Mustafa Selçuk

Mustafa Selçuk

Bankalar ne kadar suçlu?

Bankalar ne kadar suçlu?

Kriz Türkiye’yi silkelemeye başladığından beri bankaları suçlayıp duruyoruz. Önce krizi abartarak piyasayı korkutmakla suçladık onları -ki bu suçlama kısmen haklı idi. Sonra da kredileri geri çağırmakla ve kredi vermemekle... Geçmiş krizlerde kimi bankaların vahşi davranışları da hafızalarda durduğu için, bu defa da “günah keçisi” oluverdiler. Siyasiler, meslek örgütleri hatta bireyler krizin biriktirdiği öfkeyi boca ediyor bankaların üstüne... Peki bankalar bu öfkeyi hak edecek kadar kasıtlı ve bencil mi davranıyorlar?
***
2001’de, çürüyen finans sektörü ülkenin üzerine çöküp ekonomiyi boğdu. Türkiye, Amerika ve Avrupa’nın şimdi yapmaya uğraştığı banka ayıklama işini o zaman mecburen yaptı. Ve dersini de aldığını, sektörü iyi denetleyerek ve sağlam tutarak gösterdi. Nitekim hiçbir bankanın şu anda sermayesini kaybetme riski yok. Ama biz bir yandan bankacılık sistemimiz sağlam diye dışarıya hava atarken, bir yandan da tedbirli davranmak zorunda olan bankaları suçluyoruz.
***
Bankaların kaynakları maliyetlidir. Ya mevduat faizi ödenmektedir, ya da sendikasyon kredisi faizi... Bankanın satmadığı para elini yakar. Bugün gecelik faiz %8, bono faizi %12... Mevduat faizi de % 12 civarında... Karşılıkları, giderleri hesaba katınca, bankanın, kaynağını gecelik faizde veya bonoda tutması, zarar etmesi demek... Yani kredi vermek zorundalar... Nitekim hepsi konut, ihtiyaç, tarım kredisi vermek için reklam yarışındalar... Kredi vermeyelim de piyasa tıkansın gibi -hain- bir plan içinde olmadıkları belli...
***
Niye şirketlere kredi vermiyorlar o halde? Çünkü şirketlerin finansal sıhhatlerinden emin olamıyorlar. TOBB’undan TİSK’ine kadar tüm şirket örgütleri halimiz harap, batıyoruz, önümüz karanlık diye vaveyla yaparsa, bankalar şirketlere nasıl güvenip kredi verecekler? Odalar ve dernekler, hükümetten kaynak kopartmak veya hükümeti zayıflatmak uğruna ortalığı yangın yerine çevirirken, aslında kendi ayaklarına kurşun sıktıklarını fark etmiyorlar. Bankalar taşıta, konuta kredi vermeye uğraşırken şirketlerin kapısına uğramıyorlarsa, özel sektör temsilcilerinin, bankaları dövme kolaycılığını bırakıp, neden kendilerine kredi vermekte bu kadar isteksiz olduklarını düşünseler daha iyi olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Selçuk Arşivi