25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 28°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 18°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 24°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 31°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,619 0.05
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Haccı terk edenin Günahı (3)

Cemal Nar

Bu konuya kaldığımız yerden devam edelim bi-iznillah.


Hasan-ı Basri’nin, Hz. Ömer’den rivayet ettiği şu söz de dikkat çekicidir: “İstiyorum ki şu beldelere bir kısım insanlar göndereyim. Onlar da, güçleri yettiği halde hacca gitmeyen insanları tesbit ederek, onlara (Yahudi ve Hıristiyanlardan aldığımız vergi olan) cizye vergisi yüklesinler. Onlar Müslüman değildirler, onlar Müslüman değildirler.”( Muhtasar İbn Kesir I. 303.)


Doğrusu Hz. Ömer’in bu sözleri, ayetin son cümlesi nazar-ı itibara alındığında gayet uygun düşmektedir.


Evet Rabbimizin de, Hz. Peygamberin ve Hz. Ömer’in de bu ifadeleri “Tağliz, şiddet ve tehditte mübalağa” olarak alınsalar bile,( Sabuni, Safvet’tüt Tefasir ter. V. 395.) işin ciddiyeti ortadadır. Zira peygamberimiz “İslam’da hac yapmamak yoktur.”( Ebu Davud, Hac, 3. (1729); İ. Canan, age. V. 298) buyurmuştur.


Burada hac yapmama kelimesinin aslı “Saruret”tir. Bunun değişik anlamını izah eden İbrahim Canan neticede şöyle söylemektedir: “Görüldüğü üzere ‘İslamda Saruret yoktur’ hadisi, hac yapabilecek güçte olan kimseye, kadın olsun erkek olsun hac etmemek için ileri sürebileceği her çeşit mazeret kapısını kapamaya müteveccihtir.”( İ. Canan, age. V. 299)


Bütün bunlar bize şu hadis-i şerife hemen uymamızı gerektirir:


“Hac yapmak isteyen acele davransın.”( Ebu Davud. Menaşik 6 (1732) İ. Canan, age. V. 299)


Beyhaki şu ziyadeyi getirir: “Zira sizden hiçbir kimse, başına ne gelecek bilemez; hastalanacak mı fakir duruma mı düşecek?”( 7 İ. Canan, age. V. 300. Kenz-ul Ummal, V. 5-24)


Bu ve benzeri hadislerden haccın fevrî, yani farz olur olmaz hemen geciktirmeden yapılmasını anlayan müçtehidlerimiz olmuştur. Ebu Hanife, İmam Malik ve bir kısım Şafi ulemasının görüşü böyledir.


Bunlara göre mazeretsiz ertelemek vebaldir.


Ancak İmam Şafi, Evzai, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed, bazı deliller getirerek haccın ömrî, yani ömür içinde hangi senede olursa olsun haccetmenin kafi olduğuna kail olmuşlardır. Onlar da acele etmeyi teşvik eder, ertelemeyi tavsiye etmezler ama bunu bir günah olarak görmezler.


Tahdis-i nimet olur inşallah, hamdolsun haccı bizzat yaşadım, fakirin de kanaati odur ki, bu ibadeti genç yaşta eda etmek daha güzeldir. İbadetler içinde hac, özellikle genç işidir.


Memleketimizde “Genç iken gidersek, daha sonra günah işlemekle haccımızı kaybedebiliriz. Yaşlanınca gidelim ki günahlarımız tamamen affedilsin” anlayışı yanlıştır.



www.cemalnar.com

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.