İlk hafta heyecanı...

İlk hafta heyecanı...

Lig başladı.. 34 hafta sürecek olan heyecan da start aldı..
Evet değerli okuyucularım, Daum’un 3 yıl önce Fenerbahçe teknik direktörlüğünü bırakmasına sebep olan Denizlispor, bu defa Sarı-Lacivertli takım önünde aynı performansı gösteremedi..
Güiza’nın ilk ve son dakikalarda attığı 2 golle müsabakayı kazanan Fenerbahçe, böylelikle sezona mutlu başladı..
Futbol enteresan bir oyun!..
3 sezon önce Fener, kendisi için fevkalade hayati önemli olan maçı kazanamayıp şampiyonluğu kaybediyor, üstelik de teknik direktörünü kaybediyor.. Ama aynı teknik direktör yeniden geldiği takımının başında bu defa bir zamanlar işini kaybettiği stadtan muzaffer ayrılıyor.
Bir de şunu söyleyeyim..
Güiza’ya dikkat edin.. Kanaatimce esas patlamayı bu sezon yapacak!.. Geçtiğimiz sene kaçırdığı gollerle Fenerbahçelileri adeta fıtık eden Güiza İspanya’da gol kralı olduğu günlere dönecek gibi görünüyor..
¥
Şampiyon Beşiktaş ilk maçında 1-1’lik neticeyle karavana çekti..
İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında sevenlerini galibiyetle tanıştıramadı..
Belediyespor iyi takım.. Sert ekip.. Hele de İbrahim Akın’la çok canlar yakar.. Nitekim Beşitaş’ı da oldukça hırpaladılar.. Ancak görünen o ki, Beşiktaş daha lige hazır gözükmüyor..
Tabii, kesin konuşmak için daha erken.. Bekleyelim, görelim..
¥
Galatasaray Antep’te güldü..
3-2’lik galibiyetle Gaziantepspor’dan önemli bir galibiyeti kaptılar..
Arda.. Nonda.. Baros.. Kewel.. Aydın.. Gökhan Zan.. Servet Çetin..
Bunlar mühim isimler.. Maçı her an döndürebilecek kaliteli, etkili ayaklar.. 0 itibarla, Galatasaray bu lige ağırlığını koyabilecek takımların başında gözüküyor..
¥
Sivasspor ilk maçını evinde kaybetti..
Rakip de boş değil elbette..
Yılların Trabzonspor’u..
İhmale gelmezdi.. Ve gelmedi de..
Önce, Trabzonspor deplasmanda öne geçti.. Ardından, Sivasspor beraberliği yakaladı.. Ancak Trabzon’dan 2. golü yiyerek taraftarlarını yine üzdü..
Sivasspor’da bir şeyler oluyor.. Takıma sanki nazar değdi.. Eski hüviyetlerinde değiller..
Avrupa’da istenilen sonuçların alınamaması..
Lige yapılan kötü başlangıç..
“Ali binmiş alamete, gidiyor kıyamete” diye meşhur kelâm vardır..
Ve inşallah Sivasspor o sözdeki Ali’ye benzemez!..
¥
BİR BÜYÜK USTA DA GÖÇTÜ..
TBMM Üstün Hizmet Ödülü sahibi etnomüzikolog, çalgı bilimci, koleksiyoner ve araştırmacı-yazar Etem Ruhi Üngör’ün vefat haberini büyük bir teessürle öğrendim..
Zaman zaman görüştüğümüz bir önemli şahsiyetti Etem Ruhi Hoca!.. Kibar, zarif ve nüktedan bir 0smanlı beyefendisiydi.. Tanışmamıza, sağolsun tarihçi Süleyman Zeki Bağlan Hoca vesile olmuştu..
Geçmişteki bir futbol maçında kalp krizi geçirecek kadar büyük bir Fenerbahçe sevdalısıydı..
Niğde’de doğdu. Küçük yaşta İstanbul’a geldi.. İstanbul Belediye Konservatuvarı’nı 1955 yılında bitirmişti.. 65 yılda biriktirdiği 750 parçalık paha biçilemeyen çalgı koleksiyonuna sahipti..
Koleksiyonda, Sultan Abdülaziz’in 1840 Kosta Ventura yapımı lavtasından, Tanburi Cemil Bey'in 1887 yapımı Uzunyan yapısı tanburuna, Neyzen Tevfik’in alkol tedavisi için Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yatarken karyola demirinden yaptığı neyine, 17. yüzyıldan kalma ve ismi hâlâ belirlenemeyen çalgılara kadar eşsiz eserler yer alıyordu..
Etnomüzikolojialanındaki araştırmalarıyla uluslararası üne sahip olan Etem Ruhi Üngör Hoca, “Musiki Mecmuası”nı, kurucusu Sadettin Arel’in ölümünden sonra 47 yıl tek başına çıkarttı..
Rahmetli bu mecmuaya bizden de yazılar istemişti ve biz de memnuniyetle bazı yazılarımızı takdim etmiştik..
Etem Ruhi Bey’in bende iz bırakan en önemli hatırası ise; Çanakkale harbinde şehid düşen amcasına ait olan mektuptu..
Etem Ruhi Bey’in amcası, Çanakkale şehidi olan Hasan Etem Bey’in annesine yazmış olduğu o duygu yüklü satırları yine şu anda merhum olan Etem Ruhi Bey marifetiyle öğrenmiştim..
Evet, Etem Ruhi Üngör Hoca artık yok..
0 da berzah âlemine doğru kanatlandı..
Mekânı cennet olsun..
Yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi