Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Henüz rahatlama yoktur

Henüz rahatlama yoktur

Demokratik/hukuk düzeni içinde Meclis faslı bitti.. Ardından yargı faslı başlıyacaktır.
Emekli yargıçlar hiddetle, şiddetle tahriklerine devam ediyorlar..
Dedikleri: Aşağı/yukarı şu:
-Meclis kim oluyor? İstersek Meclis’i de partileri de kapatır kendi açacağımız çığırdan yürünmesini sağlarız..
İlanihaye iktidar olamıyacağı bilinen siyasi partiler de akbaba hassasiyeti ile militarist aslanların buffalo sürüsüne saldırmasını bekliyorlar..
Bir önceki gün olanları mutlaka takip etmişsinizdir..
Hepsini anlasanız da Barolar Birliği’ni anlıyamazsınız.. özgürlük taraftarı gözüken Avukatlar Birliği, hicab etmeden yasak savunuculuğuna soyundu..
Amma iç bölünmeyle karşı karşıya kaldılar..
Aklı başında, gerçekten bir hukukçu nasıl olur da yasakçılığı savunur, ben anlamış değilim..
üAK (üniversitelerarası Kurul) başkanı ikinci defa bulunduğu makama seçilemiyeceğini biliyor.. Kendisi gibi son danslarını yapan rektörler ve prof.ları eyleme geçirmesi normaldir. 10. C. Başkanı Sezer’in seçkin bendeleri bozulup düzülmenin peşine düştüler.. Tabii bozulup düzülme ancak darbeyle mümkündür..
ötesini söylemeye dilim varmıyor..
Ve Cumhuriyet Mitingçilerinden geriye kalan, “yasakların kalkmasını istemeyiz” güruhu..
Ta Mersin’den, Tunceli’den, diğer namlı illerden 500 lira ücretle Ankara’ya taşıdıkları beli bükülmüş kadınlar.. İddialar bu merkezde..
Tuncay özkan’ın emriyle oturup-kalkan, öncülük ettiği sloganı atan kadınların başörtüsünden ne şikâyetleri olabilir ki?
Yasağı ve hürriyeti ayırt edemeyen, Türkçesi zayıf, ya da mezhepçi zavallılar Ankara’da kalabalık etmekten başka ne yaptılar?
Ah bu yıllarda Bayrak tüccarı olmak varmış..
Salla bayrağı, al parayı..
Benim güzel bayrağım, ‘şehidimin son örtüsü, gelinlik kızlarımızın süsü’ bayrağım bağışla bizleri..
Layık olmayan ellerde taşınmanın acısını duyuyorsun eminim ki..
TBMM’de isyan zılgıtları çeken, ağızlarından köpükler savrulan Kamero’lar, Canano’lar resmen çağrıda bulundular işgal için..
İşgalcilik suç değil mi?
Suçtur mutlaka.. Hele TBMM kürsüsünü zorla işgal etmek Türkiye’yi işgal etmekle eş değerdedir.. çünkü TBMM Türk halkının iradesiyle teşekkül etmiştir..
Amma ne oldu?
Gözle görünmeyen öyle bir sopa yediler ki, acısını mezarda dahi unutamazlar..
CHP mutlaka şu ana kadar Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutmuştur..
Lehte karar çıkmazsa “çatışma çıkar” tehditi kesinlikle ileri sürülür..
çok şükür Ali Topuz ve Haluk Koç bu düğünde yoklar..
Anadol ve Kılıçdaroğlu hem çalıyor, hem oynuyor..
övgülere muhatap olan, Türkiye’nin en samimisi diye tabir edilen, Deniz Baykal galiba yoruldu.. Fakat yorgunluğuna bakmazlar, iteklerler ve yine karanlıklara davetiyeler gönderilir sanıyorum..
Neye acıyorum biliyor musunuz?
İsim yapmış, tahsilli, yaşlı-başlı insanların Kamer Genç ve Canan Arıtman’ın peşinden yürümelerine..
Hayır, meşhur deve hikayesini aklımdan geçirmiş değilim..
Esas kanunsuzlukların yarın üniversitelerde cereyan edeceğini tahmindeyim..
Anayasa’yı, kanunları hiçe sayacak kadar gözü dönmüş bazı rektör arkadaşlar var.. Hükümet kanadı kanunsuzlukların üzerine kanuni yetkilerle gitmekte gecikirse toplanan teveccühü heba eder..
Bari MHP uyarı görevini yapsa..
Yine de iyi oldu.. Hırçın suratlı mitingçiler, nutukçular boylarının ölçüsünü aldılar.. Tez günde unutmasalar keşke..
Yiğitlere selam olsun...
--------
Gördünüz değişmiyor asla yaşlısı, genci
Merkep inatçı merkep, keçi inatçı keçi
Niyetler su bulatıp balık tutmak herhalde
Altı-Beş saymıyorlar nedense Şeş’i penç’i


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi