18 Ekim 2017 Çarşamba28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 15°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

Yorgun düşüyorum

Fatma Tuncer

2 yaşında bir oğlum var. Tarif edemeyeceğim kadar yaramaz ve inatçı bir yapıya sahip. Küçüklüğünde çok usluydu ve inanın beni hiç zorlamamıştı. Ama bu dönem zor günler geçiriyorum. Evde ne varsa kırıp döküyor, eşyaları inceliyor, bakıyor, fırlatıp atıyor... Gün içinde arkadaşlarıyla oyuncak kavgaları yapıyor ve inatlaşıyor. Bu yüzden pek bir yere de çıkamıyorum. Evdeki oyuncaklarla ona oyunlar kuruyorum biraz oynuyor sonra hemen sıkılıyor. Bir yandan arkadaşlarını çok sevdiğini söylüyor ve onlarla birlikte oynamak istediğini belirtiyor ama onlarla bir araya geldiğinde de hiç anlaşamıyor. Bu sorun geçici bir durum mudur yoksa, her zaman böyle mi devam edecek? Bu konuda bana bilgi verirseniz sevinirim. Ayrıca çocuğumla daha iyi ilişkiler kurabilmek için neler yapabileceğim konusunda da yardım ve desteğinizi bekliyorum. Hülya Çapan
Zamana bırakın

2. Dönemi çocuk açısından da zorlu bir süreçtir. Bu döneme kadar, anneye bağımlı yaşayan ve bütün ihtiyaçlarını anneden bekleyen çocuk artık yürümeye başlamış ve dış dünyayla uyum sürecine girmiştir. Sosyal hayata adapte olmaya çalışan çocuk bu dönem objeleri tanımaya ve etrafındaki insanlarla iletişim kurmaya çalışmaktadır. Ancak bu durum, çocuk için sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle çocuk yaşadığı zorlukları ve gelişen öfke durumunu arkadaşlarına hatta zaman zaman oyuncaklarına yansıtmaktadır. Çocuğun yaşadığı bu zorlanmalar, istediği şeyi ağlayarak isteme, oyuncaklarına ya da arkadaşlarına vurma, eşyaları fırlatma, her şeye itiraz etme, kendini yere atma...şeklinde ortaya çıkabilir. Bu iki yaş çocuğunda görülebilecek davranışlardır. Burada size düşen onu anlamaya çalışmak ve bu durumun geçici olduğunu bilmek ve daha töleranslı davranmak olmalıdır. Bunun için, öfkelendiğinde bağırmak, azarlamak yerine, dikkatini başka tarafa çekmeye çalışın, onunla inatlaşmaya kalkmayın, olumsuz davranışlarının sonucunu mizansen bir dille anlatın. Olumlu davranışlarını ödüllendirin... Ona doğru davranışı, anlattığınız masallarla kurduğunuz oyunlarla öğretmeye çalışın. Geceleri yatmadan, ahlaki değerleri içeren, ona doğru davranışlara empoze eden masallar anlatın... Yaşıtlarından oluşan bir arkadaş grubuna dahil edin ve çocuk burada deneyimleyerek doğru nasıl davranması gerektiğini öğrenecektir.
Oyun, çocuğun vazgeçilmezi mi?

8 yaşındaki kızım evde sıkılıyor ve okuldan geldikten sonra hemen aşağıya inip oynamak istiyor. Tek kardeş olduğu için evde yalnız kaldığını, sıkıldığını anlayabiliyorum ve ona dışarı çıkması için izin vermek istiyorum. Ama oturduğum mahallede çeşitli olaylar vuku buluyor ve aileler çocuklarını sokağa bırakmaktan kaçınıyorlar. Ben de evhamlı bir anneyim ve çocuğumun başına kötü bir şeyler gelebileceğini düşünüyor onu pek göndermek istemiyorum. Kızım sırf bu yüzden benimle küsüyor ve kendisini sıktığımı, sokağa bırakmadığımı ifade ediyor. Ona karşı anlayışlı olmak ve mahalledeki arkadaşlarıyla da oynamasına izin vermek istiyorum ama korkularım var. Daha iki sene önce aynı mahallede komşunun çocuğu kayboldu ve geri gelmedi. Bizim mahalle biraz sorunludur. Kavgası gürültüsü eksik olmaz, dışarı çıktığında bir vukuata şahit olarak geri dönersiniz. Benim bütün korkularım da bu yüzden. Acaba bu korkularım yersiz mi oyun çocuğun hayatında bu kadar önemli mi? Ve bunu nasıl sağlayabilirim? Beni bu konularda bilgilendirirseniz sevinirim... Vildan Karadayı
Oyun, çocuğun işi

Çocukluk yıllarımıza baktığımızda, hayatın kurallarını oyunlarla deneyimlediğimizi görürüz ve oyunların bize çok şey öğrettiğini fark ederiz. O zamanlar, taraktan kaşık, tabaklardan araba, kağıtlardan giysiler yapmış, misafircilik oynamış, sanal alışverişlerde bulunmuş ve nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmeye çalışmışızdır. Bütün bunlar hayatı oyunlar aracılığıyla prova etmek değil midir? Gerçekten oyun çocuğun işidir ve çocuk oyunlar aracılığıyla sadece hayatı tanımaz aynı zamanda kuralları da öğrenir. Mesela oyununda babayı canlandıran çocuk sabahları düzenli bir şekilde işe gitmeyi burada öğrenmekte ve iç dünyasına aktarmaktadır. Bu anlamda aileler çocuk bir ayna gibidir. Aile bireylerinin rollerini oyun içinde prova eden çocuklar burada karşılıklı ilişkilerinde nasıl davranacaklarını ve ortaya çıkan çatışmaları nasıl çözeceklerini de öğrenmekte ve sorumluluk duygusunu da burada kazanmaktadırlar. Bunun için, çocuğunuzun önce güvenliğini sağlayarak, eğer dış dünyada ona zarar gelecek bir durum varsa bunun önlemini alarak hareket edin ve daha sonra da onu oyuna teşvik edin, arkadaşlarıyla oynamasını sağlayınız. Mahallenizde bahsettiğiniz türden sorunlar varsa, bu konuda gerekli önleminizi alın ve farklı oyun alanları oluşturun. Mesela görüştüğünüz arkadaşlarınızın çocuklarıyla bir grup yaparak evlerinizde toplanıp onları bir araya getirebilirsiniz. Bunun için çeşitli yolları deneyebilir ve daha sağlıklı ortamlarda çocuğunuzun arkadaşlarıyla oynamasını ve bir arada kalmasını sağlayabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.