17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 20°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

Ana mesaj İslam'la barış

Ahmet Taşgetiren

Hiç laga - luga etmeye gerek yok: Obama'nın Türkiye'de verdiği mesajın odak noktasında "İslam'la barış" vardı. Çünkü ABD'nin bu coğrafyadaki ana sorunu, İslam'la savaş halinde görünmekti.

Ne dedi:

"-İslam'la savaşmadık, savaşmayacağız", dedi. Sonra, Amerika ve bizzat kendi özel hayatına ilişkin bağlantıları zikrederek, İslam'la barışın tabiiliğini vurgulamak istedi.

İslam coğrafyasına böyle bir mesaj vermek için Türkiye'yi seçti.

Çünkü Türkiye, şu andaki görünümü ile, İslam dünyasına mesaj verilecek ilk ülke idi.

Şu andaki görünümü ile şerhini düştüm, çünkü;

Bunu mesela, tıpkı Amerika gibi "İslam'la savaş" görüntüsü verilen 28 Şubat'lı günlerde yapamazdı.

Muhtemelen bir CHP iktidarında da yapamazdı.

Hatta muhtemelen, bir Demirel iktidarında da yapamazdı.

AK Parti iktidarı, liderlik kadroları ile olsun, İslam dünyasına yönelik açılımları ile olsun, böyle bir mesaj için kürsü olarak seçilebilecek özelliklere sahipti.

"Niye Türkiye?"nin de makul cevapları vardır.

İran olamazdı, hem Amerika ile yaşadığı gerilimler, hem belki tüm İslam dünyasına hitap için elverişli olmaması sebebiyle...

Mısır akla gelebilir, ama Mısır'ın bile İslam dünyasına yönelik kavrayıcılığında sorun vardır, ayrıca Mısır'ın demokratik özrü söz konusudur.

Suudiler, Endonezya, Malezya, Pakistan vs... bunların temsili gücü hep sınırlıdır.

-Türkiye ne kadar araya mesafe girerse girsin, hâlâ Osmanlı mirasının izlerini taşımakta,

-Batı ile zengin ilişkiler içinde bir dünya oyuncusu rolünü hep korumakta,

-Şöyle böyle bir demokratik geleneğe sahip...

-Ve Batı için de cazip bir nitelik olarak laik...

Obama, TBMM'deki konuşmasında "Laik demokrasi" niteliğinin altını çizince CHP grubundan alkış aldı.

Türkiye'nin laik cenahı böyle bir vurguyu kaç zamandır bekliyordu.

Daha doğrusu, Bush yönetimine Türkiye'yi "Ilımlı İslam" diye nitelediği için çok öfkeleniyordu. Oysa Bush yönetimi de, "Ilımlı İslam" sözcüğünü, Batı dünyasında "Baş belası" olarak görülen "Radikal İslam"a karşı bir tür "Light İslam" olarak değerlendiriyor ve "İslam dozunu azaltmak amacıyla" telkin etmek istiyordu. Bizim laik cenahımız ise, Amerika'dan daha agresif bir yaklaşımla "Ilımlı İslam"ı bile fazla görüp, "Daha az, daha az bir İslam"ı arzuluyordu. Ve oradan yola çıkıp, Amerika'ya, "Türkiye'nin laik özelliğinin altının çizilmesi" çağrıları yöneltiliyordu.

"Benim ailemde de Müslümanlar var" diyerek, "Müslümanlar Amerika'yı zenginleştirdi" diyerek Amerika - İslam arasında aidiyetler kurmaya çalışan Hüseyin Obama, nihayet "Laik demokrasi"nin altını çizdi ve laik cenahımızı mutlu etti.

Benim anladığım kadarıyla bu, bir şirinlik muskası niteliğinde oldu. "Alın sizin dediğiniz de olsun" gibisinden bir şey.

Ama, burada bile biraz durup düşünmek gerekiyor. Çünkü Amerika'dan baktığınızda "Laik demokrasi" de, bizde olduğundan çok farklı uygulanıyor. Aslında Obama "Laikliği bizdeki gibi uygulayın" deseydi, bizim laik cenahımız yine öfkelenecekti. Çünkü bizimkiler, Jakoben laikliği tercih ediyorlar. Anglosakson laiklik uygulaması, Türkiye - İslam ölçeğine biraz fazla özgürlükçü geliyor.

Burada ihmal edilen bir hassasiyetin de altını çizmek gerekiyor. O da, bu tür değerlendirmelerin özünde bir vesayet duygusu barındırıyor olmasıdır. Ilımlı İslam'ı da, onu bırakıp laikliği vurgulamayı da, Amerika'nın korumasında görmek, neresinden bakarsanız bakın, özürlü bir yaklaşımdır. Ama bizdeki bir kesimin zihniyeti budur: Amerika ya da Avrupa bizdeki laikliği, moderniteyi, Batılı yaşam tarzını korusun! Buna yönelik bir kuşku ortaya çıktığında içerden dışarıya "İktidar eksen değiştiriyor, müdahale edin" çağrıları yönelsin!

Radikal gazetesi, manşetten Obama'nın "Türkiye İslam ülkesi değil" dediğini yazmış. Gen. Yay. Yön. İsmet Berkan da oradan yola çıkıp makale döşenmiş. Pes doğrusu. Nerede o ifade? Radikalcilerin karnında olmalı. Oradan çıkarıp Obama'ya monte etmişler. Oysa Obama, Müslüman bir ülkeye geldiğini ve buradan İslam dünyasına mesaj verdiğini gayet iyi biliyor. Türkiye'nin "Müslüman karakteri" ile böyle bir mesaja kürsü olmayı hak ettiğini gayet iyi biliyor. "Neden İngiltere'den değil de, Türkiye'den?"in başka hangi cevabı olabilir?

Bu konuyu neden seçerek öne çıkardım?

Türkiye'de hâlâ birileri, İslam'ın Türkiye için taşıdığı özgül ağırlık boyutunu görmek istemediği, ama bu, dünyanın süper güçleri nezdinde Türkiye'yi farklı kılan en temel özelliklerden biri olduğu için...

Son bir soru:

Peki Obama'nın "İslam'la savaşmayacağız" sözü ne kadar geçerli olacak?

Bu, NATO'nun varlık sebebini yeniden tahlil etmeyi ve ABD desteğindeki İsrail'in saldırgan karakterini yeniden gözden geçirmeyi gerekli kılıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.