Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Domuz gribi anketi

Domuz gribi anketi

Tehlike bir hayli büyük.
Meksika’da başgösterdi, kısa sürede bütün dünyaya yayıldı..
Ellerimiz yüreğimizde, “Acaba bize de gelir mi” diye korkuyoruz..
Benim aklım karışık, size soracağım:
1- Domuz gribi dedikleri menhusun sınırlarımızdan geçip Türkiye’ye sinsice veya kabadayıca girmesi mümkün mü?
2- Mümkün olsa bile geldiğine pişman edecek etkili ve yetkili büyüklerimiz yok mu?
Cevaplarınız ya “Evet” ya “Hayır” şeklinde olacak..
Alacağım cevapları Süleyman Demirel’e yorumlatacağım..
Yorulursa, Hüsamettin Cindoruk kendisine yardım edecektir..
Anladınız değil mi?
Ben anlayanları bir köşeye iterek anlamayanlara tekrar sorular soracağım..
3- Okyanuslar ötesinden hareket eden, kıtalar arasında fink atan bu domuz gribini Türkiye sınırlarına yaklaştığında durduracak bir kimse var mı?
Varsa isim verebilir misiniz?
Mesela “Onursal” büyüğümüz Sabih Kanadoğlu, “hukuksal” bir yöntem geliştirerek, domuz gribini domuz bağıyla bağlanmış hale getirecek çok mükemmel görüşlerini devreye sokamaz mı?
Tek bir Cumhurbaşkanı seçiminde 367 kriterini hukukumuza hediye eden Onursal büyüğümüz, bir milletin varlığı/yokluğu meselesinde sessiz mi kalacak?
4- Ergenekon sanıklarının gözaltında olmaları, cezaevlerinde tutuklu bulunmaları domuz gribini azdırabilir mi?
Sözgelimi, adları “darbeciliğe” karışan rütbeli ve emekli büyüklerimiz dışarıda bulunsalar tehlikeyi darbeyle önleyemezler miydi?
Ergenekoncu severlerimizden azametli büyüğümüz Yaşar Okuyan ve Yaşar Nuri Öztürk büyüğümüz grip virüslerini engelleyici çareler bulmakta aciz miydiler?
5- Şayet Gatagullü kapılarını kapatmış olsak nasıl gireceklerdi ülkemize?
Girseler bile çıkmaları riskli değil miydi?
Yani Türkiye tehlikeden uzak mıdır bu durumda?
6- ATO başkanımız var mı? Evet var..
Üniversite sahibi büyüklerimiz var mı? Aslında vardırlar, amma son anda bir tanesi yok..
Bedrettin Dalan’ı yok sayıyoruz mecburen..
Keşke şu tehlikeli günlerde yanımızda olsaydı da domuz gribinin icabına baksaydı..
Nasıl mı?
Yahu zekanızı çalıştırın arkadaşlar..
Silahın en moderni, en etkilisi Dalan büyüğümüzün tapulu malında gömülü değil mi?
O silahlar böyle günlerde kullanılmayıp da ille darbe mi beklenecek?
7- Basın yoluyla engelleme yapamaz mıyız?
Basın kralımız Aydın Doğan bir emir verse de yazarları/çizerleri meseleye eğilmiş olsalar hayırlı netice alamaz mıyız?
Anlıyorum aklınızdan geçenleri..
Sayın Doğan mali meseleler dışında basın ordusunu harekete geçirmez.
Amma bu husus başka..
Türkiye’nin var olma-yok olma durumu önümüzde..
Bakarsınız havası-suyu hoşuna gider domuz gribi virüslerinin, daha çıkmazlar buradan..
Medet ey Yarsap başkanı sen kurtar bizi..
İlhan Selçuk büyüğümüzün, hurdaya çıkmış rektörlerimizin hiçbir dahli olacağını sanmıyorum..
Ah şimdi Tuncay Özkan serbest olacaktı ki gününü göstereydi virüs/mirüs taifesine..
Mustafa Balbay sınır kapılarında bir görülecekti, ondan sonra hiç yaklaşılır mıydı Türkiyemize?
Haberal büyüğümüze haber mi versek?
Amma o içeride istirahat etmekte şimdi.. Dışarı çıksa da Patalya otellerde bir toplantı düzenlese bilumum mikropların, virüslerin, bakterilerin belleri kırılırdı..
Yazık, bu büyüğümüz de kodeste yatıyor..


Sırtını sıvazlayın ki deniz kabarmasın
Dalgalar kıyıları döğmesin sabah sabah.
Rutin hırçınlıkları son raddeye varmasın
Üstümüze kor/ateş yağmasın sabah sabah.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi