26 Mayıs 2017 Cuma29 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:37Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:17
    • 16°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 97.713 -0.61
  • Altın: 143,932 -0.12
  • Dolar: 3,5669 -0.18
  • Euro: 4,0007 0.17

Boş kaynatılan siyaset kazanı

Abdulkadir Özkan

Siyaset meydanında kaynatılan siyaset kazanından derde deva bir sonuç çıkacağa benzemiyor. ANAVATAN ile DP'nin birleşmesi için ANAVATAN'ın kendisini feshetmesi sonucu ortaya çıkan ortak yönetim ve tek parti çoğunluğa göre alternatif oluşturabilecek gibi görünmüyor.

Pekçok siyaset eskisinin bir araya getirildiği, bir diğer ifade ile kendilerini siyasetin horozu sayan pekçok ismin bir araya getirilmesi sanıldığı gibi toplumun dikkatini üzerine toplamaya yetmeyecektir.

Yetmiş olsaydı geçmişte siyaset yaptıkları partiler silinip gitmezlerdi. Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu Başkanlığındaki DYP ve ANAVATAN partileri DP çatısı altında birleşebilselerdi bugünkünden çok daha fazla şansa sahiplerdi.

Abdullah Gül'ün seçimini engellemek için bu iki parti liderinin bazı çevrelerin telkinlerine uyarak Meclis toplantısına katılmayarak çoğunluğun sağlanmasını engellemeleri ile birleşim şansını yitirmiş oldular.

Yani yakaladıkları şansı elden kaçırdılar. Ardından Cindoruk'un da DP'nin başına geçmeden önce ve sonra Ağar ve Mumcu söylemini devam ettirmesi, adeta Baykal'ı taklit ederek Ergenekon avukatlığına soyunması birleşmenin ardından ortaya çıkan DP'nin de şansını büyük ölçüde yitirmesine yol açtı.

Siyasi partiler birtakım etkili çevrelerin desteğinden çok halkın desteğini almak için gayret gösterir, bunun için halkın ihtiyaçlarına cevap verecek proje ve programlar üretmek ve bunları topluma sunmak durumundadırlar. Etkili çevreler zaman zaman silinip gitmek üzere olan bazı partileri iktidar ortağı yapsalar bile bir süre sonra silinip gitmeleri kaçınılmaz oluyor.

Kaldı ki kendilerini merkez sağ olarak takdim edenlerin toplumu peşlerinden sürükleyecek psikolojik ortamları da kalmamıştır.

Bir zamanlar Demokrat Parti'nin devamı olduklarını söyleyenlere geçmişte Menderes'in liderliğindeki Demokrat Parti'ye oy vermiş seçmen uzunca bir süre kendilerini DP ile tarif eden siyasi partilere oy verdi.

Ancak geçen zaman içinde ortaya yeni bir program ve proje koyamadıkları için sahip oldukları psikolojik desteği de yitirdiler. Bugün artık Menderes'in Demokrat Partisi'ni bilenler de çok azaldı.

Kalanlar ise artık değişime uğrayarak kendilerini Demokrat Partili olarak tarif etmiyorlar.

ANAVATAN Partisi ise Özal'ın genel başkanlığındaki ikinci seçimle birlikte inişe geçmiş, Özal'ın Cumhurbaşkanlığına çıkması ile erimeyi sürdürmüş ve sonunda sıfırı tüketme noktasına gelmiştir. Bir başka ifade ile ANAVATAN'ın kalan seçmenini de diğer partiler kendi etraflarında toplamıştır.

Öte yandan Doğru Yol Partisi adını Demokrat Parti olarak değiştirmiş olmakla birlikte çok geçmeden DYP yeniden kurulmuş ve teşkilatlanmaya başlamıştır. Ne kadar seçmen toplayabilir bilinmez ama eski DYP seçmeninin kafasını karıştırmaya yetecektir.

Tüm bu izahların ardından ANAVATAN ile DP'nin birleşmesini sıfırların toplamı da çarpımı da aynı sonucu verir diye özetlemek mümkündür.

Bu arada Mustafa Sarıgül ve Abdüllatif Şener'in partileşme hareketleri de siyaset arenasında kaynatılan boş tencerenin malzemeleri olmaktan ileri gidemeyeceğe benziyor. Birisi CHP'nin diğeri de Ak Parti'nin dağılmasını beklemek üzere yola çıkmış izlenimi veriyorlar.

Türkiye'de siyaset sahnesi çok kısa zamanda değişebilir, beklenmedik gelişmeler olabilir.

Ancak, bu beklenmedik gelişmelerin olabilmesi ancak siyasete siyaset dışı güçlerin müdahalesini gerektiriyor. Sanıyorum varlığını demokrasiye borçlu olan hiçbir siyasi parti böyle bir gelişmeyi bekleyemez, beklememesi gerekir.

Kaldı ki artık gelinen noktada ülkemizde siyasete doğrudan ya da dolaylı müdahale döneminin kapanması toplumda ortak dileğidir.

Bir avuç azınlığın hâlâ siyaseti yönlendirme çabaları ve istekleri devam ediyor olsa da eskiden olduğu gibi rahat hareket etmeleri mümkün görünmüyor.

Millet artık seçtiklerinin iktidar olmasını, iktidardan sadece kendisini almasını istiyor. Vekalet vermediklerinin kendilerini milletin yerine koymalarını istemiyor.

Kısacası önümüzdeki dönem demokratikleşmeden ve özgürlüklerden yana olan siyasi partilerin dönemi olacaktır.

Dış desteklerle kendilerine siyaset sahnesinde yer açmaya çalışanların dönemi kapanmış görünüyor.

Bir takım zorlamalarla siyaset meydanında yer alanlar ne kadar kaynatırlarsa kaynatsınlar boş kazandan derde deva bir sonuç çıkmayacağını göreceklerdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.