25 Mayıs 2017 Perşembe28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:38Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:32Yatsı 22:16
    • 15°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 98.314 0.61
  • Altın: 144,066 0.19
  • Dolar: 3,5732 0.14
  • Euro: 3,9941 0.01

Ulusalcılar emperyalizmin dünkü Truva Atı mı?

Abdurrahman Dilipak

Avukat Erdal Doğan’ın çarpıcı bir tesbiti var: Milli Güvenlik Belgesini GLADİO hazırladı..
Bunun anlamı şu: Ulusalcılar Emperyalizmin Truva Atıdır. En azından düne kadar bu böyle idi.. Ağa, kahyasını değiştirmek isteyince, strateji değişikliği, yeni konsept bunu gerekli kılıyor. Ama tetikçiler bunu anlamak istemiyor. Şimdi ise rolleri gerçek kişilikleri imiş gibi, bu defa eski efendilerinden hesap sormaya kalkıyorlar..
Dünya hızla değişiyor.. Ve bu süreçte her şey değişecek.
Taşlar yerinden oynadı bir kere.. Geri dönüşü yok..
Dünyada yeni bir düzen kurulacak. Yeni dengeler oluşacak. Eski yapıların tümü tasfiye olacak.. Bu süreç istese de istemese de, ABD, AB ve İsrail’in bile birlikte durdurabilecekleri bir süreç değil..
Tamam esnafda sıkıntı var. İşsizler ordusu eritilemiyor. Ama öte yandan makro ekonomik göstergeler, kamu bütçesinde durum, en azından diğer ülkelere göre daha iyi. Zaten bu göstergeler de kötü olsa, vatandaşın durumu daha da kötü olurdu. Şunu da görelim ki, IMF, Dünya Bankası, OECD gibi kuruluşların, 2010 ve 2011 yıllarında Türkiye'nin dünyada en hızlı büyüyecek ülkeler arasında ilk sıralarda yer alacağını teyit ettiklerini bildirdi.
Tarihin kavşak noktalarından birinde bulunuyoruz ve bizler tarihin yaşayan tanıklarıyız.
Bu gelinen nokta öyle Ergenekon, Tekel işçileri, esnafın durumu ile açıklanabilecek bir nokta değil..
Bugün rüzgar Türkiye’nin elini güçlendiriyor, ama ufak-tefek engeller yüzünden bir türlü hareket edemiyoruz. Yarın şartlar nasıl gelişir bilmiyorum ama, sular akarken kovaların doldurulması gerekir.. Yağmur yağarken barajlarınızı dolduramıyorsanız yaz sıcağında ne yaparsınız bilmem..
2 Nisan 2005 tarihli AA’dan geçen New York mahreçli bir haber: “ABD Başkanı George Bush'un göreve geldiği 2001 yılından bu yana ABD'nin borcu hızla artarak 5.7 trilyon dolardan 7.8 trilyon dolara çıktı..”
2000’lerin başında “ABD'nin bütçe açığı 1.35 trilyon dolar” şeklindeki haberler duyulduktan kısa süre sonra, ABD gibi güçlü bir devlet açısından bu borcun çok da önemli olmadığı konuşuluyordu. Ama yine de işlerin yolunda gitmediğinin ilk işareti gibiydi bu haberler.. Ne var ki, ABD Irak’a girmiş, Irak’ın servetine, petrolüne el koymuştu.. Ama beklenen olmadı. Irak halkının ahı tuttu ABD’yi ve bütçe açığı arttı. Borsa krizleri, iflaslar yaşandı.
Daha sonra şöyle bir haber düştü gündeme: “ABD bütçe açığı rekora koşuyor. ABD'nin 2008 yılı bütçe açığı rekora koşuyor. ABD'nin bütçe açığı 765 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştı.” ABD'de 2008-2009 mali yılında bütçe açığı 1.41 trilyon dolar, yani GSYH'nin yüzde 9.9'u olmuştu.
Ve bugün, ABD'nin 1.6 trilyon dolarlık bütçe açığı beklentisi, gayrisafi yurtiçi hâsılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 11'ine denk geliyor. Dahası ABD'de geçtiğimiz aralık ayında bütçe açığı 91.85 milyar dolar oldu. Böylece, bugüne kadarki en fazla aralık ayı bütçe açığı kaydedildi.
Gördüğünüz gibi batı cephesinde işler hiç de iç açısı değil.. Türkiye'nin kamu borçlarının GSYH'ya oranı yüzde 40'ın altına indi, ama AB ortalaması çoktan Maastricht Kriteri olan yüzde 60'ı aşmış durumda..
Şimdi “Ne olacak bu AB’nin, ABD’nin hali” diye düşünmenin zamanı.. “Batsınlar” demek kolay, ama bu kriz bütün dünyayı vurur.. Okyanustaki deprem iç denizlerle Tsunamilere dönüşür.. Avrupa artık “hasta adam”.. Ve Avrupa’nın sıkıntısının etkileri şimdiden bizi vurmaya başladı bile.. Batı Yakasının hikayesinin yeniden yazılması gerekiyor. “Uygar batı” derin bir sarsıntı geçiriyor.. Bugünki hali ile tam da “Kendisi himmete muhtaç bir dede, nerdeki gayrıya himmet ede” sözünü hatırlatıyor bize.
AB ülkelerinde 2008 itibarı ile AB tanımlı borç stoğunun GSMH’ya % olarak oranı şöyle: En kötü durumda olan İtalya %105.8, onu %97.6 ile Yunanistan takip ediyor.. Belçika %89.6.. İngiltere %52, Fransa %68, Almanya %65.9.. Türkiye’de durum %39.5.. AB ülkeleri arasında en iyi durumda olan Türkiye.. Toplam konut kredileri ve geri dönüş konusunda Türkiye, AB ve ABD’ye göre en düşük risk grubunda.. İngiltere’de toplam konut kredilerinin GSMH’ya oranı % 85.. ABD’de %74, AB ortalaması %47, Türkiye %3.6 2007 rakamları ile..
Kamu borç stoğunun GSMH’ya oranı itibarı ile Japonya %220 ile en kötü durumda.. Onu İtalya izliyor %120, ABD %100, Türkiye %48’le Almanya’dan da İngiltere’den de G20’lerin ortalamasında da iyi durumda.. Bütçe dengesinin GSMH’ya oranı açısından en kötü durumda olan İngiltere. Onu Japonya, Japonya’yı da Amerika izliyor. Sırası ile diğer ülkeler Hindistan, Fransa ve İtalya..
2009’da dünyada büyüme %-2.2 oranında geriledi. ABD %-2.5 geriledi. Euro bölgesinde %-3.9. Doğu Avrupa’da bu oran %-5.8 oldu.. ABD kendi can derdinde. Başbakanın 3 çocuk çağrısı boşuna değil. AB ülkelerinde işsizlik %10’a ulaşırken nüfus hızla yaşlanıyor. Batıda yaş ortalaması yükselirken, şirketleri devralacak yeni nesil yetişmiyor.. AB ülkelerinde karı-koca ve üç kişilik bir ailede, en az bir kişi psikolojik tedavi görüyor, en az bir kişi bir defa intihara teşebbüs etmiş, en az bir kişi uyuşturucu kullanıyor, ya da ileri derecede alkolik, ilaç bağımlısı.. En az bir kişi çarpık ilişki yaşıyor ya da aile içi şiddet ve tacize maruz kalmış.. Böyle bir aile düşünün.
Tam da böyle bir zamanda Türkiye’de oynanan oyuna bakın. Laiklik ve rejim paranoyası, irtica ve terör senaryoları, başörtüsü tartışmaları, muhalefetin durumu, sokak gösterileri.. Darbe anayasasının avukatlığına soyunanlar, insan hakları, hukuk devleti ve demokrasi taleplerini bölünme korkusu ile engellemeye çalışanlar..
Gerçekten ne olacak bu Batının hali ve gerçekten ne olacak bu, Mustafa Erdoğan Sürat’ın deyimiyle bizim Sovyet’in hali böyle?
Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.