22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 33°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 30°C Afyon
    • 35°C Ağrı
    • 31°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 37°C Aydın
    • 31°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Ah Ömer Nerdesin?

M. Şevket Eygi

BÜTÜN telefonlar dinleniyor... Bütün bilgisayarlar kontrol altında... Her yerde dijital kameralar var... Ve sonra birtakım katiller yakalanamıyor...

Uyuşturucu trafiği devam ediyor...

Yasal kadın satışlarını kasd etmiyorum. O satışlar Anayasa'nın, kanunların, tüzüklerin gölgesinde resmen korunarak sürdürülüyor. Kadın satışlarından KDV alınıyor, gelir vergisi alınıyor, bunlar bütçeye konuluyor. Öyle ya vergilendirilmiş kazanç kutsaldır. Yasal olmayan karı-kız satışları devam ediyor.

Çeteler, mafyalar cirit atıyor.

Katili kaçırmak için o zengin ailenin bir milyon (yeni) lira harcadığı iddia ediliyor.

Nasıl harcamışlar bu parayı?

Türkiye kara servetler ülkesi oldu.

Rakam da kesin olarak belli değil. Acaba 500 milyar dolar oldu mu şu kirli, kara, haram servetler?

"Nerden buldun?" diye sormak mümkün değil.

Katil niçin bulunamıyor?

Beyaz kaçakçılığı niçin devam ediyor?

Karı-kız satışı niçin tam gaz gidiyor?

Rantçılığın önüne niçin geçilemiyor?

Belediyeler niçin, çok ama gerçekten çok miktarda domuz, yaban domuzu, eşek etinin halka dana eti (d. eti) diye yedirilmesini önleyemiyor.

Birtakım şoförlerin, turistlerden 10 liralık yol için 40 lira almasına niçin göz yumuluyor?

Kesinlikle ameliyat edilmemesi gereken hastalar niçin ameliyat ediliyor?

Niçin yeni yapılan kaldırımlar altı ay sonra bozuluyor?

Niçin bunca laçkalık, haksızlık, yolsuzluk, kanunsuzluk önlenemiyor?

Niçin ayda 2-3 bin lira kazancı olan birtakım adamlar 5-10 bin liralık bir hayat sürüyor? Bu derenin suyu nereden?

Şu bürokrat niçin mafyalarla, çetelerle yemek yiyor içiyor?

Evet tekrar soruyorum: Katilin kaçması için bir milyon yeni lira harcandığı iddia ediliyor. Niçin bu iddianın üzerine gidilmiyor, doğruysa suçlular ve sorumlular yakalanmıyor, yalansa yalan olduğu ortaya çıkarılmıyor?

Yirmi sene önce beş parasız şu adamlar nasıl da böylesine zengin oldular.

Bunca yolsuzluk, bunca kokuşma, bunca beyaz kaçakçılığı, bunca yasal olmayan (yasal olanı, resmî vesikalısı da var!..) fuhuş niçin devam ediyor, nasıl devam ediyor?

Burunlarımız bu ülkedeki pis kokulara nasıl tahammül ediyor?

Norveç'te, İsveç'te, Finlandiya'da, İsviçre'de böyle kokuşma, böyle pislik, böyle kirlilik, böyle bulanıklık olsa oranın halkı sokaklara dökülür (toplantı ve yürüyüş hürriyeti), bütün yasal haklarını kullanarak protesto eder. Devlet başkanına, Meclis'e, hükümete, Yargıya milyonlarca protesto, uyarı, hak arama dilekçesi verilir.

Bizde niçin bunlar olmuyor?

Türkiye'nin uluslararası temizlik ve şeffaflık notu ne zaman 10 üzerinden 7 olacak?

Yedi olduktan sonra ne zaman 9 olacak?

Benim ülkem doğrulukta, temizlikte, şeffaflıkta, ahlakta, fazilette, bilgelikte ne zaman dünya birincisi olacak?

Yukarıda yazdığım konular ne zaman ülke gündemine girecek?

Kokuşmaya bulaşmış, kara ve kirli servet edinmiş politikacılar, bürokratlar, iş adamları, medyacılar, din baronları, Atatürk sömürücüleri, bilumum ve bilcümle para fahişeleri ne zaman elleri kelepçeli vaziyette adaletin önüne çıkartılacak?

Niçin niçin niçin...

Ne zaman ne zaman ne zaman...

Bir milyon dolar... Bin kere bir milyon dolar, eder bir milyar dolar...

Damlaya damlaya göl olur.

Tertemiz adamlar... Zemzemle yıkanmış adamlar... Ak sütten çıkmış ak kaşıklar... Doğruluğun ve dürüstlüğün canlı heykelleri...

Beyaz ticareti... Karı-kız ticareti... Mafyalar, çeteler... Rantlar rantlar rantlar... Yemeyen domuz... Başı testere ile kesilen ağzı süt kokan mâsum mu mâsum tertemiz liseli kız, geceleyin tek başına gittiği erkeğin evinde tuzağa düşmüş. Ah mâsum kız ah mâsum kız!.. Sana nasıl kıydılar?

Bu ülkeye bir Ömer lâzım. Gâvur, İslâmcı hepsini yola getirsin.

Ah Ömer, nerdesin?

SİNGAPUR DERSLERİ

BİRKAÇ hafta önce Singapur devlet başkanı ülkemizi ziyaret etti. Singapur 600 küsur kilometre karelik küçük bir devlet, nüfusu da beş milyon civarında. Halkın yüzde 15'i Müslüman. Singapur bayrağında bu yüzde 15 Müslüman kesimi temsil etmek üzere ay yıldız var. Yüzölçümü çok küçük (Türkiye'nin binde birinden az) ama Singapur çok güçlü, çok başarılı, çok örnek bir devlet.

Bu küçük ülke siyasette, finansta, ticarette, hukukta, eğitimde, üniversitelerde, belediye hizmetlerinde, hatıra gelecek her türlü beşerî faaliyet ve hizmet alanında bize örnek ve model olacak başarılara imza atmış.

Bendeniz imkan ve fırsat bulup oraya gidemedim ama gidenleri dinledim, tanıtım yazıları okudum, epey bilgi edindim.

Singapur tertemiz bir ülkeymiş. Orada kimse yere bir kibrit çöpü bile atmaz, atamazmış. Parka gidecek, kabak çekirdeği yiyecek, kabuklarını yere atacak... Böyle bir şey Türkiye'de olurmuş ama Singapur'da asla olmazmış.

Singapur'un okulları, eğitim sistemi harikaymış. Liseleri dünyanın en ileri ülkelerinin en köklü liseleri ile boy ölçüşürmüş.

Orada din hürriyeti varmış. Kimseye dinî inancından dolayı baskı yapılmazmış.

Adaleti çok sağlammış.

Yolları, parkları, kaldırımları pırıl pırılmış. Belediye kaldırım yapacak, altı ay sonra dökülüp bozulacak, orada öyle şeyler olmazmış.

Fransa liselerinde okutulan bir coğrafya kitabında Singapur'a büyük yer ayrılmıştı. Biz çocuklarımıza, gençlerimize dünyanın başarılı, temiz, ileri ülkelerini anlatıp tanıtabiliyor muyuz?

Norveç, İsveç, Finlandiya... Japonya, Güney Kore, Tayvan...

Birbirlerinden tamamen farklı etnik unsurlara sahip, çeşit çeşit diller konuşulan, dinleri ve inançları ayrı, kültür ve zihniyetleri ayrı kesimlere sahip bu ülke nasıl olmuş da bu kadar başarılı, etkili, zengin, temiz, becerikli olabilmiş?

Birkaç sene önce de yazmıştım. Singapur'a aklı başında, ufukları çok geniş, kültürü çok yüksek kimseler gönderip orayı iyice inceletmemiz lazım.

Singapur bu başarısını neye, nelere borçludur? Orada bizdeki gibi bir resmî ideoloji olsaydı böylesine kalkınabilir, böylesine güçlü, temiz, örnek, zengin, ileri, dengeli bir ülke olabilir miydi?

Biz Türkiyeliler Singapur'dan ne gibi dersler ve ibretler almalıyız.

Singapur'da niçin başörtüsü yasağı tabusu yok?

Singapur'da Ergenekon var mı?

Singapur, halkın sadece yüzde onbeşini oluşturan Müslümanlar için bayrağına niçin ay yıldız koymuş? Singapur nasıl olmuş da dünyanın büyük finans merkezlerinden biri olmuş?

Orada kaldırımlar niçin bozulmuyor?

Orada niçin rüşvet, komisyon, yasa ve ahlak dışı rantlar, bulaşıklık, kokuşma yok?

Singapur'da niçin bizdeki gibi kara ve kirli para birikimi yok?

Orada adalet niçin ve nasıl iyi işliyor?

Ne yapmışlar da okullar ve eğitimi çok kaliteli?

Orada hukuk, etik, bilgelik nasıl elele vermiş de bu harikayı meydana getirmiş?

Singapur niçin Türkiye gibi bir cadı kazanı değil?

Türkiye'de çeşitli etnik unsurlar, dinî gruplar arasında sosyal barış ve uzlaşma yok da, Singapur'da Çinliler, Malaylar, şunlar bunlar nasıl anlaşmışlar, uzlaşmışlar?

Singapur hakkında kitabî de olsa hayli bilgim var da bir hususu öğrenemedim: Singapur'un da bizim gibi bir Atatürk'ü olmuş mu?

Evet biri yahut bir heyet çıksa da "Türkiyeliler için Singapur dersleri" adında resimli bir kitap yazsa, yukarıdaki sorularımı cevaplandırsa, bu kitabı gençlerimiz okusa ve ibret alsa...

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.