16 Aralık 2017 Cumartesi26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:42Güneş 08:15Öğle 13:07İkindi 15:23Akşam 17:45Yatsı 19:11
    • 16°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • -11°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Düştüğünde kalkabilmek Maddi düşmeler 2

Fatma Tuncer

Düşmelerimiz sadece fiziksel ya da duygusal alanımızda gerçekleşmez, hayatımızın bazı dönemlerinde maddi düşüşler, maddi çıkmazlar da yaşarız... Her şey yolunda gidiyor derken, beklemediğimiz durumlar ortaya çıkabilir ve bunun sonucunda da paramızdan, malımızdan, maddi varlığımızdan bir şeyler kaybedebiliriz. Elbette, bizi yere seren her sarsıntı, her düşüş bir travmayı da beraberinde getirir... Ama hayatın bir imtihan dünyası olduğunu ve malın da ihtiyaçlarımızın giderilmesini sağlayan bir araç olduğunu idrak etmeyenlerin bu düşüşleri daha sert ve sarsıcı olacaktır...

Yaşadığımız dünyada bağımlı kaldığımız ya da bağlandığımız enerji alışverişinde bulunduğumuz bazı özel nesnelerimiz vardır. Bunların bir kısmı fiziksel varlığımızla bir kısmı da duygusal mekanizmalarımızla alakalıdır... Anne baba ve kardeşlerimize, yakınlarımıza, dostlarımıza, eşyalarımıza, yaşadığımız toprağa bağlıyızdır... Ancak sevdiğimiz nesnelere geliştirdiğimiz bu bağlılık duygusu, bağımlılık patolojisinin dışında bir durumdur. Yani, insan olarak sevdiğimiz bütün nesnelere bağlıyızdır ve onlarla sevgi alışverişinde bulunuruz, bu normal bir süreçtir. Ama bağımlılık onsuz asla yapamam esasına dayandığından bir tür patolojidir....

Günümüz insanı, sevdiği değer verdiği kişilerle ilişkilerini iyileştirmek yerine aşırı bir mal bağımlılığına müptela oluyor ve vaktini enerjisini bu alana sarf ediyor... Bu kimselerin doyumsuzluğu sonuç olarak, onları sürekli biriktirmeye ve biriktirdikçe de bencilleştirmeye doğru götürüyor... Dinimiz, sahip olduğumuz malların, nerede ve nasıl kullanılacağını belirlemiş bu konuda gerekli ilkeleri bizlere vermiştir. Buna göre, mallarımız, ihtiyaçlarımızı gidermek, hayır ve hasenat yapmak açısından önemli birer araçtır. Fakat modern insan, malı bir araç olmaktan çıkarıp amaç haline getirdiğinden, sürekli ihtiraslar üretiyor, tutkular geliştiriyor... İhtirasların zirveye çıktığı bir yerde ise, maddi kayıplar büyük travmalara neden oluyor.

Maddi düşüşler, gerçek anlamda, kişinin fiziksel varlığını sürdürmesi için gerekli olan, olanakların zarar görmesi ve yoksulluğun ortaya çıkması olarak tanımlanırken, insanlar çoğu zaman elzem olmayan mallarının azalmasında da yoksunluk psikolojisine düşmektedirler. Çünkü günümüz insanı değer üretmek, yerine ihtiras ve tutkular üretmeye yöneliyor....

Her şey normal seyrinde devam ederken, yaşadığımız bir felaket sonucu malımızdan bir şeyler eksilmiş olabilir. Hayatımızdan eksilenler ise, bir boşluk duygusunu, bir uyum sürecini de beraberinde getirir.

Peki böyle durumlarda neler yapabiliriz?

Her şeyden önce, eksilen, kaybolan, elimizden uçup giden nesneleri tekrar geri koymamız mümkün olabilir, bunu bilmeliyiz. Eğer elimizden çıkanlar, bir başkasının açgözlülüğü neticesinde olmuşsa, burada hakkımızı arayarak, kayıplarımızı telafi etme yoluna gideriz... Bunun ötesinde yapabileceğimiz tek şey ise, malın da canın da Yaratıcı'dan geldiğini kabul edip rıza göstermek olmalıdır... Bilmeliyiz ki, yaşadığımız her kayıp bir imtihandır ve sabırla karşılanmış her imtihan mükafata tabidir.

Ve unutmayalım ki, her an toprağa bir şeyler dökerek gidiyoruz... Maddi varlığımızdan bir şeyler eksiliyor ve yol boyunca kayıplar veriyoruz... Sağlığımızdan, maddiyatımızdan, vaktimizden, enerjimizden bir şeyler kaybediyoruz... Yürüyoruz ve yol pek de uzun değil, düşmelerimiz ise bu yoldaki imtihanlarımızdır....

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.