20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 5°C Adana
    • -1°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 6°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 82.300 -0.58
  • Altın: 148,344 0.87
  • Dolar: 3,8298 1.58
  • Euro: 4,0711 1.09

Allah, neden kendisi dışındaki canlı ya da cansız varlıklara yalvarmamız

Feyzullah Birışık

Bir insan sıkıntıya girmeden önce ne Allah’a yalvarır ne de başkalarına… Kulların, kendisi dışında kimlere el açacağını test etmek için insanlara bazı maddi ya da manevi sıkıntılar verir… Sıkıntı içinde olan bir insan bulunmuş olduğu konuma ve şartlara göre yalvaracak birini bulur. Bu, ya Allah olur, ya Allah ile beraber bir başkası, ya da sadece başkası olur…

Dişi ağrıyan bir insan ilaç almadan önce Allah’a dua eder… Ve arkasından sebeplere sarılır. Bilir ki şifa Allah’tandır, ilaçtan değil… Sebebe sarılmada sıkıntı yok…

‘’(Resulüm!) De ki: "Allah’ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler."(İsra-57)

Burada Resulullah (a.s) ‘ın mükemmel bir davet üslubunu görüyoruz… Muhatap olduğu müşriklere canlı bir örneklendirme yapıyor. Hadi ilah olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarın da sizi işitip işitmediğine şahit olalım dercesine hodri meydan diyor… İlah adaylarının ortak özellikleri vardır… Bu ortak özellikler sanırım kıyamete kadar hiç eksilmeden devam edecektir… Nelerdir bunlar;

- Zarar veremez

- Fayda veremez

- Sıkıntınızı alıp bir başkasına veremezler.

Madem zarar ve fayda veremezler, neden insanlar bunlara yalvarıp yakarırlar? Düşünüyorum da, yalvardığımda beni işiten ve sıkıntımı gideren bir başka varlık olmuş olsaydı, işte o zaman Allah ile birlikte bir başkasına da yalvarmam suç sayılmazdı… Bu insanları anlamak hakikaten de mesele… Biz öncelikle başlığımıza aldığımız sorumuzun cevabını bulmaya çalışalım.

Allah’ın dışında herhangi bir canlıdan yardım istenmesiyle biz neyi ya da neleri iddia etmiş oluruz? Mesela gemi misali üzerinden örneklendirmeler yapıp soralım; diyelim ki şiddetli bir fırtınaya yakalandık ve gemi yolcularından biri, kendi cemaat liderinden yardım talep etmiş olsun. Mesela desin ki;

- ‘Ey şeyhim! Ya da Ey filan hocam! Ya da Ey filan hoca hazretleri! Gel beni buradan kurtar!’ Bu yalvarma cümlelerine Allah’ı da ortak ederek;

- ‘Ey Allah’ım ve filan hazretleri beni kurtar’ desin… Bunun kime ne zararı var? Ya da Allah ile beraber ikinci bir varlığa yalvarılması neye ters? Sorumuz, bu…

Gemi örneği üzerinden cevap bulmaya çalışalım… Biz gemideyken gemidekiler dışında hiçbir canlı ya da cansız bizi işitemez. Ve göremez… Sadece Allah görür ve işitir. ‘Her şeyi her an gören ve her an işiten! Sıfatı sadece Allah’a ait bir sıfat. Her an her şeyi görme ve işitme sıfatı peygamberlere bile verilmemiş… Hiçbir canlı ve cansıza verilmemiş bu sıfatı kalkıp ölü ya da diri birine atfettiğimiz1 an, şu tehditle burun buruna geliriz;

‘’ (Resulüm!) Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur ki: Andolsun Allah’a ortak koşarsan, işlerin mutlaka boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun!’’ 2

Aman Allah’ım! Oturduğumuz yerde yapılan ‘bir yardım istemeyle’ kıldığımız namazlar, tuttuğumuz oruçlar, verdiğimiz zekâtlar, yaptırdığımız okullar ve medreselerden kazanılan tüm sevaplar boşa gidiyor… Tüm ömür tek kalemde siliniyor… Sevapların sıfırlanmasıyla nötr durum da söz konusu olmuyor. Yani ‘günah da yok sevap ta’ gibi olmuyor… ‘hüsranda kalanlardan olursun!’’ Çok ciddi bir tehditle karşı karşıyayız…

‘Allah’ım sen de her şeyi görür işitirsin benim şeyhim ya da filan hazretleri de görür ve işitir!’(Hâşâ!) demekle meni gibi pis bir sıvıdan yaratılan ve karnında iki kilo pislik taşıyan bir insanı Allah gibi yüceltmiş olursunuz… Oysaki gemideyken hiç te böyle düşünülmüyordu!

Yoksa Allahtan başka yalvarılanlar sadece karada mı görüp işitirler?

Her şeyi her an görme, iştme ve sıkıntıdan kurtarma gücü neden peygamberimizde yoktu? Her şeyi her an işitiyor olsaydı düşmanlarının planlarının tamamı boşa çıkmaz mıydı? Peygamberlerden daha mı değerliler de bunlar da Allah gibi işitiyorlar (Hâşâ!)

Bunlar günde en az kırk defa okudukları Fatiha suresinin ne manaya geldiğini de mi bilmiyorlar? İyyake na’budu ve iyyake nesta’in derken; ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz den ne anlamamız gerekiyor acaba?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.