M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Hizmet bekleyen Türkiye

Hizmet bekleyen Türkiye

Kur'ân-ı Kerim'de kötü bir toplum için "Onlar namazı terk ettiler ve şehvetlerine uydular" buyuruluyor. Bugünkü Türkiye Müslümanları iyi bir Müslüman toplum mudur, yoksa kötü bir Müslüman toplum mudur?

Şu halimize bakalım:

1. Beş vakit namazı büyük ölçüde terk etmişiz. Namaz kılanların nisbeti yüzde on var mıdır bilmem.

2. Hür ve mukim musalli erkeklerin büyük kısmı cemaati terk etmişler.

3. Haram yeme yaygın hale gelmiş.

4. Riba, faiz yaygın.

5. Kadınlar tesettürü bırakmış.

6. Din konusunda zararlı, öldürücü, saptırıcı bid'atler çoğalmış.

7. Fitne ve fesat ayyuka çıkmış.

8. Bir kısım bid'atçiler kendileri gibi inanmayan ve bozuk meşreblerini paylaşmayan Müslümanları kafir ve müşrik ilan ediyor.

9. Kanaat bırakılmış israf, lüks, sefahat almış yürümüş.

10. Zekatlar öncelikle miskinlere ve fakirlere verilmiyor, sosyal adaletsizlik korkunç boyutlara ulaşmış.

11. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesi hakim olmuş.

12. Küfür ve dalalet ile sulh içinde birlikte yaşama yaygın hale gelmiş.

13. Her türlü nifak şikak, fısk fücur, fitne fesat, isyan tuğyan toplumu sarmış.

14. Emr-i mâruf ve nehy-i münker yapılmıyor.

15. Gaflet karanlıkları koyu mu koyu.

16. İmam-ı kebir yok, biat yok, birlik ve beraberlik yok.

17. Cemaat, hizip, fırka, tarikat, grup, klik taassubu azgın vaziyette.

18. Ümmet şuuru yok.

19. Din ve mukaddesat ticareti yaygın hale gelmiş.

20. Herkes faydasız, hattâ zararlı bilgiler öğreniyor; ilmihalini doğru dürüst iyice bilen çok azalmış.

21. Müslümanlar futbol kulübü tutar gibi parti ve cemaat tutuyor.

22. Emanete hıyanet çoğalmış.

23. Yalan, iftira, gıybet, verdiği sözü tutmamak, nemime genelleşmiş.

24. Dinî konular ayağa düşmüş.

25. Cahiller ve kendini bilmezler Kur'ân'ı kendi heva ve re'ylerine göre yorumluyor.

26. Sünnet ve hadisler inkar ediliyor.

27. Dall ve mudil reformcular sapıklık tohumları ekiyor.

İslâm toplumunda büyük ve genel bir ıslah hareketine girişilmelidir.

İnsanlar sahih itikada, beş vakit namaza, cemaate, ahlaka, fazilete, kardeşliğe çağrılmalıdır.

Müslüman toplum bedevî ve vahşi hoparlör kültüründen medenî ve yazılı kültüre yönlendirilmelidir.

Haydutlukların en iğrenci olan din sömürüsü engellenmelidir.

Zekatlar Kur'ân'a, Sünnete, şeriata, fıkha göre yerli yerinde ve dosdoğru verilmelidir.

Birtakım cahil, bedevî, nefs-i emmâresine mağlub kişilerin dinî konuları mıncıklamaları önlenmelidir.

Namaz konusundaki yüzde on, bir yıl içinde yüzde yirmiye, on yıl içinde en az yüzde elliye çıkartılmalıdır.

Ümmet içindeki çatışmalar asgarîye indirilmelidir.

Birtakım cahillerin ve sapıkların kendi ruhbanlarını ve din baronlarını erbab haline getirip putlaştırmalarına dur denilmelidir.

Yetmiş milyon Türkiyeliyi kapsayacak şekilde planlı programlı bir dinî hizmetler ve faaliyetler seferberliği başlatılmalıdır.

Bu faaliyet ve hizmetler ilimle, irfanla, hikmetle, ahlak ve faziletle, ihlasla yürütülmelidir.

Bu saydığım hizmet ve faaliyetleri kimler yapacaktır?

Bizim cemaatimiz, bizim Muhteremimiz, biz biz biz... Bize para verin, bizden başkasına kulak asmayın, dünyanın merkezi biziz... gibi laflar edenler saydığım hizmet ve faaliyetleri yapamaz.

Dinleri imanları para olanlar hizmet edemez.

Nice hizmet gibi görünen ve gösterilen şeyler vardır ki, hizmet değildir.

Hizmet hizmet hizmet istiyoruz.

AFGANİSTAN BATAĞI

1. ABD, Vietnam savaşından hiç ders almamışa benziyor. 2001'de terörizmle mücadele etmek ve demokrasi getirmek bahanesiyle Afganistan'a saldırdığı vakit, kolunu ne dehşetli bir arı kovanına soktuğunun farkında değildi. Aradan sekiz sene geçti, ABD ve müttefiklerinin Afgan savaşını kazanamayacakları gün gibi açığa çıktı. Bunu oradaki işgal ordusunun Amerikalı kumandanı da itiraf ediyor.

2. Tarihe bakalım: Büyük İskender, İngilizler ve Sovyetler Birliği Afganistan'ı ellerinde tutamamışlardı. Afgan savaşı, Sovyetler Birliği'nin yıkılma sebeplerinden biriydi. ABD de aynı akıbete uğrayacaktır.

3. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Taliban'ın tırnakları ojeli olduğu için bir Afgan kızının elini kestiklerini iddia etmişti. Bu, kocaman ve kuyruklu bir yalandır. Son otuz yıl içinde Afganistan'da en huzurlu en güvenli, en âdil yıllar Taliban rejiminin hakim olduğu zamanda yaşanmıştır.

4. Batılılar Afganistan'a kendi standartlarını getirmek istiyor. Bu ülke koyu Müslümandır ve Batı değerlerini asla kabul etmeyecektir. Orada zinayı suç olmaktan çıkartmak, fuhşu ve seks serbestliğini hakim kılmak, içki ve kumarı yasallaştırmak, toplumu dinsizleştirmek ve sekülerleştirmek mümkün değildir.

5. Şu anda ABD'nin kuklası olan Karzai rejimi ancak başkent Kabil civarında sözünü geçirebilmektedir. Ülkenin büyük kısmı Taliban kontrolü altındadır. Karzai rejimi kokuşma batağına batmıştır.

6. Karzai rejimini İslâm karşıtı Hindistan desteklemektedir.

7. Amerika, Afganistan'da mevzii küçük savaşlar kazanabilir ama Afgan savaşını kazanamaz.

8. Başkan Obama, Afgan savaşı meselesinde gerçekçi hareket etmiyor. Yapılacak en akıllıca iş, Taliban ile anlaşarak ve kalıcı bir barış imzalayarak o ülkeden çekilmektir. Kuzey Kore'deki ültra Komünist rejime nasıl tahammül ediyorlarsa Taliban'ın tavizsiz İslâmı'na da karşı çıkmasınlar.

9. Afganistan'da, ABD taraftarı bir rejim ve ordu kurarak savaşı "Afganlaştırmak" bir hayalden ibarettir. Vaktiyle Vietnam savaşını da böyle yapmak istemişlerdi. ABD ve müttefikleri çekildikten birkaç gün veya birkaç hafta sonra bütün Afganistan Taliban'ın eline geçecektir.

10. Afganistan'da ırk ve dil bütünlüğü yoktur. Ülkede yedi büyük etnik grup (Paştunlar, Tacikler, Özbekler vs..) yaşamaktadır, bunların dilleri ayrıdır. Ayrıca 30 mahallî lisan daha konuşulmaktadır. Halkın yüzde 42'si Paştundur.

11. ABD bir ara Vietnam'da 600 bin asker bulunduruyordu, savaşı yine de kazanamamıştı. Afganistan'da asker sayısını ne kadar arttırırsa arttırsın savaşı kazanmak imkan ve ihtimali yoktur.

12. Hindistan ve Pakistan Afganistan'da kendi nüfuzlarını tesis etmek istiyor. Hindistan'ı kendisi için büyük tehlike ve tehdit olarak gören Pakistan, bu ülkenin Hint nüfuzu dairesine girmesini asla kabul etmeyecektir.

Keşke ABD büsbütün batağa batmadan, daha büyük zararlara maruz kalmadan Afgan bataklığından çıkabilse.

Kendi ülkesinde, yaşadıkları bölgeye elektriği, televizyonu, buharlı veya motorlu aletleri, otomobilleri sokmayan, askerlik yapmayan, çocuklarını devlet okullarına göndermeyen püriten Protestan Amişlere tahammül eden, onlara izin veren ABD niçin Afganistan'da koyu bir İslâmî rejim kurulmasına tahammül edemiyor; oraya Batı'nın kokuşmuş demokrasisini, Sodom ve Gomore ahlakını getirmek için direnip duruyor?

Böyle giderse, Afganistan savaşı bir yenilgi ile son bulmaktan öte ABD'nin çökmesine, parçalanmasına bile yol açabilir.

(Bu yazıyı kaleme alırken, Gabriel Kolko'nun "Counter Punch"taki (23 Eylül 2009) "Afganistan Batağındaki Sekiz Yıl" başlıklı yazısından kısmen yararlandım.)

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi