20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 14°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 82.166 -0.16
  • Altın: 147,844 -0.28
  • Dolar: 3,8195 -0.27
  • Euro: 4,0719 0.02

Bekleyin inananlar bahar gelecek bahar!

Abdurrahman Dilipak

Rahmetli Erdem Beyazıt (1939-2008) “SEBEB EY!” adını verdiği şiir kitabında da yayınlanan bir şiirinde şöyle diyordu:
Dünyanın kalbini dinle geliyor adım adım
Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun
İnsan barışa dursun selama dursun zaman
Sabır savaş zafer. Adım: MÜSLÜMAN
Erdem Beyazıt’a bu “Sebeb Ey” adını nereden bulduğunu sormuştum da, “Annem..” demişti. Annesi bir olayla karşılaştığında öyle dermiş.. “Hem olayın mantiki sebebi, hem de bir kaderin tecellisi için esbabını yaratan Allahı (cc) hatırlatan bir imanı ifade ediyor bu” derdi..
Sebeb ey!
12 Mart sonrası yayınladığım haftalık ADIM dergisinin başlık kenarında bu şiir vardı.. O günki heyecanımdan hiçbir şey kaybetmedim.. Hz. Musa’nın Tihan etmesi gibi adım adım yürüdük biz bu yollardan. Arkamızda, hüzünlerden renk almış, “güneş rengi bir yığın yaprak”.
“Çile” dolu günlerdi. Bilirdik ki, “çile insanı olgunlaştıracaktır..” Bilirdik ki “Yarınki Türkiye” de Nureddin Topçu ne diyordu: “Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lakin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakarlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükafatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemiyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir. Yarınki Türkiye’nin kurucuları, millet ve cemaat uğrunda fedakarlıklar kabullenenlerin artık bulunmadığı cemiyetimizde, muhtelif simada insanları şahıslarında birleştireceklerdir. Onlar da Yunus Yavuz’la birleşecek; Sinan Akif’e uzanacak; Ebu Hanife Hüseyin Avni’yi tebrik edecektir. Ve onların eseri olan yarınki Türkiye, şu temellerin üstünde kurulacak: Anadolu’nun toprağından kaynayan bir kan, cemaat için harcanan emek, bin yıllık bir tarih, otoriteli bir devlet ve ebedi olduğuna inanmış bir ruh...”
“Sakarya saf çocuğu masum Anadolu’nun
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun.”
Semaya ağlayarak baktığımız günleri hiç unutmadım.. “Dua dua karıncalanırdı ellerimiz.”
12 Mart’ta mahkûmiyetime karar verildi.. 12 Eylül’de yine sanıktım. 28 Eylül’de de..
Hz. Musa’nın yolculuğu 40 yıl sürmüştü.. 1970’den başladığını düşünsek siyasi serüvenimizin.. Tam da 40. Yılındayız..
“İstikbal inkılabalatı içinde en gür sada, İslâm’ın sadası olacaktır” diyen Saidi Nursi hazretleri vefat edeli 50 yıl olmuş.
“Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! / Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?” Taşıdılar gök rengi başörtüleri ile ürkek kızlar bir kanarya gibi, Derin karanlıklardan yükselen bin bir başlı kartalı..
2010’un ilk cemresi dün düştü havaya. 19 Şubat..
365 günlük yılı 179'u ''kasım'' ve 186'sı ''hızır'' günleri olarak kabul edilir bizim geleneğimizde.. Kış devresi 8 Kasım’da başlar ve 6 Mayıs’ta da Hızır ve İlyas aleyhisselamın buluşmasını ifade eden Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, yani hızır günleri başlar.. Kasım’ın 46'sında, 40 gün anlamına gelen ''erbain'', 86'sında da 50 gün anlamına gelen ''hamsin'' günleri başlar. Bugün en soğuk zamanlar olan 90 günlük sürenin geçtiğini haber verir bize. Kasım’ın 105'inde (19-20 Şubat) birinci cemrenin havaya, 112'sinde (26-27 Şubat) ikincisinin suya, 119'unda (5-6 Mart) üçüncüsünün toprağa düştüğü ve birer hafta ara ile hava, su ve toprağın ısındığı kabul ediliyor gelenekte..
Bana sorarsanız 2010 cemresi, sadece hava, su ve toprağa değil, aynı zamanda gönüllere de düşüyor..
Siyaset de ısınacak.. Ve ardından çiçekler açacak, bahar gelecek bahar.. Atılan barış tohumları, sevgi tohumları yeşerecek..
Emek ve sabır istiyor bu iş biraz da..
Üzerinde 19 olan her şey ilgimi çeker.. “Onların üzerinde 19 vardır”.
Karanlığın en koyu anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır diye düşünüyorum bir de. Yine, bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah’ın hayır murad etmiş olabileceğine inanıyorum..
Hayat işte böyle bir şeydir.. Bahar, yaz derken, yine sonbahar, yine kış..
Allah, serveti ve iktidarı ülkeler ve halklar arasında böyle evirir, çevirir..
Her zaman rızaya ulaşanlar ve gazaba uğrayanlar olacaktır, bu iniş ve çıkışlarla dolu yolculukta..
Allah’ın indinde yerinizin ne olduğunu merak ediyorsanız, sizi neyle meşgul ettiğine bakın!..
Bu dünya bir imtihan yeridir ve hüküm Allah(cc)’ındır!
Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.