17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 21°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

Devletçi Öcalan’dan inciler!..

Abdulkadir Özkan

Terör örgütü PKK'nın elebaşısı avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada "Açılım hikaye, asıl amaçları PKK'nın tasfiyesi" demiş. Kürt açılımı ile çatışmanın sona erdirilmesi ve barışın sağlanması hedefleniyorsa terör örgütünün tasfiyesinden başka yol var mıdır? Kürt açılımı gündeme geldiğinde terörist başı hedefin bu olduğunu bilmiyor muydu? Her ne ise işin bu boyutunu bir yana bırakalım... Çünkü bu memlekette kimin neyi bilip bilmediği çok önemli değil... Genellikle bir takım insanlar kendilerine biçilmiş rolü oynuyorlar.

Terörist başının medyaya yansıyan açıklamalarında öyle noktalar var ki toplumun bu noktaları görmesi ve bilmesinde yarar var. Bir defa Kürt açılımını terörist başı tek başına AKP'nin bir planı olarak görüyor ya da öyle görmek istiyor ki devletin de aldatılarak bu işe alet edildiğini belirtiyor. Terörist başının şu sözleri sanıyorum bu gerçeği ifade için yeterlidir;

"AKP bu işte ciddi değil. Bunlar bir tek halkı aldatmıyorlar devleti de aldatıyorlar."

Görüldüğü kadar terörist başı ya eskiden beri olduğu gibi aldığı görev gereği noktada devletçi kesilmekte, devleti uyarma görevini yerine getirmektedir ya da bu işte bir terslik vardır. Bu memlekette yıllardan beri devlete öyle bir tarif getirilmiştir ki buna göre yasama ve yürütme sanki devletin dışındaki organlardır. Bir diğer ifade ile bu memlekette bazıları devlet deyince halkın oyları ile oluşan organları kastetmiyorlar. Onlara göre asker ve sivil bürokratların oluşturduğu bir devlet var, bir de halkın seçtiklerinin oluşturduğu yasama ve yürütmeyi kapsayan organ daha var. Çünkü, teörist başının devleti aldatmakla suçladığı AKP iktidarı devletten ayrı ve dışında oluşmuş bir yapı değildir, olamaz. Hatta yürütme organının uygulamaya koyduğu Kürt açılımı ya da demokratik açılımı devletin diğer kurumlarından ayrı ve habersiz uygulamaya koyduğunu düşünmek de ülkemiz gerçekleri ile bağdaşmaz. Zaten Terörist başı da devletin atanmışlar tarafından oluşturulmuş kurumlarının açılımdan haberdar olduklarını ancak aldatıldıklarını ileri sürüyor.

Bu noktada ister istemez müebbet hapse mahkum bu kişiyi kimler ya da hangi güçler konuşturuyor sorusu akla geliyor. Yoksa terörist başına destek veren bazı etkili kişi ve kurumlar mı var sorusunu sormadan insan edemiyor. Eğer böyle ise halkın seçtiklerinin oluşturduğu iktidarlar hiçbir açılım yapamazlar. Yapsalar bile bu açılım sınırlı kalmaya mahkumdur. Çünkü, bir demokratik açılım gerçekleştirilecekse bunun hedefi ülkede çatışmanın sona erdirilmesi ve barışın sağlanması olabilir. Bunun için de PKK terör örgütünün tasfiyesi ilk şarttır. Terör örgütü tasfiye edilmeden kalıcı bir barışın sağlanması mümkün olabilir mi?

Bu arada açılımla birlikte Kuzey Irak'tan Türkiye'ye dönüş yapan PKK'lıların hepside ağız birliği etmişçesine Öcalan'ın çağrısına uyarak geldiklerini söylemişlerdi. Böyle olunca da başlangıçda Öcalan'ın da açılıma hikaye olarak bakmadığı ciddiye aldığı anlamı çıkmaz mı? Sanki Öcalan başlangıçta açılımın peşine takılmış teröristlerin dağdan inmelerini istemiş ancak bundan bazı çevreler rahatsız olduğu için Öcalan'dan tavrını değiştirmesi istenmiş anlamı çıkamaz mı? Bir başka ifade ile başlangıçta iktidarın açılımına destek veren Öcalan daha sonra devlet diye nitelendirdiği bazı kurum ve kişilerin baskısı karşısında fikir değişikliği yapmış olabilir mi?

Elbette bu noktada Öcalan'ın devletten kimleri ya da hangi kurumları kastettiği önem kazanıyor. Devletin tüm organlarının açılım konusunda birlikte hareket ettikleri düşünülürken bir anda bu birliktelik ayrılığa mı dönüştü sorusu da akla geliyor.

Hemen belirteyim ki terörist başında bir takım olağanüstü güç ve yetenekler vehmediyor değilim. Ancak, hükümlü bir kişinin yürütmeyi karşısına alarak, samimiyetsizlikle suçlaması bu arada devletin de kandırıldığı gibi bir laf etmesini kendi başına söylemediğini düşündürüyor.

Gazetede yazdığı bir yazıdan dolayı hapse giren bir kişi her hafta avukatları aracılığı ile siyasi açıklamalar yapmış olsa neler olabilir sorusunun cevabı bulunmaya çalışıldığında ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.