28 Mayıs 2017 Pazar2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:35Güneş 05:29Öğle 13:08İkindi 17:05Akşam 20:34Yatsı 22:19
    • 25°C Adana
    • 22°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Kime, ne sorulmalı?

Feyzullah Birışık

1986 tarihinde İzmir’de lise de okurken bir kitapçıda solculuktan yeni dönmüş tiyatrocu Ulvi Alacakaptan isimli müslümanla genç bir müslümanın konuşmalarına kulak misafiri olmuştum. Genç, Ulvi bey’e fıkhi sorular yöneltince, Ulvi bey o gence; Ben fakih değilim. Bu sorunuzu fıkıhçıya sorun dedi. Çok güzel ve yerinde bir cevaptı.

Yurdum insanımız böyle işte… İster sanat ister spor dünyasından olsun, Müslüman olduklarında sanki İslam onunla şereflenmiş gibi algılayıp kelime-i şehadet getirince dinin tüm detayına vakıf olduklarını zannediyorlar. Oysaki İslamın tek bir giriş kapısı var ve o kişi az önce İslam dairesine girmiş taze bir Müslüman. O kişinin iyi bir nasihate ve bilgilendirilmeye ihtiyacı olmasına rağmen İslam âlimiymiş gibi algılanması olur şey değil… Bu hem yeni Müslüman olmuş kişiye hem de kendilerine zarar verir…

Bunlardan daha ilginci İslami kitaplara vakıf olan insanlar kendi cemaatinde olan kitap yazarına ya da İslami piyasada popüler olmuş bir yazara hadis-fıkıh ve tefsirden sorular yöneltebiliyorlar. Hiç düşünmüyorlar ki sordukları kişi fıkıhta, hadiste ve tefsirde gerçektende uzman mı değil mi?

Oysaki Allah-u Teâlâ ‘bilmiyorsanız zikir ehline sorun.’ Demesine rağmen sorular maalesef ehil olmayan kişilere soruluyor. Böylelikle sordukları kişileri bilmedikleri konularda yorum yapabilme riskiyle baş başa bırakmış oluyorlar. Kendileri de yanlış adresten alışveriş yapmanın sıkıntısını çekebiliyorlar. Sorulan sorulara; ‘Bilmiyorum’ diyen kişilere neredeyse rastlamadım diyebilirim. Ne zor bir şeymiş bilmiyorum demek!

Değerli kardeşlerim!

Öncelikle soracağınız sorunun hangi ilim dalına girdiğini tespit edin. Daha sonra o konu hakkında ilmiyle otoriter olmuş ve ilim adamları tarafından kabul görmüş kişilere ulaşmaya çalışın. İlim adamı kriteriniz dergi, gazete ve televizyonlarda boy gösteren ve birkaç kitap yazan kişiler olmasın.

Önceden kitaplar tercüme edilmemişti. Dilimize çevrilen kitap sayısı çok azdı. Ama şimdi kitaplar çoğaldı ve dünyaca ünlü ilim adamlarımıza ulaşmak çok kolay oldu. Artık şimdi insanlar kafalarına göre fetva verdiklerinde foyaları yatsı olmadan açığa çıkıyor.
Bu başlığı atmamın en büyük sebebi iki hafta kadar önce Ankara’da; Mısırda ilim tahsil etmiş bir ilim adamımızın Sünnetin savunması içerikli bir konuşmanın sonunda siyasi bir kişinin beş dakika söz hakkı isteyip sünnet hakkındaki cahilce konuşmalarına şahit olmamdı… Sonra bu başlık altında bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim…

Hadis konusunda anlamadığım bir bilgiyle karşılaştığımda babama dahi sormam. Allah için çok sevdiğim herhangi bir yazara da sormam. Hadis konusunda uzman olan ve dünyaca ünlü hadisçilerin kitaplarına vakıf olup onlardan deliller getireceğine inandığım kişilere ancak sorarım sorumu.

Geçenlerde bir TV programında popüler bir yazardan bir hadis işittim. ‘ Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın’ diye… İşittiğimde bana biraz garip gelmişti… Sesli yorum yaparak; benim peygamberim böyle demez ‘ demedim. Bu konunun uzmanına sormam gerektiğini düşünerek arayıp sorduğumda; İbn-i Kayyım el-Cevziyye ve Nasuriddin el-bani isimli iki âlimden biri bu söz için; Bu söz Rafızîlerin uydurmasıdır derken diğeri böyle bir söz sahih kaynaklarımızda geçmiyor demiş…

İslam’ın hassas konularından hayız ve benzeri konularda önüne gelen fakih kesiliyor. Allah için birileri kalkıp ta; Hocam siz ne mezunusunuz? Neden sizleri bir fıkıh-hadis ve tefsir profesörleriyle aynı ekranda göremiyoruz? İlminizin seviyesini nasıl ölçeceğiz? Neden adlarınız fıkıhçıların hadisçilerin ve tefsircilerin kitaplarının dipnotlarında geçmiyor? Kendinizi çok iyi yetiştirdiğinizi nasıl anlayacağız? Bizim kriterlerimiz ne olmalı?
Üzülerek söylüyorum ki Türkiye’de meydan cahillere kalmış. İlim adamları yok piyasada. Ya medreselerde halktan kopuk ya da kendi cemaatlerinin âlimi olmuşlar.

Her cemaat kendi âlimini kendisi yetiştiriyor. Ve önüne gelene fetvalar soruluyor… Çok ilginç bir şey maalesef… Ben hadisçi miyim kardeşim? Gidin bu soruyu hadisçiye sorun diyen birine henüz rastlamadım… Biliyorsanız adını bana maille bildirin inşaallah.




UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.