Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Mevsim güzellikleri

Mevsim güzellikleri

Meclis açıldı...
Meclis haberleri ile başlayalım yazımıza...
Cumhurbaşkanı Meclis’e girince bütün partiler ayağa kalkmışlar, CHP’liler protesto mahiyetinde koltuklara çakılı kalmışlar...
İşte ciddiyet buna denir...
Gelen eski C.Başkanı A. Necdet Sezer olacaktı da görecektiniz...
Tek mekanizma ile hareket ediyorcasına CHP aşireti ayağa fırlar, belki de ayağa kalkmayanları söz ile haşlarlardı...
Bütün sıkıntıları, Çankaya’nın yad kişilere geçmiş olması...
Hele bir, Abdullah Gül, Deniz Baykal kadar “laikçi” olsun, siz bakın saygının şaha kalkmasına...

HAK-PAR eski Genel Başkanı Abdülmelik Fırat vefat etti...
Allah rahmet eylesin...
Hiç karşılaşmadım amma 90’lı yıllarda yazdığı yazıları severek okurdum... O yazılardan bir tanesi var ki hiç unutamam...
Mealen şöyle diyordu:
“Bizim Kürtler cahildir, anlayışsızdır, meselelere şartlanmışlıkla bakarlar...
Türkler devlet olarak Kürtlere haksızlık, zulüm yapmışlar...
Yanılgı buradadır...
Türkler haksızlığı sevmezler... Evet Kürtlere haksızlıklar yapılmıştır, amma kimler yapmıştır?
Türkiye’yi bugüne değin Türk kökenliler idare etmediler ki.
Türkler de zulüm gördüler, haksızlıklara maruz kaldılar... Onlar vakur hareket ederek sustular... Amma bizim Kürtler maksatlı olarak ırki sebeplerle bize zulüm yapıldı sanıyorlar...
Türk zalim değildir... Hele de inanan, imanlı bir Türk asla Kürtlere zulmetmemiştir, etmez...”

Bana gönderilen bir kitabta bir cümle gördüm, hiç aklımdan çıkmaz o cümle:
Yazar soruyor: “Sol nedir, solcu kimdir?..”
Cevabını kendisi veriyor:
“Hiçbir solcunun kutsalı olmaz...”
Başka bir söze hacet yok...
Öyle bir kelime ki yapı taşı gibi yerli yerine oturmuş...
“Solcunun kutsalı olmaz...”

Zihinlerde makul bir cevap bulamayan, son günlerin yekta meselesi “açılım” nedir?
Körlerin fil tarifi gibi kimin dili nereye dönüyorsa oraya doğru çekiliyor...
Gazetelerde “TSK’nın DTP açılımı” diye bir açılımdan söz ediliyor...
Açılım galiba Pandora’nın kutusu gibi bir şey olacak...
Kimileri öve öve bitiremiyor, kimileri yere yere batırmanın derdinde.
TSK bu güne kadar DTP’yi boykot etmiş, ancak iki gün önce boykotu kaldırmış... DTP’lilerin bulunduğu mekâna toplu halde teşerrüf etmişler...
Sakın ola fazla önemsemeyesiniz...
Olur ki bu açılımlarla birlikte “akreditasyon” diktası da kalkar...
Asla umutlanılmasın...
TSK, “akredite” ayrımcılığını kaldırmaz...
Kaldırılmasını düşünmez bile... Düşünürse laiklik elden ayaktan çıkar...
Zaten akredite bendelerin tamamı laiklik meftunları...
Askeriyenin tarif ettiği dine, yani kitapçıktaki saçmalıklara inanan, “yoluna baş koymuşuz” türküleri söylenen bir kavram..
Abdestli, namazlı, sakallı, başörtülü olacaksınız, üstünüzdeki akreditasyon kalkacak mı?
Kalkmaz!..
Kalkmasını düşünenler belki “vatan haini” sayılmazlar, amma değerleri tartışılır, reddedilir...
İçişleri Bakanımızın kotarmaya çalıştığı “açılım”ın asla ve kat’a muvaffak olamayacağını Türkiye’nin AB’ye girme imkânsızlığı seviyesinde görüyorum ben...
İnanmayan, sayın Beşir Atalay’a bir nebze soruversin...
DTP’lilerin akredite olmalarında bir gariplik var, fakat sır gibi kimse anlamıyor... Sonra göreceğiz ne imiş...
==================
Et-süt-bal ve börek var, ya halt yemek niye ki?
Namertlikle yol kesip merdim demek niye ki?
Madem her iş mutlaka olacağına varır
Bunca hay/huy, ayrıca, bunca emek niye ki?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi