25 Eylül 2017 Pazartesi5 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:47Öğle 13:03İkindi 16:24Akşam 19:05Yatsı 20:25
    • 33°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 102.091 -1.95
  • Altın: 146,953 0.67
  • Dolar: 3,5323 1.18
  • Euro: 4,1978 0.66

Provokatörlerin yakasına yapışılmalı

Abdulkadir Özkan

Reşadiye'de 7 askerimizin şehit edilmesinin arkasında resmi olarak olayın failleri hakkında hiçbir açıklama yapılmamış olmasına rağmen sokaktaki vatandaş hemen hükmünü verdi ve hain saldırıyı PKK'nın işi olarak nitelendirdi. Her akşam televizyon haberlerini izleyen insanların tüm eylemlerin arkasında PKK'yı görmesinin oluşturduğu bakış açısı ile bu tür bir olayı başka kimlerin yapmış olabileceğini düşünmesini engellemektedir. Çünkü artık insanımız için terörle PKK eş anlamlı hale gelmiştir. Arada bir PKK dışı bir takım terör örgütleri ya da gizli servislerin taşeronlarının devreye girmesi insanımızın bakışını değiştirmiyor.

Halkımızın genel değerlendirmesi böyle olmakla birlikte Reşadiye'deki hain saldırının bir provokasyon olduğu hususunda bu konu ile ilgili uzman kişilerde bir ortak görüş ortaya çıktı. Hatta 1993 yılında Bingöl'de 33 askerimizin şehit edilmesi olayı ile Reşadiye'de yaşananlar arasında bağ kurulmaya başlandı. Bu bağda gerçeklik payı olabilir de olmayabilirde ama kafalarda böyle bir çağrışımın olması sanıyorum bu konu üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini gösteriyor.

Uzmanlar olayı yorumlarken sorumlu olarak PKK'yı göstermiyor. Söz gelimi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan olayı "Gizli servislerin yapmış olabileceğine" dikkat çekerken Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, "Örgütlerin işbirliği var gibi görünüyor" şeklinde yorumluyor. Buna karşılık Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu(USAK)Başkanı Sedat Laçiner, alışılmışın dışında bir saldırı olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Zamanlaması çok önemli, yeri çok önemli ve provokasyon olduğunda hiç şüphe yok. İster DHKP-C yapmış olsun, ister PKK yapmış olsun, isterse bazı çeteler yapmış olsun hedef olarak aralarında bir fark görmüyorum. Bu bir derin devlet, derin PKK işbirliği ile yapılmış bir şeye benziyor."

Reşadiye saldırısının ardından DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ise "Bu saldırı Bingöl'de 33 askerin şehit edilmesi gibi" diyerek bir takım çetelere dikkat çekiyor.

Elbette ki çeşitli yorumlar yapılacak ve bu yorumların içinde doğruya ulaşanlar olduğu gibi ulaşamayanlar da olacaktır. Ancak ülkenin içinde bulunduğu şartlarda insanlar yorumlarını yaparken serinkanlı olmak, mümkün olduğunca işin aslına ulaşmaya çalışmak durumundadırlar. Bu arada bazı açıklamalarla da hedef saptırılmaya çalışılacaktır. İşte bu tipleri iyi bilmek, onların oyununa gelmemek gerekir.

Çünkü, bir provokasyon gündeme geldiğinde bunun hemen her sahada uzantıları devreye girecek, kamuoyunu yanıltmaya çalışacaklardır. Kısacası toplumun dikkatini ilgisi olmayan kesimlere yöneltmenin gayreti içinde olacaklardır.

Provokatörlerin eğer devlet içindeki uzantıları, medyadaki ayakları tasfiye edilebilirse amaçlarına ulaşamayacaklardır. Ancak, bunun için yeni bir yapılanmaya, geçmişten gelen çeteleleşmelerin kökünün kazınmasına ihtiyaç vardır. Bu bakımdan Ergenekon yapılanması üzerine gidilmesi demokratikleşme açısından büyük önem taşıyor.

Bunu söylerken Ergenekon davasında haklarında soruşturma açılmış olan herkesi elbette çete üyesi olarak görmek ve nitelendirmek yanlış olur. Bu konudaki nihai kararı yargı verecektir.Yargının kararı kesinleşmeden bir takım kimselerin suçlu ilan edilmesi geçmişten gelen hastalığın günümüzde nüksetmesi anlamına gelecektir.

Sözü uzatmanın anlamı yok. Belli ki bu defa Reşadiye saldırısının provokasyon olduğu hususunda görüş birliği oluşmuştur. Bu çok önemli bir gelişmedir. Ancak, tek başına yeterli değildir. Oluşan bu görüş birliğinin netice verebilmesi için provokatörlerin mutlaka yakasına yapışılması gerekiyor. Bu yapılamadığı sürece bir noktada birleşilmiş olması bir takım laf salatalığından öte gitmeyecektir.

Bu da adına ister gizli servisler, ister çeşitli örgütlerin işbirliği, ister derin devlet derin PKK diyelim provokatörlerin yaptığı yanına kalacak ve bu da onları bundan sonraki davranışları konusunda cesaretlendirecektir.

Provokatörlerin yakasına yapışma hususunda iktidarı ve muhalefeti ile bir konsensüs sağlanması şart görülüyor. Ne var ki, CHP ve MHP böylesine hain saldırıların arkasından bile yaptıkları açıklamalarla iktidarı suçlayarak oy hesabı içine girebiliyorlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.