D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Düşünce basını ve Ergun Göze

Düşünce basını ve Ergun Göze

Gazete günlük bir yayındır, hükmü 24 saattir. 24 saat sona erdiğinde, gazete nüshalarının yeri çöplük veya yeniden kağıt yapılacağı fabrikaya gidinceye kadar bekleyeceği hurdalıktır. Gerçi son yıllara kadar eski gazeteler kese kağıdı yapılırdı. Böylece, miadı dolmuş gazeteler de işe yaramış olurdu. Bazı gazetelerin “kesekağıdı bile olamayacağı” nüktesi bu devre mahsustur. Tahmin edilebilir ki, gazete kağıdından içine gıda maddesi konulacak torba yapılması yasaklanmıştır. “Yasağı uygulanır kılan esas unsur son yıllarda iyice yaygınlaşan, ucuzluğu ve hafifliği ile hem filenin, hem de kese kağıdının yerini alan, bu yüzden de zararları üzerinde henüz yeterince durulmayan naylon poşetlerdir” desek yanlış olmaz.
Türkiye’de basın başlangıçda fikir yükü taşımıştır. Bir çok düşünce adamımız gazetelerde yazarlık, başyazarlık yapmıştır. Ünlü ediplerimizin gazetelerde köşeleri olmuştur. Fakat, bilhassa 1950’lerden sonra, magazincilik fikir gazeteciliğinin önüne geçmeye başlamış, son yıllarda bu daha da etkili hale gelmiştir.
Gazetelerin fikir ihtiva ettiği dönemlerde, sayfa sayıları da bu kadar fazla değildi. (Dolayısıyla kâğıt ısrafı da bu raddelerde değildi!) O yüzden çok sayıda insan gazete biriktirir, ciltletir ve muhafaza ederdi. Artık bunun da neredeyse imkânsız hale geldiğini görüyoruz. Neyse ki, bu açığı, internet haber sitelerinin arşivleri kapatıyor. Bizim günlük yazılarımız da habervaktim.com’da muhafaza ediliyor, isteyen okuyucu, istediği yazıyı günü geçtikten sonra da okuyabiliyor!
Tercüman gazetesinin fikrî ağırlığının hissedildiği yıllarda, yani 1970’lerde Ahmet Kabaklı ile birlikte geniş bir kitleye düşünce öncülüğü yapan Ergun Göze’nin vefatı basının bu yönünü mütalaa etmek ihtiyacını doğurdu.
Şimdi okuyucu gazeteleri neden alıyor? Gazetelerde magazin ve spor sayfalarının gittikçe artmasına bakarak, magazin ve spor merakından diyebiliriz. Yine de bütün gazetelerde hafifletilmiş düşünce yazılarına rastlanıyor. Bu yazıların bazılarının çok hafif olduğunu söylemeye gerek var mı acaba?
Türkiye’de fikir mücadelesinin basın yoluyla da sürdürüldüğü 1970’li yıllarda, gazete okuyucusu önceliği fikre vermişti. Ergun Göze, 1960’larda başladığı yazarlığı Peyami Safa’nın bir nevi devamcısı gibi muhafazakâr bir entelektüel olarak sürdürmüştür. Elbette Peyami Safa gibi ünlü bir edebiyatçı değildi, ama onun gibi fransızcasıyla donanımlı bir yazar olmayı önemsiyordu. Onun dış dünyayı böylece takip ettiğini, fransızcadan yararlı tercümeler yaptığını biliyoruz. Ergun Göze’nin Peyami Safa’yı aşan tarafı, dinî duyarlılığının tabiiliği olmalıdır.
Tercüman’ın devri ne zaman kapandı?
Elbette 12 Eylülden sonra da Tercüman etkili olmaya devam etti. Fakat onun asıl tesirli olduğu dönem, 80 öncesi idi. Fikri önemseyenlerin düşünce bölünmelerinin şiddetli olduğu zamanlarda, en çok okuduğu Ahmet Kabaklı ve Ergun Göze gibi yazarlara, okuyucularının zaman zaman çok kızdıkları da olurdu. Bu yazarlar umumi çerçeveleri değişmemekle beraber, zaman zaman siyasî eğilimlere uygun düşmeyen yazılar da yazarlardı. Böylece biraz hiziplerin, meşreplerin dışına ve üstüne çıkarlardı. Yine de Tercümansız, Kabaklı’sız, Göze’siz olmazdı.
Tercüman tarihe gömüldükten sonra, Kabaklı muhtemelen Türk Edebiyatı Vakfı dolayısıyla da müessiriyetini sürdürdü. Ergun Göze’nin Tercüman sonrası basın hayatı, o kadar etkili olmadı. Bir yayınevi yöneticisi olarak güzel kitaplar yayınladı, fakat artık bir kesimin basındaki fikir öncüsü konumunu kaybetmişti. Üslup sahibi, medeni tavırlı, zarif bir insan olarak ömrünü tamamladı. Allah rahmet etsin.
İbrahim Canan hoca
Biz Ergun Beyle ilgili yazımızı yazarken, İbrahim Canan hocanın elim bir trafik kazası sonucu vefatını duyduk. Müteessir olmamak mümkün değil. Mayıs ayında Urfa’da Halil İbrahim buluşmalarındaki görüşmemiz meğer ki sonuncusu olacakmış. Bir rahmet temennisi de ona...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi