23 Mart 2017 Perşembe24 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 12°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • -8°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 89.809 -0.88
  • Altın: 145,306 -0.07
  • Dolar: 3,6167 -0.04
  • Euro: 3,9083 -0.13

Kur’ân Vakfı Kurulsun

M. Şevket Eygi

Bid'at ehli, dini değiştirme ve bozma işlerini parasız yapmıyor. Onların dini imanı paradır. İman, İslâm, Kur'ân, Şeriat, Ahlâk-ı İslâmiyye hizmetlerini parasız yapanlar Ehl-i Sünnet ve Cemaat ulemâsı ve meşayihidir.

Hangileri?Gerçek ulemâ, gerçek meşayih...

Günümüzde maalesef din ile ticaret birbirine karışmıştır.

Allah'ın kutsal âyetleri çok ucuza satılmaktadır.

Hadîsler ticaret konusu olmuştur.

Bütün dinî yayınlar ve hizmetler para karşılığında yapılmaktadır.

Bu konuda istisnalar nâdir değil, enderdir.

Ümmet-i Muhammed için en büyük ayıp, tehdit ve tehlike mukaddes din hizmetlerinin ticarete, zenginliğe âlet edilmesidir.

İslâmî hizmetler ve faaliyetler tertemiz ve son derece saydam bir şekilde eda ve ifa edilmelidir.

Allah için yapılan bütün işler ihlâs ile yapılmalıdır.

Hizmetkârların bazısına, geçimlerini temin etmeleri için (fetva ve ruhsat ile)maaş ve ücret verilebilir.

Her hâlü kârda din, iman, Kur'ân, şeriat hizmetleri yaparak zengin olunmaz.

Din ve mukaddesat sömürücülüğü kadın satmaktan daha alçakça, daha çirkin, daha rezil bir iştir.

Din istismarı (sömürüsü ve ticareti) yapan eşkıya ve haşarat bertaraf edilmedikçe Müslümanların iki yakaları biraraya gelmeyecektir.

Ülkemizde yüzde yüz olmasa da hürriyet vardır.

Müslümanlar bir araya gelmeli ve çok güçlü bir KUR'ÂN HİZMETLERİ VAKFI kurmalıdır.

Bu vakıf çeşit çeşit Mushaf basmalı ve sermayesine yakın bir fiyata halka sunmalıdır.

Bu vakıf sahih mealler, tercümeler bastırmalıdır.

Bu vakıf Ehl-i Sünnet mezhebine uygun sahih tefsirler basmalıdır.

Bütün bunlar yüzde on kârla (o da işletme masraflarını karşılasın diye) halka sunulmalıdır.

Bu vakıf en iyi kağıda, en iyi tasarımla, en güzel şekilde ciltlenmiş hadîs külliyatları hazırlatıp millete sunmalıdır.

Bu vakıf sahih ilmihaller çıkartıp, akıl almaz ucuz fiyatlarla her eve bir ilmihal sunmalıdır.

Bu vakıf birkaç sene içinde ülkeyi on milyonlarca sahih din kitabı ile doldurmalıdır.

Müslümanların bu hizmeti yapacak paraları mı yok?.. Var var var ama yapamazlar.

Bunu kimler istemez?

Birtakım cemaat fanatikleri istemez.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat düşmanları istemez.

Kârlarına kesat gelmesinden korkan sömürücüler ve bezirganlar istemez.

Yahova Şahitleri, kendi dinleri için bizden bin kat daha ciddî ve etkili çalışıyor.

Mormonlor da öyle.

Bir kısım Müslümanları para hırsı bürümüştür.

Hizipçilik, fırkacılık tefrikaları Ümmet'i kasıp kavuruyor.

Ben yapayım, o yapmasın...

İhlâslı bir şekilde, ücretini Allah'tan bekleyerek dinî, imanî, Kur'ânî hizmetler yapanlar aslında en büyük ticareti yapmaktadır. Münafıklar, din sömürücüleri bunu anlayamazlar.

Sırf para kazanmak için içinde yanlış yorumlar bulunan meâl, tercüme ve tefsir kitapları hazırlatıp yayanlar ne korkunç bir ticaret yaptıklarını bir bilseler.

Din kitabı diye içinde bid'atler, bazen küfre götürecek fikir ve tezler bulunan te'lif ve tercüme kitapları yayınlayan kişiler hizmet ettiklerini mi sanıyorlar?

Elbette, ticarî müesseseler, yayınevleri vasıtasıyla da hizmet edilebilir ama:

1. Asıl amaç para kazanmak ve ticaret olmayacak.

2.Sahih niyet olacak.

3. Rıza-yı ilâhîyi kazanmak için olacak.

4. İçinde hatâlar bulunan meâl, tercüme ve tefsirler yayınlanmayacak.

5. Yayınlar Kitabullaha, Sünnete, icmâ-i ümmete uygun olacak.

6. Şazz, aykırı, bozuk, bid'at fikir ve görüşlere yer verilmeyecek.

Ciddî, vasıflı, dürüst, doğru, temiz ve hâlis niyetli yayınevleri faaliyetlerine devam etsinler ama yukarıda bahs ettiğim vakıf mutlaka kurulsun. Bu vakfın başına son derece kültürlü, ahlâklı, faziletli, karakterli, mürüvvetli, ehliyetli, liyakatli, becerikli, başarılı idareciler geçsin ve rızaen lillah, muhlisen lillah, hasbeten lillah hizmetler yapılsın.

Böyle bir vakıf kurulursa, Müslüman halkın milyarlarca dolarlık bağış yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Böyle bir şey münafıkların, din sömürücülerinin işine gelir mi?

ONLAR TERÖRİST DEĞİL, MÜCAHİTTİR...

1. Dinleri, vatanları, kimlikleri, kültürleri, halkları için savaşan Müslümanlara terörist demek çok yanlıştır. Onlara "Dinci...Aşırı dinci..." gibi yaftalar asmak da büyük hatâdır.

2. ABD, Etyopya ordusunu Somali'ye sokmuş, kendisine bağlı kukla bir rejim kurmak istiyor. Müslümanlar da bunu istemiyor, kendi vatanlarında hür, bağımsız yaşamak istiyor; yabancı işgal kuvvetlerine karşı direniyor. Niçin terörist olsunlar?

3. Müslüman gazetelerin, dergilerin, TV'lerin, radyoların, ajansların, muharrirlerin; dinleri, ülkeleri, halkları, kimlikleri için savaşan Müslümanlara kesinlikle terörist dememeleri gerekir. Ne desinler? Mücahid diyebilirler. Bu kelimeden korkuyorlarsa "Yerli direnişçiler"diyebilirler.

4. Fanatik, militan, harbî Siyonistler, Haçlılar ve onların içimizdeki yardakçıları emperyalizme karşı direnen kardeşlerimizi kötüleyici ve aşağılayıcı bir üslup kullanıyor, çeşitli yalanlar ve iftiralar yayıyor.

5. Tâliban'ın kız okullarını kapattığı, kızları okutmadığı iddiası iftiradır. Tâliban, kızlara İslâm'a uymayan kötü eğitim verilmesine karşıdır. Afganistan'ın Sovyetler tarafından işgal edildiği yıllarda üniversiteler ahlâksızlık yuvası olmuştu. Böyle bir şeyin devamını tabiî ki hiçbir Müslüman istemez. Kız çocukları, genç kızlar, kendilerine mahsus İslâm okullarında okuyacaklar, iffetli ve terbiyeli bir şekilde yetişecekler; istenen budur. Zaten bir Müslüman bundan başka bir şey isteyemez.

6. Somali'de Şeriat mahkemeleri rejimi kurulduğu vakit halk ve ülke nefes almıştı. Ülkeye güvenlik gelmişti.Siyonistler ve Haçlılar bunu hazmedemediler ve Habeş ordusunu oraya musallat ettiler.Netice malum: Kan, göz yaşı, zulüm, haksızlığın her türlüsü, güvensizlik, açlık, sürgün ve ölüm...

7.Somali, Nijerya, Afganistan,Kuzey Pakistan gibi yerlerde halk fakirdir ve Şeriat hukuku onlar için büyük bir nimettir. Avukat ve mahkeme masrafı yok. Genellikle bir günde, bazen birkaç günde karar çıkıyor. Mahkeme kapılarında bekleme yok, sürünme yok. Adaletin ucuzu, kolayı, zahmetsizi, çabuğu yeğ değil midir?

8. İngiltere'de de şeriat mahkemeleri kuruldu. Hattâ haber ajanslarının bildirdiğine göre, Müslüman olmayan İngilizler'den de bu mahkemelere başvuranlar varmış. Hüküm, karar ve i'lamlarden herkes memnunmuş.

9. Şu kuralı benimseyelim: Gayr-i Müslimlerin, hele Siyonistlerin ve militan haçlıların Müslüman kardeşlerimiz hakkındaki haberlerine ve iddialarına kulak vermeyelim. Ülkemizde dıştan şöyle veya böyle Müslüman görünen, gerçekte ise başka bir dine mensup olan Kriptolar vardır. Onlar da, mücahid kardeşlerimizi aşağılıyor, onlara hakaret ediyor. Bu Kriptolara da inanmayalım.

10. Bir Müslüman terörizmi benimsemez. Hiçbir suçu olmayan sivillerin, kadınların, çocukların öldürülmesine razı olmaz. Lakin dinleri, vatanları, halkları, kimlikleri ve millî kültürleri için işgalcilere karşı çıkan Müslümanlara da kolayca terörist dememek gerekir.

11. Irak'ta bir milyon (belki daha fazla) Müslüman öldürüldü. Milyonlarcası evini barkını bırakıp gurbete gitti...Afganistan harabeye ve viraneye döndü... Somali yangın yeri gibi... Nijerya'da iki yüz Müslüman caminin içinde tavuk gibi boğazlandı ve cami buldozerle yıkıldı...Bunları yapanlar mı teröristtir, yoksa vatanlarını işgalcilere karşı savunanlar mı?

12. Şimdiye kadar İslâm mücahidleri kaç kişi öldürdü? İşgalciler kaç kişi?..

İşgalciler Irak'ı böldüler, halkı Arap, Kürt, Sünnî, Şiî diye kamplara ayırdılar ve iç savaş başlattılar. Def olup gitseler bile kan dökülecektir.

Türkiye'de de aynı oyunları oynuyorlar.Türklerle Kürtleri, Sünnîlerle Alevîleri, dindarlar ile lâikleri, sağcılar ile solcuları çarpıştırmak istiyorlar. Onların oyunlarına gelmemeliyiz.

Bugün dünyada ABD ile en sıkı fıkı olan, en fazla işbirliği yapan İslâm ülkesi Suudî Arabistan'dır.

Adı İslâm Cumhuriyeti olan Pakistan ABD ile birlikte kuzeydeki kendi vatandaşlarını ve dindaşlarını vuruyor.

Acaba Müslümanlar uyanabilecek mi? Birleşebilecek mi?. Pek zor ama inşaallah...

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.