"Belediye başkanını elinizden alıyorlar"...        Kaldırımda yürürken otomobil çarptı...        "İran'ın kapasitesini ciddiye alıyorum"...        Beşiktaş, Portekiz'de...        Fransa'da heykel krizi...        Karabükspor-Fenerbahçe maçından notlar...        Atina'daki kritik oylama...        Arap Birliği'nden FLAŞ karar!...        Yunanistan'da gösteriler şiddetleniyor...        Konyaspor: 1 - Bucaspor: 0...        Sobadan zehirlenen çift öldü...        Arap Birliği'nin gündemi "Barış Gücü" göndermek...        
USD Alış 1.758 USD AlışUSD Satış 1.770 USD SatışEuro Alış 2.318 Euro AlışEuro Satış 2.335 Euro SatışAltın Alış 97.3140 Altın AlışAltın Satış 97.7520 Altın  Satış
 
 
20 R.Evvel 1433

12 Şubat Pazar 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Hüseyin Gülerce - Zaman
h.gulerce@zaman.com.tr
2010-03-11

Kılıçdaroğlu kadar hızlı çark eden görülmedi...

İstanbul milletvekili ve CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, siyasette en hızlı çark eden politikacı unvanını çoktan hak etti... Evet siyasette, "dün dündür" diyen üstatlar gördük. Ama böylesine, genel başkan terslediğinde, dakikasında çark edeni, şahsen ben 40 yıldır görmedim.
Sayın Kılıçdaroğlu, partisinin Batman il kongresinde yaptığı konuşmada aynen şöyle söyledi: "Toplumsal barışın bir parçası olacaksa, biz genel affa 'evet' deriz." Genel af ne demek? PKK liderinin de affı demek. CHP, birden telaşlandı. Önce Sayın Baykal'ın yakın çevresi Kılıçdaroğlu'nu payladı. Sonra da Baykal konuştu: "Bu sözler yanlış sözler. Bunu gündeme getirmek, taşımak ve buradan bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir." Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Elazığ il binasındaki basın toplantısında, "Genel Başkan'ımızdan öğreneceğimiz daha çok şey var." dedikten sonra NTV'ye konuştu: "Ben, 'genel af olsun' diye bir laf etmedim..." Artık bu kadarına bir yorum yapılamaz.

Sayın Kılıçdaroğlu, bundan önce de çark etmiş ve kendisini bitirmişti. Hatırlarsanız, geçtiğimiz 10 Kasım'da Meclis'te, terör konuşulurken, CHP sözcüsü Onur Öymen, AK Parti'nin "artık analar ağlamasın" söylemine cevap olarak; "Dersim'de analar ağlamadı mı?" deyivermişti. Yani terörle mücadele için Dersim örneğini hatırlatmıştı. Birden Türkiye'nin gündemine 1937-1938'de Dersim'de ne olduğu gelmişti. Ergenekon tertiplerinin kökünü hatırlatan olaylarda, bugün Tunceli'nin de içinde bulunduğu bölgede kendi insanımız, üç uçak filosu tarafından bombalanmıştı. İsyanı bastırıyoruz diye 40 bin civarında çoluk çocuk demeden insanlarımız katledildi. Sabiha Gökçen'e, en alçaktan ve en çok bomba atan kadın pilot olarak altın madalya takılmıştı. Öymen sayesinde, bir anda resmî tarihin yalanları, yeni kuşakların gözünü faltaşı gibi açtı. Kılıçdaroğlu da o bölgenin insanıydı. CHP gerçeğini unutup, anında konuşuverdi: "Öymen, gereğini yapmak zorundadır."

Söylediği doğruydu, Öymen istifa ederse, CHP içine düştüğü çukurdan çıkabilirdi. Çünkü ilk defa Alevi seçmen, CHP ile ilgili büyük dehşeti yaşadı. Ergenekon davası zaten gözlerini açmıştı. Sivas'ı, Gazi olaylarını, Alevilere yönelik provokasyonları ve cinayetleri, artık hakikatin ışığında yeniden değerlendiriyorlardı. Bir an Kılıçdaroğlu da vicdanını konuşturdu, Öymen'in istifasını istedi. Ama Kılıçdaroğlu'nunki gerçekten bir saflıktı. CHP, kökü derinlerde olan bir devlet partisiydi ve Cumhuriyetin elitleri tarafından yönetiliyordu. Onlar, "Beyaz Türkler"di. Kılıçdaroğlu, asla o çevrenin insanı değildi, olamazdı da. Sadece, halka yakın olmak için vitrine konulacak isimlerdendi. Fakat Kılıçdaroğlu bunun hâlâ farkında değil.

Baykal, Kılıçdaroğlu'nun "gereği yapılsın" çağrısına anında cevap verdi. CHP grup toplantısına Onur Öymen ile birlikte girdi. O gün Kılıçdaroğlu'na, partisinin grup toplantısı bile dar geldi, salona giremedi.

Aslında, Kılıçdaroğlu, dersini almış olmalıydı. Demek ki kendisini tutamıyor. Yine de yaklaşan CHP kurultayı Baykal için de Kılıçdaroğlu için de sıkıntılı geçecektir. Zira Alevi seçmen, Dersim gerçeğinin, yeni nesiller tarafından bu kadar yalın öğrenilmesinden sonra CHP'ye destek veremez. CHP değişmeyeceğine göre, bu CHP'de Kılıçdaroğlu'na, vitrin dışında bir yer yoktur ve olamaz.

Ergenekon davası, CHP'nin, halk değil devlet partisi olduğunu herkese gösterdi. CHP'nin zaten oyla, sandıkla bir işi yok. Ordu+CHP=iktidar formülü çıkmaza mı giriyor? O zaman yeni formül devreye girer: Yargı+CHP=iktidar. Son olan bitenlere bir de bu gözle bakınız...

NOT: Geçen haftaki yazımda; "dilimiz varmadı, devlete laf söyleyemedik, 'dinciler yaptı' demeyi tercih ettik" ifadeleri, rahmetli Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç'in, Vatan'da Sanem Altan'la yaptığı röportajdaki sözlerine atıf içindi. Geniş bir çevreyi kastetmeden, cinayetler karşısındaki bakış açısının değişimini anlatmaya çalıştım.

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Uludere’den ifadeye Fidan kimin hedefinde?
Cemal Nar Peygamber İkinci Adam Olamaz
M. Emin Parlaktürk Yeni Bir Eser: “Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”
Ahmet Türk Zamane "Our Boys" Tükendi mi? Uykuda mı?
Ali İlbey Kâzım Karabekir Paşa ve Kahramanmaraş
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Dostum Necati nasıl öldü?
 Feyzullah Birışık Şeytanı donduran söz!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 29
Güneş
6 57
Öğlen
12 25
İkindi
15 13
Akşam
17 42
Yatsı
19 02
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Bir PKK'lının itirafları... Ve Şeyh Said-Öcalan analizi!
Abdurrahman Dilipak Çok sayıda istihbaratçının canı yanabilir
Ali Karahasanoğlu Ferhat Sarıkaya'dan Sadrettin Sarıkaya'ya..
Abdurrahim Karakoç Beyaz orkide
Yener Dönmez Mesele PKK Masası
Asım Yenihaber Sanal âlemin en kıralı!
Mustafa Özcan Adonis ve Afrodit
Ahmet Turan Alkan Bu senaryo Türk sinemasına armağanım olsun
M. Şevket Eygi Dönen Dolaplar
Erdal Şafak Cesaret
Kıvanç Tığlı Okulda başarı için öneriler
Osman Tanburacı Atan galip
Faruk Köse Laiklik kimlerin ortak paydası?
Mehmet Talu Umrenin tarifi, hükmü ve önemi 9
Serdar Arseven Numan Kurtulmuş: O kayıktan derhal inin!
Belkıs İbrahimhakkıoğlu İnsan yetiştirmek
Hayrettin Karaman Anayasa ve din eğitimi
Engin Ardıç Lafının ardında dur
Fatma Tuncer Nasıl bir gençlik hedefliyoruz? 1
Mahmut Övür Taksim'de 'cami-kışla' paradoksu
Haşmet Babaoğlu Pazar notları: Pilot kabini boş!
Mehmet Barlas Acaba Kılıçdaroğlu Çiller'den özür diledi mi?
Emre Aköz Yoksa Kemalistler 'Kurt Kanunu'nu sabote mi etti?
Yusuf Kaplan Kir ve arınma
Fehmi Koru Gökten üç elma düştü
Ersoy Dede Tütün baronlarının oyunları
Faruk Çakır Din dersi var, mescid niye yok?
Serdar Demirel Sünnîler Şia karşısında donanımsız mıdır?
Ahmet Çakır Oynamadan kazanmak daha da önemlidir
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Şüphesiz ki bu Kur'ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir ecir olduğunu müjdeler.
İsra Suresi 9. Ayet
 
 BİR HADİS
"Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (sav)'in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vade dilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'ı aciz bırakamazsınız."
Buhari, İ'tisam 2
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.