22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 29°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 29°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Gül: Damıtılmış düşünce...

Ahmet Taşgetiren

Dünkü yazımda, Cumhurbaşkanı Gül'ün tavırlarının "damıtılmış" niteliğinin altını çizdim. Bunu, belki başkaları da yararlanır ümidiyle, biraz açmam gerektiğini düşünüyorum.
Bir kere Gül'ün, AK Parti kurulurken, çok iyi bir çizgi analizi yapmış olduğunu düşünüyorum.

Erbakan hükümetinde dış işlerden sorumlu başbakan yardımcısı, sonra Refah'ın Avrupa Parlamentosu'ndaki temsilcisi...

Bunlar az bir tecrübe değildir.

Bu tecrübe Gül'e, Refah çizgisindeki bir siyasi temsilin Amerika'da, Avrupa'da ve İslam dünyasında nasıl bir karşılık bulacağını göstermiş olmalıdır.

D-8 tecrübesi, İslam dünyasına ilişkin projelerin gelişme-tıkanma noktalarına dair gözlemler sunmuştur.

Koalisyon görüşmeleri, Meclis tecrübesi, söylenen sözlerin bir gün karşınıza çıkma gerçeği...

Ve 28 Şubat, Refah'ın düşürülmesi, kapatılması, Refah -halk ilişkilerindeki düşüş- yükseliş seyirleri... Söylemlerin halktaki-aydınlardaki karşılığı...

Refah'tan koparken, tüm bunların tahlil edilmediğini sanmıyorum.

Sayın Gül'ün, bir ortamda şunları söylediğini hatırlıyorum:

-İki kişi arasında ne konuşuyorsak, onu kamuoyu önünde de konuşabilecek bir siyaset çerçevesi oluşturmalıyız.

Sonunda AK Parti oluşumu gerçekleşti.

AK Parti oluşumundan Gül'ün cumhurbaşkanlığına kadar geçen süre bile, gören için, sayısız tecrübelerle doludur.

Bütün bunlar, benim "Damıtılmış tavır" dediğim şeyi kazandırmıştır Abdullah Gül'e.

Dikkat eden görür ki, Gül bazı konularda çerçevelenmiş düşünceler seslendiriyor.

Mesela, alın açılım vs. konusunu...

Nasıl başlıyor Gül bu konuların değerlendirilmesine?

Terörü dışlayarak başlıyor.

Tunceli'de de aynısını yaptı.

-Terör bitmezse sorun çözülmez dedi.

Bu, en temel devlet felsefesi.

-Terör olduğu sürece, polisin, askerin dışında 'Benim de gücüm var' dendiği sürece hiçbir sorun çözülmez."

Cumhurbaşkanı bunu bütün açılım taleplerinin-tasarılarının önüne koyuyor. Eminim ki bunu DTP'lilerin huzurunda da söylemiştir, Diyarbakır'a gitse orada da söyleme ihtiyacı duyar.

Bu çok temel bir yaklaşım.

Mesela, "Ordu" konusu.

Ne diyor Cumhurbaşkanı Gül?

-Güçlü ekonomi, güçlü demokrasi, güçlü ordu.

Bunu, güçlü ülkenin üçlemesi olarak sunuyor. Birçok konuşmasında yer aldı bu üçleme.

Evet güçlü ordu lazım ama güçlü demokratik yapı içinde... O da güçlü ekonomi ile atbaşı gider.

Bu yaklaşım slogandan ibaret değil. Bir düşünce zeminine oturuyor.

Orduyu, son zamanlardaki kimi söylemlerde egemen olduğu gibi dışlamıyor. Ordusuz devlet olmaz çünkü.

Cumhurbaşkanı Gül, bu düşüncesini TSK'nın önünde de ifade ediyor, anti militarist çevrelerin önünde de... Çünkü kendine göre damıtılmış bir mantığı var bu tavrın.

Cumhurbaşkanı Cemevi'ne kompleks duymadan, çok rahat gitti. Ayakkabılarını çıkardı, galoş giymedi, hayır, ibadethane olduğu için değil, kendi evine, ana babasının evine girer gibi girdi.

Cumhurbaşkanı Gül, geçen yıl Kurban Bayramı namazını Diyarbakır Ulu Camii'de kılacaktı, rahatsızlığı sebebiyle gidemedi. Eminim orada da çok rahat hareket edecekti. Camide saf tutacak,

sonra dışarı çıkıp, halkla kucaklaşacaktı. Belki bilebildiği kadarıyla Kürtçe sözler söylemekten kaçınmayacaktı.

Tunceli'de çocuklarla, genç yaşlı hanımlarla nasıl bir iletişim kurdu? Bence bunlar da damıtılmış tavırlar. Abdullah Gül, bunları spontane de yapabilir. İçinden geldiği Kayseri kültürü, bu insani ilişkileri ona kazandırmıştır. Ama bence Tunceli'deki o görüntülerde bile bir damıtma hassasiyeti mevcuttu.

O hassasiyet bence şu cümlelerle somutlaşabilir:

-Ben gideyim Tunceli'ye ve hem devletin hem Abdullah Gül çizgisinin (Bence belirgin sünni Müslüman kimlik çizgisi) Tunceli insanına sevgisini en coşkun beden diliyle ifade edeyim.

İşte böyle.

Cumhurbaşkanı Gül'ün, dış politikaya ilişkin değerlendirmelerine bakın, hepsinin "çerçeve" niteliğinde yaklaşımlar olduğunu görürsünüz. Çünkü siyasette, devlet yönetiminde ağzınızdan çıkan her şey, aleyhinize delil olabilir. Lozan müzakere zabıtlarını okuduğunuzda görürsünüz ki, orada temsilciler, sık sık "Bu sözünüzü not ediyorum" diye kayıt düşerler.

Ben, siyasete soyunan her kişinin, hele temsili konumlara sahipse, böyle damıtılmış ve içselleştirilmiş bir siyaset anayasasının olması gerektiğini düşünürüm.

Siyaset adamlarının zor zamanları sürekli olur ve o zamanlarda, damıtılmış ve içselleştirilmiş düşünceler imdada yetişir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.