24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 15°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 83.243 0.23
  • Altın: 149,216 1.63
  • Dolar: 3,8261 1.74
  • Euro: 4,1052 1.64

Yanlışa Tavır

Cemal Nar

Adam utanmadan sıkılmadan açıktan ırkçılık yapıyor. Hatta bu yüzden Müslümanların kanlarının dökülmesine fetva veriyor. İş fetva ile kalsa, maalesef kanlar dökülüyor, canlar ölüyor, mallar zayi oluyor, ama onun etrafındaki Müslümanlar, o ırkçı melunu uyarmıyor, uyarsa da dinlemediğini görünce terk etmiyorlar. Yanlış olduğunu söyleseler de, dostluğu bitirmiyorlar.

Peki bu İslam’ın en önemli emirlerinden olan “Hubb-u lillah, buğz-u fillah”, yani “Allah için sevme ve Allah için buğzetme” ilkesine ters düşme olmuyor mu?

Sevdiğinde ve yerdiğinde Allah rızası yoksa, takva bunun neresinde?

Hele de bu maddî veya manevî bir menfaat karşılığında yapılıyorsa, açıkça bir iman sorunu değil de nedir?

Ne kadar çirkin görüyor ve nefret ediyorsa, ırkçıya “melun” diyen, hatta “hünfesa”, yani “b.. böceği” diyen bizzat Peygamber Efendimiz (sav) dir. Onu cahiliyyeye, yani küfre nispet eden de yine odur.

Peki böylesi melunluklara devam eden zalimlerle dostluğu devam ettirmek dinin neresinde vardır?

Maalesef bu noktada imanî ve insanî zaaflar içinde olanlar, yaptıkları ile kalmayıp, Allah için tavır koyanları da “hissilik” ve “fevrilik” ile suçlayarak, çirkinliklerini katlamaktadırlar.

Hele bunu yapanlar, sıradan insanlar değil de adı “hoca” veya “mürşid”e çıkmış güya dini bilenlerden iseler, çirkinlikleri daha da katlanmaktadır.

İslam’ın en temel ilkelerinden birisi de “emr-i bil ma’ruf ve nehy’i anil münker”dir. Gücü yettiği hâlde haram işleyene mâni olmamak, müdâhene, yani yağcılık yapmak, haramdır, yasaklanmıştır.

Peki, Müslüman bunu niye yapar?

Menfaat için. O vebali işleyen kişiye veya onun yanında bulunanlara olan saygısı, sevgisi, maddî veya manevî menfaati için. Bunun ötesinde bir sebep daha olabilir: dîne değer vermemesi, olan bağlılığının gevşekliği için.

Oysa aziz dinimize göre her müslümana düşen vazife, fitne olmadığı, ya’nî dînine veya dünyâsına veya başkalarına daha büyük zararlar getirmediği zaman, haram ve mekrûh işleyene gücü yettiği kadar engel olmaktır.

Harâm veya mekrûh işleyene imkanı varken eliyle veya diliyle mâni’ olmamak, kötülük karşısında susmak, harâm olur. İmanın en zayıf derecesi, bu gibi hallerde gücü yetmeyenlerin hiç olmazsa onlara kalben buğzederek varsa ilişkileri kesmesidir.

İşte Efendimizin sözü: “"Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir." (Buhari, Melâhim: 17, (4340); Müslim, İman: 78 (49); Ebu Dâvud; Salâtu'l-İydeyn: 248 (1140); Tirmizî, Fiten: 11 (2173); Nesâî, 17 (8, 111); İbnu Mâce, Fiten: 20, (4013); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/375-376.)

www.cemalnar.com

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.