21 Ekim 2017 Cumartesi30 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:49Güneş 07:15Öğle 12:56İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:43
    • 14°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,185 -0.02
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Okula gitmek istemiyor

Fatma Tuncer

7 yaşında bir oğlum var. Oğlum bu yıl okula başladı. Ama okula başladıktan sonra hiç beklemediğimiz sorunlar ortaya çıktı. Ders çalışmayı ve okula gitmeyi hiç sevmiyor ve her sabah ağlayarak gidiyor. Okuldan geldiğinde "Anne ben okula gitmek istemiyorum, beni gönderme" diye mızmızlanıyor. Bu konuyu öğretmeniyle de görüştüm ama öğretmen çok içe kapanık olduğunu söylüyor ve bir psikoloğa götürmemizi tavsiye ediyor. Ekonomik sorunlarımız nedeniyle psikoloğa götüremiyorum ve son günlerde oğlumda göz tikleri de ortaya çıktı. Yapma diyorum tamam diyor az sonra tekrar başlıyor. Çok gergin özellikle pazartesi günleri çok ağlıyor ve okula gitmemek için yalvarıyor. Oğluma yardımcı olabilmek için neler yapabilirim? Z. S

Geçici olabilir
Okula başlamadan önce büyük bir heyecanla bekleyen çocuklar, okul açıldığında hiç beklemediğiniz davranışlar gösterebilirler. Çocuk yaşadığı gerginliği ruhsal ve bedensel şikayetleriyle ortaya koyuyor. Bu şikayetler arasında sizin de ifade ettiğiniz gibi, karın ağrısı, baş ağrısı, ağlayıp sızlanmalar görülebilir. Burada çocuk anneden ayrıldığı için yoğun bir kaygı ve stres yaşamaktadır ve böyle zamanlarda çocuk annenin başına bir şeyler geleceği endişesine kapılır. Burada çocuğun kaygısını azaltma işi öğretmene ve anneye düşmektedir. Öğretmen, çocuğun kaygısını azaltmak için onu bilgilendirmeli ve duygularını aktarmasına fırsat tanımalıdır. Ayrıca çocukla ilişkilerinde şefkatle yaklaşmalı, onu takdir etmeli ve kendini ifade etmesi yönünde teşvik etmelidir.

İfadenizden anladığıma göre çocuğun okulda yaşadığı kaygı ve stres göz tiklerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Çünkü tikler genellikle iç gerilimin dış dünyaya yansıması olarak ortaya çıkar. Göz kırpma bu yaşlarda çocuğun yaşadığı sorunla ilgili olarak ortaya çıkabilir. Ancak bu durum, çocuğun kaygılarını arttıran sorunlar ortadan kalktığında ortadan kaybolur. Bunun için çocuğun tiklerine vurgu yapmayın ve okula niçin gitmek istemediğini sorun, duygularını paylaşın. Bu konuda neler yapabiliriz tarzında sorular sorun ve birlikte çözüm üretmeye çalışın. Öğretmenle de bu konuyu görüşün. Zira öğretmenin çocukla kurduğu ilişkileri, sevgi ve şefkat eksende devam ettiği sürece sorun bir süre sonra ortadan kalkacaktır.

Eğer sorununuz daha uzun süre devam ederse, Bazı belediyelerin ücretsiz psikolog desteği var buralara başvurabilirsiniz.

Ceza nasıl olmalı?
Benim 3,5 yaşında bir kızım var bu sene onu kreşe verdim. Kızım kendini çok rahat ifade edebilen bir çocuktur. Öğretmenlerinin de ilgi odağı olmuş ve oradaki ilgiyi evde de görmek istiyor. Kızım çok başına buyruk hareket etmek istiyor, istediği her şeyi yaptırmaya çalışıyor, ve benimle inatlaşıyor.

Oyuncaklarını dağıtıyor kızım topla diyorum tamam diyor ama sözünde durmuyor yapmıyor. Geç vakte kadar uyumuyor ve uyu desem itiraz ediyor... Ben de farkında olmadan onu cezalandırmak adına hep tehdit etmişim. Şimdi hatamı biliyorum ama yine de zorlanıyorum. Cezalandırma nasıl olmalı? Ona zarar vermeden nasıl ceza verebilirim? Z. K

Cezada şiddet olmamalı
Cezanın nasıl olması gerektiği konusunda daha önce de çeşitli sorular aldık ve bu konuyla ilgili cevaplar yazdık. Aynı şekilde sizin sorunuza da cevap vererek cezanın bir şiddet unsuru olmadığını ifade etmek isterim.

Ceza deyince, ilk etapta, kişinin canını acıtacak uygulamalar, katı kurallar ve kısıtlamalar akla geliyor. Oysa ceza daha çok çocuğun doğru davranışı öğrenmesi noktasında başvurduğumuz bir uygulamadır ve onu sevdiği şeylerden kısa süreli mahrum bırakma şeklide olur... Şunu da ifade edeyim ceza her zaman en son başvuracağınız araç olmalıdır. Ancak böyle bir şeye ihtiyaç duymuşsanız da, cezayı çocuğu sevdiği bir şeyden bir süreliğine mahrum bırakarak yapınız. Mesela, çok sevdiği arkadaşına bir hafta götürmemek, bir süreliğine parka izin vermemek, sevdiği bir şeyi almamak gibi... Burada çocuk, anne babanın kendisine eziyet verdiğini ve sevmediğini düşünmemeli aksine, davranışını üzerinde düşünmeli ve yaptığı hatayı anlamalıdır. Ceza verirken tutarlı olmaya özen gösterin. Eğer çocuğa şu davranışından dolayı, arkadaşına götürmeyeceğim" dediğiniz halde, sözünüzden cayarsanız, çocuk için söylediğiniz sözün inandırıcılığını kaybedersiniz. Bunun için sözlerinizde tutarlı olun ve çocuğa niçin böyle yaptığınızı anlatın. Ayrıca kızınıza uyması gereken kuralları anlatın ve uymasını sağlayın. Çocuğun her istediğini yapmayın, gerektiği yerde hayır demeyi bilin. Çocuk çevresi tarafından ilgi çekerek, istediği her şeyi yaptırmaya çalışıyor olabilir. O nedenle onunla ilişkilerinizde itidal üzere hareket etmeye çalışın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.