayın arkadaşlar gülünç oluyorsunuz’ diyen) rahmetli Bülent Tanör’ün de burnundan getirmişlerdi.

Demek ki üniversite bünyesinde farklı fikirler yaşamayacak.

Demek ki aykırı görüşler tartışılmayacak.

Demek ki akademya Recep Peker’in gösterdiği istikamette, tektip düşünen, tektip yaşayan, tektip üreten bilim adamları yetiştirecek.

Bir de ‘akademik özerklik’ diye üst perdeden atıp tutuyorlar...

Hiç utanmıyorlar da...

Madem akademik özerkliğe bu kadar düşkünlerdi, niçin aynı rikkati inanç ve düşünce özgürlüğü konusunda göstermiyorlar?

Niçin uhdelerindeki bağımsız araştırma yapan öğretim elemanlarını ‘soruşturma tehdidiyle’ susturuyorlarlar?

Niçin resmi çerçeve dışına çıkan üniversite mensuplarına etmediklerini bırakmıyorlar?

Niçin farklı görüşlere hayat hakkı tanımıyorlar?

Niçin devletin söyledikleri dışında bir tek yeni fikir üretemiyorlar?

Niçin ‘akademya’nın bir parçası olan öğrencilere söz hakkı tanımıyorlar?

Bunlar bir de (yani akademyanın bir bölümü) ‘Ordu göreve’ diye pankart açmışlardı.

Bu cürümleri bile yeter aslında ne tür bir kafa yapısına sahip olduklarını anlamaya...

Neyse, çok doluyum, konuşturmasınlar beni.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.