21 Temmuz 2017 Cuma26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 25°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 14°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,095 0.40
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

Zenginlerin İlim Ve Kitap İnfakı

Cemal Nar

Toplum içinde yaşayan zengin ve varlıklı insanlara da büyük görevler düşüyor. Onlar da en az, aldığınız kadar vermelidirler. Kendilerine ruh verenlere, can verenlere onlar da gelecek nesilleri iyi yetiştirmek amacıyla yardımcı olmalıdırlar.
Bu yüzden onlara düşen bir görev de yeni okullar, yurtlar, yuvalar açmak, kredi, burs vermek için yeni fakir çocukları bulmak, gurbette kalmış öğrencilere evler tutmak, onlara okuyacakları dergiler, kitaplar almak, kütüphaneler kurmaktır. Böylece, yetişen yeni nesillerle onlar da geleceklerinden emin olacak, rahat, huzur, güven içinde yaşayacaklardır. Bu sözler elbette İslam'ı dert edinenler, İslam için sancı çekenler içindir. Böyle olmayanlara bir sözümüz yoktur zaten.
Alimler, dünya sevgisinden, zevkinden, depdebesinden oldum olası uzaktırlar. Tahsil devresinde zaten uzaktır. İlmi elde ettikten sonra da eğitim öğretim, irşat ve tebliğ çalışmaları, kitap yazmalar, onları dünyalık kazanmaktan haliyle alıkor. Dolayısıyla dünya ile alim; şark ve garp gibi, birbirine uzak iki kelimedir genellikle. Birine gidildikçe, öbüründen uzaklaşılacak iki belde.
Alim dünyaya ibretle bakar, yaratıcısını tefekkür eder, hayranlığını “Sübhanallah!” diyerek açığa vurur. Kainat ve dünyanın her şeyiyle Allah’ı tesbih ettiğine inanır, belki hisseder, belki de bizzat duyar. Bu yönleriyle dünya, dünya değildir. Yani, Allah’tan alıkoyan değildir. Bilakis Allah'ın varlığını, birliğini, gücünü, kudretini gösteren koca bir alamettir, güzel bir işarettir.
Ama sevgisiyle dünya, şehvetleriyle dünya, eşyasıyla dünya, oyun ve eğlencesiyle dünya... malıyla, makamıyla, şanıyla, şöhretiyle dünya… bütün bunlarla beraber serîuzzeval, yani tez geçen, çabuk biten dünya. İşte Allah'tan alıkoyan dünya, bu dünyadır ve Allah ona lanet etmiştir. Allah’ın lanet ettiğine, alimler niye lanet etmesin ki; lanet olsun o dünyaya?
Dünya, bir tarafıyla, Allah’a düşmandır. İşi gücü Allah'a giden yolları kullara kapamak. Bu mel’una Allah, yarattığı günden beri bir kere olsun rızasıyla bakmamıştır. Allah’a düşman olan, Allah dostlarına düşman olmaz mı? Bütün süsü püsüyle kendini onlara arzeder de, ya aldatır, ya da ayrılık acısı çektirmeye çalışır. Dünya öyle bir mel’undur ki, Allah düşmanlarına dahi düşmandır. Çeşitli hilelerle onları aldatarak tuzağına düşürmüş, daha dünyada iken dahi saadetten mahrum etmiştir. Ahirette ise cehennemden başka ne vadetmiş ki onlara?!..
Allah teala, mü’minlere dünyanın tehlikelerini bildirmiş, kusurlarını ayıplarını göstermiştir. O yüzden hakikaten alim olanlar bunu anladı. Yani dünyayı tarttı, iyiliği kötülüğü karşılaştırdı ve onun için uğraşmaya değmeyeceğini kavradı da, vazgeçti ondan. Yüzündeki güzel kadın maskesini sıyırıp aldı da kurtuldu o cadıdan. Allah’ın verdikleriyle yetindi de emin oldu zilletten, alçaklıktan. Ayrılmadılar orta yoldan. Ne Budistler gibi terk ettiler, ne Materyalistler gibi içine gömüldüler. Gerekeni aldılar ve ayrılmadılar Allah’a kulluktan. Denge içinde yaşadılar. Onların önderi Hz. Resulullah ve Ashab-ı Kiramdır. Vasat bir ümmet olduklarını unutmadılar.
Hiç şüphesiz servet sahibi, makam ve şöhret sahibi zenginlere bu dünya çok yakındır ve çok tehlikelidir. Onlar da alimlerle oturarak, kitaplarını okuyarak bu dünya şerrini anlamalı, kurtulmak için de sevdiklerinde Allah yolunda infak edip harcamalıdırlar. Özellikle alimlerle istişare ederek her sınıf ve tabakadan, her yaş ve baştan insanlara kitaplar, dergiler, cd.ler hediye etmeli, kütüphaneler kurmalı ve yaşatmalıdırlar. Eğitim, öğretim, irşat ve tebliğ için ilim, sanat, kültür, medya, okul, üniversite gibi her alanı doldurmalıdırlar.
Yoksa dünya onları harcar, hem de hiç gözünün yaşına bakmadan. Ölüm geldiğinde aklı başına gelir ve “Rabbim, suçumu anladım, ne olur az daha ömür ver, kaçırdıklarımı kazanayım” der ama, yukarıda ayette gördük, bu yalvarışlar nafiledir, asla ertelenmez.






Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.