Ekrem Kızıltaş

Ekrem Kızıltaş

Başörtüsü ve üniversite memurları

Başörtüsü ve üniversite memurları

Hatırlatmakta fayda var...

Üniversitelerde kayıtlar devam ediyor... Kayıtlarla ilgili açıklama ve uygulamanın birbirini pek tutmuyor olması ayrı bir mesele.

Yani eninde sonunda bir ikametgah belgesinin, bir nüfus cüzdan suretinin ya da alışkın olduğumuz başka türden evrakların da öğrencinin yanında bulunmasının kimseye fazla bir zararı yok.

Harçlar dışında alınan paralar ve bazı üniversitelerin de sağlık kurulu raporu istediği şeklindeki rivayet biraz sıradışı ama olsun. Gökten ne yağmış da yer kabul etmemiş.

Kayıtlarda yaşanan sıkıntıların başta geleni yine başörtüsü...

Üniversite imtihanına girmiş ve herhangi bir bölümü, bileğinizin hakkıyla kazanmışsınız.

Kayıt için okulunuza gittiğinizde, karşınıza çıkan görevliler, başı açık fotoğrafınızı istiyor, yetmiyormuş gibi kayıt esnasında da başı açık olmanız gerektiğini söylüyorlar.

Alışıldık bir durum ve sıkıntısını çeken çekiyor diye düşünmek mümkün...

İyi de, üniversite kayıt memurları, aynı zamanda kılık kıyafet kontrolü ile görevli memurlar mıdır ki?..

Bildiğimiz kadarıyla, hayır.

Kısa bir süre sonra üniversiteler açılacak ve 10 seneden fazla bir zamandır yaşadığımız sıkıntıları yine yaşamaya başlayacağız.

Üniversite kapılarında bulunan güvenlik görevlileri, başörtüleriyle okullarına girmeye çalışan kızlarımıza mani olacaklar...

Neye dayanarak yapacaklar bunu?..

Kapıda durup kızlarımızı başörtüleri ile içeri almamalarının sebebini soranlara, 'kanun' diyecekler.

Bu hususta kanun olmadığını, hatta var olan kanunun serbestiyet getirdiğini bilip, 'ne kanunu kardeşim?' diyenlere 'yönetmelik' cevabını verecekler.

Yönetmelik!.. Sihirli bir kelime.

Ama yönetmelik denilen şeyin, kanuna üstün olamayacağını dolayısıyla, kanunen serbest olan bir şeyin yönetmelikle yasaklanamayacağını bilip de, ısrar edenlere ise: 'Ben bilmem merkez bilir, emir böyle' diyecekler...

Malum, emir demiri keser...

Bu sene de böyle manzaralarla karşılaşacağımızı nerden mi biliyorum? Yıllardır böyle oluyor da oradan...

Evet diğer birtakım özelliklerinin yanısıra, bir 'hukuk devleti' de olması gereken ülkemizin garip durumlarından birisidir bu ve yıllardır da böyle devam edip durmaktadır.

Oysa, okul kapılarında duran güvenlik görevlilerinin kılık kıyafet kontrolü yapmaları hukuk-dışıdır ve böyle bir davranışta bulunmaları halinde cezayı gerektiren bir suç işlemiş olacaklardır. Bunu azıcık hukuk bilgisi olan herkes söyler ve söylemektedir de. Ama aynı konu, İç İşleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sorulan bir soruya verdiği cevapta da aynen yer almaktadır... İyi ama nasıl oluyor da halen bu uygulama devam ediyor derseniz, bunun cevabını ilgili kurumların vermesi gerekiyor.

Bu, ilgili hemen herkesin bildiği ve ama özellikle yetkili zevatın sümen altında tutmayı tercih ettiği bir husus, anlaşılan.

İşin özeti şu: Kanunen yasak olmamasına ve var olduğu iddia edilen kanuna aykırı yönetmelik de çocuklarımızın başörtüleri ile okullarına girişi ile alakalı bir düzenleme getirmiyor olmasına rağmen; birileri, kapılara koydukları güvenlik görevlilerine verdikleri kanunsuz emirlerle çocuklarımızı okullara aldırmıyorlardı ve anlaşıldığı kadarıyla yine aldırmayacaklar...

Böylelikle de, kapılardaki görevliler, onlara emir verenler ve o emrin kaynağı olan yönetmeliği yazanlar, suç işlemeyi sürdürecekler...

Hepimizin gözlerinin içine baka baka hem de... Hatırlatalım dedik; belki bir ilgilenen olur...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ekrem Kızıltaş Arşivi