20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 30°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 28°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,224 0.49
  • Dolar: 3,5208 -0.03
  • Euro: 4,0963 0.96

Küresel sermayenin patronları değişebilir mi?

Abdulkadir Özkan

Dünya Bankası ve IMF'nin İstanbul'daki yıllık toplantılarında küresel sermayenin patronları değiştiklerini bundan sonra daha insancıl olacaklarını belirterek işsizliğe, yoksulluğa, bebek ölümlerine, aç çocuklara, okula gidemeyen kızlara dikkat çekmişler, "Bu düzen değişmeli" mesajı vermişler. Sanki yer yüzündeki sosyal dengesizliklerin ve şikayetçi oldukları sorunların kaynağında kendileri ve yoksul ülkelere dayattıkları programları yokmuş gibi. Kısacası konuşmalar timsahın gözyaşlarından öte geçmiyor.

Bu arada korkutmayı da unutmamışlar. IMF Başkanı Kahn, "Kriz sonrası 90 milyon kişi aç kalacak. Savaşlar çıkacak" derken sanki ellerinde kesin bir bilgi varmış gibi konuşmuş. Belli ki küresel sermayenin patronları kendi ayıplarını gizleyebilmek için bir savaş öngörüyorlar. Bu arada Dünya Bankası Başkanı Zoellick de krizin sonucu olarak 60 milyon kişinin işsiz kalacağını, az gelişmiş bölgelerde 50 bin bebeğin öleceğini söylemiş. Sanki dünyanın pak çok köşesinde kriz öncesinde pek çok bebek ölmemiş gibi bir tavır sergileniyor. Öyle görünüyor ki geçmişteki rezilliklerini örtmeye çalışıyorlar. Yeni cinayetlerin temelini daha rahat atabilmek için dünya krizle korkutuluyor ve bundan sonraki tüm felaketlerin ve insanlığın yaşayacağı acıların sorumlusu olarak kriz gösterilmeye çalışılıyor.

Peki... Krizin sorumlusu hangi ülkeler ya da kimler? Herhalde gelişmekte olan ülkeler ile fakirler değil. Onlar sadece hayatta kalabilme mücadelesi veriyorlar. Dünyayı sömürenler yoksullar değil zenginler ve para sahipleri. Bu bakımdan dünya üzerinde nerede bir çocuk açlıktan ölüyorsa bunun birinci derece sorumlusu vahşi kapitalizmin ağa babalarıdır.

Hemen belirteyim ki en az 30 yıldır ülkemizin IMF proğramları ile ileri ülkeler seviyesine, insanımızın huzur ve refaha ulaşamayacağına dikkat çeker ve bu düşüncemizi her fırsatta tekrarlarız. İsteriz ki kürsel sermayeye esaretten ülkemiz kurtulsun, ülkemiz kaynakları hep sermaye sahiplerine akmasın, zenginliklerimizin geliri insanımız arasında dağılsın. Bunun yolunun da IMF değil ulusal proğramlarından geçtiğini hatırlattık.

Küreselleşme adı altında dünyanın küresel bir köye çevrildiğini, bu yolla sermaye sahiplerinin sömürü alanlarının genişletildiği ve sömürülerinin kolaylaştırıldığı da üzerinde durduğumuz bir başka konuydu.

Ne var ki küreselleşmeyi yararlı bir şey sanan iktidarlar her fırsatta IMF ve Dünya Bankası'nın kapısını çalmayı marifet bildiler. Bu noktada 2002 seçimleri öncesinde meydanlarda Başbakan Erdoğan'ın, "IMF ile ilişkimiz süreek ancak IMF proğramlarına sosyal bir muhteva kazandıracağız" sözlerini hatırlatmak istiyorum. O günlerde IMF proğramını kabul ettikten sonra uygulamada yoksul ve dar gelirleri kollayan düzenlemeler yapmanın mümkün olmayacağını, IMF'ye elini verenin kolunu da kaptıracağına dikkat çektik. Ancak, gerçekten IMF proğramlarına sosyal muhteva kazandırılabilinirse bunun da bir adım olacağını yazdık. Ne var ki AK Parti iktidarı seçim meydanlarında söylediği bu hususu da geçen zaman içinde unuttu. IMF proğramlarına sosyal muhteva kazandırmak iddiası bir kenara itildi. Ne var ki Başbakan küresel sermayenin patronlarına hitaben yaptığı konuşmada pek çok ters giden hususa dikkat çekti. Dünya üzerinde küresel sermayeye karşı tepkilerin artarak devam ettiğini belirterek, "Dışarıdaki protestolara kulak verelim" derken ülkemizde de işlerin iyi gitmediğini itiraf etmiş oluyordu. Bu sözlerin söylendiği günlerde IMF'den bir rivayete göre 48 bir başka rivayete göre 12 milyar dolar alınacağına dair haberler gazete sayfalarında yer alıyordu. Belli ki gerek paranın patronları gerek bu paradan faiz karşılığı borç alanlar bir yandan yakınmaya devam edecekler öbür yandan da bildikleri yolda yürüyecekler. Yani yine güçsüz olan altta kalacak, yine güçsüzler yokluğa mahkum edilecek.

O zaman toplantılarda söylenenler ve itirafların hiçbir ciddi yanı yok.. Türkiye olarak küresel sermayeyi elimizin tersi ile itebilecek noktaya gelmek zorundayız. Gerisi laf ola beri geleden ibaret.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.