Mahir Kaynak

Mahir Kaynak

Uzaktan bakınca

Uzaktan bakınca

Demokrasi üzerindeki tartışmalarımız yoğunlaşırken dünyada önemli değişmelerin temelleri atılıyor. Mesela dünyada rezerv para ne olacak, dolar konumunu koruyabilecek mi, avro yeni güçlü para mı, yoksa başka bir para sistemin sultanı mı olacak?


Geçmişte olduğu gibi tek bir paranın başat konumda olacağını sanmıyorum. Her para biriminin kullanıldığı bölgeler oluşabilir ve bu bölgenin sınırları aynı zamanda nüfuz alanlarını da belirler.

Uzakdoğu ülkelerinin doları desteklemesi beklenir. Çünkü büyük ölçüdeki birikimleri doların egemen olduğu alanlardadır. Doların değer kaybetmesi onların varlıklarının erimesi anlamına gelir. Zaten bu süreç belli bir oranda gerçekleşmiştir , Birikimleri değer kaybetmekle kalmamış bunları yatırdıkları fonların iflasıyla yok olmuştur.

ABD ile Rusya arsındaki görüşmelerin sadece füze kalkanı gibi güvenlik konularıyla sınırlı kalmayacağı söylenebilir. Yeni ekonomik düzen ve bununla uyumlu olarak nüfuz bölgelerinin belirlenmesi konusu da tartışılacaktır. Sahip oldukları nükleer güç onları diğer ülkelere göre avantajlı hale getirdiği için geçmişte olduğu gibi iki kutuplu bir dünya yaratmak isteyeceklerdir.

Avrupa ekonomisine güvenerek bu yarışta yer almışsa da askeri üstünlük göz ardı edilemez ve bu konuda Avrupa ön sıralarda değildir. Kaldı ki yaşanan ekonomik krizin Avrupa’da yol açacağı tahribat henüz bilinmemektedir. Genel eğilim dünyada dış ticaret hacminin azalacağı ve ekonomisi ihracata dayalı ekonomilerin güç kaybedeceği yönündedir. Hammadde ve tarım ürünleri ihraç edenler bu kategorinin dışındadır.

Hammadde ve tarım ürünleri ihraç eden ülkeler üzerinde bir nüfuz mücadelesi olması beklenir. Bu ülkeleri kontrol edenler buna muhtaç olanları da kontrol edebilirler. Dünyanı n yeni gelişen güçleri olan Avrupa ve Uzakdoğu’nun zaafı bu noktadadır. Her iki gücün de Ortadoğu’da etkisi sınırlıdır ve Afrika üzerinde ABD öncelik kazanmak üzeredir.

Önümüzdeki dönemde gücünü kaybeden küresel sermaye, daha doğrusu bu sermayenin sıcak para olarak kullanılan bölümü çok küçülmüştür ve bundan sonra dış ticaret açıklarını bu kaynaktan kapatmak zordur. Ancak yatırıma ayrılan sermayenin artması ve bunların petrol geliri olan ülkeler tarafından karşılanması beklenir. Bu sermayenin akacağı bölgelerin Afrika ve Türkiye çevresi olması muhtemeldir. Eğer tahminim doğruysa ve ülkemiz bir üretim üssü olacaksa Türk parasının kısmen rezerv para haline dönüşmesi mümkündür.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesi beklenir. Bu iki ülke birbirini ekonomik açıdan tamamlayan ülkeleri konumuna gelirse Avrupa’nın her iki ülkeyle ilişkileri zayıflar.

Bir soruya henüz cevap bulamadım. Rus Patriği Kiril ile Fener Patriği Bartholomeus arasındaki yakınlaşma Avrupa ile dini açıdan da bir uzaklaşma anlamına geliyor mu? Geleceğin iki dini, onların söylediği gibi, Müslümanlık ve Ortodoksluk mu ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Kaynak Arşivi