30 Mayıs 2017 Salı5 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:33Güneş 05:28Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:36Yatsı 22:22
    • 24°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 18°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 97.654 -0.07
  • Altın: 146,028 0.25
  • Dolar: 3,5823 0.12
  • Euro: 3,9890 -0.28

Ülkeyi o yönetsin, seçime ne hacet!

Ahmet Kekeç

Basitleştirerek anlatayım ki, küfretmek için apartta bekleyen serseri takımı da anlasın:

Bir yasa çıktı... CHP’nin “vallahi haberimiz yoktu, geceyarısı çıkardılar” dediği yasaya göre, suça bulaşmış askerlere tanınan ayrıcalık ortadan kaldırılıyordu.

Muhalefetin “komisyon desteğiyle” son şeklini alan yasa genel kurula sunuldu ve “kabul” oyu aldı.

Böylece, bilumum darbeci, muhtıracı, cuntacı, andıççı, psikolojik savaşçı ve lahikacıya “sivil mahkeme yolu” açıldı.

Kafasına göre “tehdit” değerlendirmeleri yapan generaller...

İllegal yoldan “terörle mücadele birimleri” kuran jandarma komutanları...

Fişçiler...

Sivil mahfillerde racon kesen askerler...

Parlamentoya aba altından sopa gösteren üniformalılar...

Hepsi yargılanabilecekti.

Kenan Evren de yargılanabilecekti.

Kötü haberdi bu.

Demokratik normale müdahale etmeyi alışkanlık haline getirmiş tüm kesimlerin uykusu kaçtı.

En büyük tepki, her zaman olduğu gibi, CHP’den geldi.

Bu CHP, bir süre önce, genel başkanları marifetiyle “darbelerin soruşturulabileceğini, darbecilerin yargılanabileceğini, 12 Eylül’e bulaşmış komuta kademesinin mahkeme önüne çıkarılabileceğini” söylemiş, işbu “gece yarısı yasasının” psikolojik zeminini oluşturmuştu.

Bir şey oldu...

Ne olduysa oldu, “sosyal demokrat” CHP’miz “darbeciler” hakkındaki görüşlerinden vazgeçti. Komisyon desteği verdiği yasanın da anayasaya aykırı olduğunu seslendirmeye başladı.

Sonra ne mi oldu?

Sabih Kanadoğlu aldı sazı eline.

Şöyle dedi: “Anayasa değişikliği yapılmadan yasanın yürürlüğe girmesi büyük sorunlara neden olur. Ana muhalefet partisi, Anayasa Mahkemesi’nde bunun iptali için dava
açmalı. O da yetmez, askeri mahkeme, çıkarılan yasayı anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne göndermeli.”

Kanadoğlu, yasanın, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nden döneceğini/dönmesi gerektiğini, gerekli başvurunun anamuhalefet partisi ve askeri mahkeme tarafından yapılacağını/yapılması gerektiğini söylüyordu.

Öyle oldu.

Mahut yasa, CHP’nin “iptal” başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’ne gitti.

İnceleme sürüyor.

Kuvvetle muhtemel “iptal” kararı çıkacak.

Bir akıl daha verdi Kanadoğlu.

Dedi ki: “Anayasa maddeleri doğrudan uygulanabilir haldeyse, o takdirde mahkemeler yasayı ihmal ederler, doğrudan anayasayı uygularlar. Der ki askeri yargı ‘ben yetkimi görevimi anayasadan alıyorum, bu çıkardığınız yasayı uygulamıyorum, ben devam ediyorum.’ Tabi kendisine dosya gönderilmiş olan adli yargı da aynı şeyi yapabilir. Adli yargı da ‘anayasayı uygularım, bu davaya bakmam’ diyebilir.”

Öyle oldu.

Önce Genelkurmay Askeri Mahkemesi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde tutuklu olarak yargılanan M.Ş.M.’nin “yargılamanın sivil mahkemeye devredilmesi” talebine karşı çıkarak Kanadoğlu’nun önerisi doğrultusunda bir “içtihad” oluşturdu, sonra da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Çevik Bir hakkındaki suç duyurusuna “görevsizlik” kararı verdi.

Başsavcılık daha önce de görevsizlik kararı vermişti.

Kanun değişti, yine aynı kararı veriyor.

Başsavcılığın öncelikle “andıç” olayında ismi geçen kişilerin ve mağdurların ifadesine başvurması gerekiyordu. Yasa yürürlüğünü koruyor çünkü...

Başsavcılık “cari yasa”yı değil, Kanadoğlu’nu dikkate aldı.

Madem öyle, ülkeyi Sabih Bey yönetsin... Seçime ne hacet, parlamentoya ne hacet!

Biz de boş yere nefes tüketmeyelim buralarda...

Bize de yazık... Biz de can taşıyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.