25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 22°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Çirkin siyaset bu olsa gerek

Abdulkadir Özkan

Demokratik açılım kavga açılımına dönüşmüş durumda. Sanki birileri siyasetteki sükunetten rahatsızdı ve ortalığın karışmasından, milletin içine yuvarlanacağı tedirginlikle "ne oluyor?" diye kendi kendine sormasından çıkar umuyorlardı. Siyasette zaman zaman sertlik, tartışma hatta çatışma elbette olacaktır. Ancak, son günlerde yaşadığımız tartışma ve karşılıklı hakarete varan sataşmaların arkasında CHP ve MHP demokratik açılım adı altında başlatılan ve Milli Güvenlik Kurulu'nun da onayladığı çalışmaları Amerikan Projesi olarak nitelendirdiler.. Halbuki CHP şimdiye kadar hep Milli Güvenlik Kurulu'ndan yanaydı ve çoğu zaman devreye girmesini isterlerdi.

Daha sonraki adımda CHP ve MHP içeriğinin ne olduğu hala kamuoyuna net bir şekilde açıklanmamış olan projenin ya da çalışmanın ülkeyi böleceği, ülkenin birliğini zedeleyeceği, hatta Yugoslavya'ya çevireceğini ileri sürmeye başladılar.

İddialar çok önemli. Ancak bu iddiaların ne kadar doğru olduğunu bilen yok.

Başbakan Erdoğan'ın "Demokratik açılıp projesi olarak takdim edilen çalışmaların aslında bir Amerikan Projesi olduğu" şeklindeki muhalefetten gelen eleştirilere , "Bunu ispatlamayan ahlaksızdır" şeklindeki cevabı tartışmayı giderek daha da sertleştirdi. Aslında muhalefetin eleştirisi de Başbakan'ın cevabı da sertti. Neticede tartışmalar it-kurt ithamlarına kadar vardı.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu tartışmada taraflardan birisinin yanında yer almak mümkün değil. Elbette bu arada AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın Abdullah Öcalan'ın idamını engelleyen düzenlemler sırasında MHP'nin hükumet ortağı olduğunu hatırlatarak Öcalan'ın asılmasının engellenmesinde MHP'nin de payı olduğunu açıklaması aslında tarihi bir gerçeğin ifadesiydi. Bu tartışmaya zamanın Adalet bakanı Hikmet Sami Türk'ün katılması ve Bahçeli'nin idamın gerçekleştirilmesini istediğini belirterek MHP'ye destek vermesi dikkat çekiciydi.

Çünkü, Bahçeli gerçekten idamın gerçekleşmesini istiyorduysa -H.Sami Türk'ün açılmaları istediğini gösteriyor- o zaman hükumetten çekilmesi gerekmez miydi? İktidarda kalarak ve idam cezasının geciktirilmesine katkıda bulunmak Öcalan'ın korunması anlamına gelmez mi? Şahsen idam cezasının kaldırılmasına baştan beri karşı olduğumu bu köşede çeşitli kereler ifade ettim. Çünkü, idam cezasının kaldırılmasını canilerin carn emniyetine saygı duyulurken masumlara duyulmadığı anlamına geldiğini düşündüm.

Bu arada demokratik açılım projesinin Amerika tarafından hazırlanıp uygulanmak üzere Türk Hükumetine ulaştırıldığı ve Hükumetin de bunu uygulamaya koyduğunu düşünmek ve kabul etmek kendi kendimizi küçük düşürür. Böyle bir iddiada bulunanlarda iddialarının ayağının yere basmadığını bilirler. Ancak, iktidarın böyle bir projeyi uygulamak için harekete geçmesinde ABD'nin hiçbir etkisi olmadığını söylemek, ABD Büyükelçisi'nin söylediklerini olduğu gibi kabullenmek de saflık olmaz mı?

ABD'nin Irak ve bölgeye yönelik yeni projeleri olduğunu bilmeyen yok. Özellikle Irak'tan askerlerini çektiğinde Irak'ın güvenliğinin nasıl sağlanacağı, dolayısıyla Irak'taki Amerikan çıkarlarının teminat altına alınabilmesi için yeni bir düzenleme peşinde olduğu da biliniyor.

Elbette terörü başımıza bela eden güçler bu belanın defedilmesi hususunda aktif olarak devreye girebilirler. Ancak, tek başına yabancı güçlere güvenerek yola çıkılmasının ve başarıya ulaşılmasının mümkün olmayacağını da bu ülkeyi yönetenlerin bilmesi gerekir. Çünkü, yabancı güçler önce kendi çıkarlarını düşünüler.

İşte bu noktada terörün sona erdirilmesi isteniyorsa ortamı germenin bir yararı yoktur. Herkes fikrini söylemeli teklifini sunmalıdır.Cumhurbaşkanı ya da Başbakan ile görüşmenin, proje hakkında birinci ağızdan bilgi almanın ülkenin bölünmesinde sorumluluk almak anlamına gelmeyeceğini MHP ve CHP liderlerine birilerinin hatırlatması gerekir. Belki görüşmelerde bir yanlış varsa gereken uyarıları yapma imkanı olabilir. Benden başka herkes haindir anlayışının ne derece doğru olacağını yeniden düşünmek gerekiyor. Buna karşılık iktidarda projesini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Bunun yolu da önce yeni bir anayasa yapılmasından geçiyor. Gerisi zaman kaybından ibarettir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.