27 Mart 2017 Pazartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 15°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,263 -0.10
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

İslam'ı seçtim

Fatma Tuncer

28. yaşında bir bayanım...Kendim aslen Rus'um ve hâlâ Türkçem düzgün olmadığından bu mektubu arkadaşıma yazdırdım. Ben iki sene önce Müslüman oldum ve hamdolsun şimdi hayatımı bir Müslüman olarak sürdürüyorum. Müslüman toplumlarda yaşayan insanların yaşadıkları toplumun kıymetini bilmelerini isterdim. Ben yaşadığım toplumda bu türden imkanlara sahip değildim. Babam ateistti, annem hrıstiyandı ama o bunu her zaman gizlerdi. O zamanlar bizim Çeçen komşularımız da vardı ve onların birbirlerine karşı hoşgörülü davranmaları ve yardımlaşma duyguları beni çok etkilerdi. Bunu babama sorardım ve babam bu insanları aptallıkla suçlar, bana bencilliği empoze ederdi. Ama içimden bir ses beni iyiliğe yönlendiriyordu ve babamın sözlerini kabul etmiyordum. O günlerde annemle babam çok kavga ederlerdi ve ben gizli gizli dua ederdim. Bir kere babam yakalamış ve çok kızmıştı. Annemle babam ayrıldıktan sonra bir arkadaşımla Türkiye'ye geldim. Temiz bir hayat yaşamak istiyordum ve bunun için bir şirkette işe girdim. Eşimle burada tanıştım. Eşimin doğru sözlü ve iyiliksever biri olması beni çok etkilemişti. O bana İslamı anlattı Müslüman oldum ve iki ay sonra da evlendim. Şimdi çok mutluyum... Başta söylediğimi bir kez daha tekrar etmek istiyorum, yaşadığımız toplumun kıymetini bilelim...

Klara Ş

Birey toplumun aynasıdır

* Bireyden topluma toplumdan bireye geçişkenlik gösteren kültürel bir servet vardır. Bu anlamda toplumun genel dokusu kültürel yapısı bireyleri, bireyler de toplumu etkilerler ve bu etkileşim her daim devam eder.

Sizin de ifade ettiğiniz gibi, Müslüman bir toplumda doğan çocuk hayata başlarken bir çok şeyi hazır buluyor. Ona küçük yaşta İslam'ın şartlarını, iman esaslarını, ibadet kaidelerini akadevi konuları öğreten ve yönlendiren bir aile ve çevreyle iç içe yaşıyordur. Böyle bir ortamda çocuk yeterli bilgi ve donanımlar hem bilgi anlamında hem yaşandı anlamında kısa sürede sahip oluyor. Ama sizin de ifade ettiğiniz gibi her nedense insanoğlu kolay elde ettiği şeyleri pek önemsemiyor, bunların üzerinde pek durmuyor. İslami bilgi ve bilinç alanında özellikle son yıllarda ailelerin ve sosyal kuruluşların ciddi çalışmaları oldu. Çocuklar okullar manevi eğitimden yoksun kalsalar da aldıkları kurs ve benzeri eğitimlerle bu eksikliği telafi etme yoluna gitmişlerdir. Sizin sözünüzü katılıyorum gerçekten bizler sahip olduğumuz iyiliklerin farkında olmuyoruz. Oysa bunun için bir anlık farkındalık yeterli. Bir anda gözlerimizi kapatıp da sahip olduğumuz nimetleri dikkate aldığımızda ve İslamın hayatımıza getirdiklerini düşündüğümüzde ne kadar da büyük bir manevi servetlere sahip olduğumuzu anlayabiliriz...Umarım sizin bu sözleriniz bizleri derin düşünmeye ve yaşadığımız kültürel değerlerin farkına varmaya teşvik eder...

Umutlarım kayboldu
* 23 yaşındayım... Askerliğimi doğuda yaptım ve gerçekten çok sıkıntılı günler geçirdim. Neyse ki, vatanımız için gittik ve görevimizi yaptık... Askerden sonra toparlanamadım. İçimde garip bir duygu var, kendimi kötü hissediyorum ve içedönük biri oluyorum. Bu yüzden iki kere işten çıkarıldım. Bir işte tutunamıyorum ve kendimi çok mutsuz hissediyorum. Beni en çok etkileyen şey de umutlarımın yitip gitmesi... Daha önceden hayaller kurardım, renkli bir dünyam vardı. Şimdi her şey karanlık, ve umutlarım kayboldu... Annemle babam çok dert ediyorlar ve beni doktora götürüyorlar. Ama ben iyileşeceğime pek inanmıyorum... Hayata neden küstüğümü anlasam belki de toparlanırım ama bunu hiç bilmiyorum... Belki de bunun nedeni askerlik sürecinde nişanlımın nişanı atmış olması da olabilir. Bu da beni yıktı. Artık kimseye güvenmiyorum, hiçbir mutluluğun sürekli olduğunu da kabul etmiyorum... Kendimi bir boşlukta hissediyorum... Bana neler tavsiye edersiniz?

R. Y

Yeniden tutunabilirsiniz

* Sanırım askerlik döneminde bir depresyon geçirdiniz ve hâlâ bu durumdan kurtulamadınız. Aile ortamından ayrılmanız ve farklı bir hayat alanına açılmanız bu sürece uyumunuzu zorlaştırmış olabilir. Çünkü bizler yeni bir duruma adapta olurken bazı sıkıntılar yaşarız... Ayrıca nişanlınızdan ayrılmanız da burada yaşadığınız zorluklara tuz biber olmuş ve bu saatten sonra neşenizin geri gelmeyeceğine ve güzel hayaller kuramayacağınıza inanmaya başlamış olabilirsiniz. Bunun için yine sizi bu alana iten düşünce kalıplarınızı değiştirerek ve geçmişi ait olduğu yere yani geriye göndererek işe başlayacaksınız. Bunun için, ne kadar olumsuz düşünce kalıplarınız varsa hepsini olumlu, pozitif anlam düzeneklerine dahil ediniz. Mesela, mutluluğu bir daha yakalayamam yerine, yine mutlu olabilirim diye düşünün. umutlarım yok oldu yerine hayata umutla bakıyorum, beklentilerime ulaşabilirim... tarzında olumlu düşünce kalıpları geliştermeye çalışın. Ayrıca ailenizin tavsiyelerine uyun ve bu dönem bir doktora gidin. Burada alacağınız yardım toparlanmanıza katkı sağlayacaktır. Ayrıca dışarı çıkın arkadaşlarınızla vakit geçirmeye çalışın, sosyal aktivitelere dahil olun, ailenizle birlikte vakit geçirmeye çalışın... Bütün bunların yanında günlük tutabilir ve burada duygusal aktarım yapabilirsiniz...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.