18 Ekim 2017 Çarşamba27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 15°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

‘Hepiniz mikropsunuz’

Ahmet Kekeç

Kitap fuarına gitmedim... Upuzun yolculuğu göze alamadım. Benim gibi kalık ruhlar için Edirne yahut Kırklareli’ne gitmek gibi bir şey... Ne gereği var durup dururken!

Metropolün göbeğinde olsaydı koşar mıydım?

Koşmazdım.

Bu kez uzaklıktan değil, kalabalıktan yakınırdım. İnsanoğlu nankördür...

Kaldı ki, ihtiyacım olan kitapları daha yüksek indirimle, insanların birbirini çiğnemediği mekânlarda zaten edinebiliyorum, ne diye “huzurumu” bozacağım!

İkincisi...

Hoşlanmıyorum bu tür toplumsallıklardan... Hiçbir zaman da hoşlanmadım. Panayır görüntüsü canımı sıkıyor... İmza kuyrukları “irrite” ediyor... Masa başında “müşteri” bekleyen ve gelenin geçenin gözüne bakan muharririn tayfası içimi acıtıyor. Üzülüyorum.

Üçüncüsü...

Şaşırmak istemiyorum.

Ezkaza, Cumartesi günü orada bulunsaydım ve değerli “Çılgın Türk” Turgut Özakman’ı o halde görseydim ne yapardım? Bir “çılgınlığa” kalkışır mıydım?

Kalkışırdım herhalde...

Turgut Bey, zahmet etmiş, taa Ankara’lardan kalkıp Balkan Yarımadası’na kitap imzalamaya, okurlarıyla sohbet etmeye gelmiş.

Hakikaten zahmet etmiş...

Dün bir internet sitesinde fotoğraflarını gördüm. Gerçek mi diye baktım...

İnanamadım, bir daha baktım...

İnanamadım, bir daha...

Evet, dibine kadar gerçek... Telefon kulübesini andıran cam fanusun içindeki kişi, yazar Turgut Özakman... Yüzünde, sadece gözlerini açıkta bırakan beyaz bir maske var... Ellerde sterilize eldivenler...

Fanusun üzerindeki tabelada “Turgut Özakman” yazıyor.

Karıştırmayalım, başka yazarlara meyletmeyelim diye yazmışlar herhalde.

Değerli ve gözümüz gibi sakınmamız gereken Turgut Bey, cam kulübenin içinde oturuyor...

Kulübenin önünde kalabalık bir okur kitlesi var. Ellerinde, yazarlarının son numarası olan “Cumhuriyet” kitabı... Kitap imzalatmak, “laik cumhuriyet düşüncesinin yaşayan en büyük temsilcisi” olan yazarlarıyla söyleşmek için bekliyorlar ama... Yazar “söyleşmeye” pek istekli değil.

İstikrahla oturuyor cam fanusun içinde, istikrahla bakınıyor...

Kimseyle birebir temas kurmuyor.

Hiçbir okurunu “görüş alanı” içine sokmuyor.

Bir cumhuriyet yazarı değil, adeta “monarşik” bir varlık...

İmzalanacak kitabı, “vezne deliği” süsü verilmiş boşluktan, yine kendisi gibi maskeli korumasından alıyor, ıslak imzasını kondurduktan sonra aynı vezne boşluğundan korumasına uzatıyor. Koruması da okurlarına iletiyor...

İnanamadınız değil mi?

İnanın.

Bu bir imza etkinliği...

Gayet steril, “mikroplardan arınmış”, tertemiz bir imza etkinliği...

Gözümüz gibi sakınmamız gereken Turgut Özakman’ımız, böylece domuz gribi mikroplarından korunmuş, daha “faydalı” eserler vermek üzere ömrüne ömür katmış oluyor...

Güzel, değil mi?

Güzel ama, ben Turgut Özakman okuru olsaydım üzülürdüm. Bu kılıkla insanların karşısına çıktığı ve “hepiniz mikropsunuz” demeye getirdiği için de fena halde içerlerdim. Gider, Yekta Güngör Özden okuru olurdum... Vural Savaş okuru olurdum... Bedri Baykam okuru olurdum...

Böyle diyorum ama, önyargılı olmak istemem. Belki de insanlardan gizlediği bir rahatsızlığı vardır...

Bilmiyorum...

Bir rahatsızlığı varsa geçmiş olsun ve Allah şifalar versin...

Bir rahatsızlığı yoksa yine geçmiş olsun... İlaveten de Allah akıl fikir versin...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.