D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Ruhat! Rahat!

Ruhat! Rahat!

Ruhat yengenin bir tek yazısını bile sonuna kadar okuyamayanlardanım. Bu müessif kusurumu bütün çabalamalarıma rağmen bir türlü telâfi edemiyorum. Hele o pazar günleri türlü çeşitli konuklarla yaptığı evlere şenlik programı?
Sonuna kadar seyredenin zekâsından şüphe ederim! Hayır, uyumuyorsa asla şüphe etmem! Notunu veririm!
Ruhat yenge sorular soruyor.
Ruhat yengenin soru soran pozisyonda olması önemli, ne sorduğu değil.
Zaten çoğu zaman ne sorduğu anlaşılamıyor. Elbette yerinde ve doğru soru sormak ciddi bir birikim gerektiriyor, sonra başka bir şey. Hani neydi o? Ha, buldum “anlak”.
Yengenin anlağı yerindedir elbette. Fakat, bir magazinci için; politik mevzular basit değil.
Ruhat yenge, Allah için cesur hatun. Sağa sola atlayıp, sıçrayıp duruyor. Bu hali ile “yeteneksizsiniz” programına katılsa, mükemmel sonuç alır.
Bütün zamanların en yavaş sonuç bildiren sunucusu Acun’un lâfı dolaştırıp, eğip büküp, sarıp sarmalayıp en sonunda “Ruhat hanım siz gerçekten yetenek-siz-siniz!” demesi mukadder!
A!!! yengeyi sayın Genelkurmay başkanımız İlker Başbuğ ile aynı karede görmeyelim mi?
Erkek egemen Genelkurmay’da bir bayan gazeteci… Mülayemet tarihine geçecek bir çerçeve!
Başbuğ’un karşısındaki sandalyeye oturtulmuş.
Tarihi bir dekor. Neden sadece “Genelkurmay başkanlarının odası aynı zamanda bir müze gibidir? Neden Cumhurbaşkanının, Başbakanın veya başka yöneticilerin böyle odaları olmaz veya olamaz? Tarih sadece Genelkurmayın tekelinde midir?
Her neyse, görüntüden Başbuğ’un konuştuğu, yengenin not aldığı anlaşılıyor.
Biz Ruhat yengeyi çok çağdaş, çok ilerici filan bilirdik. Tam bir sukût-ı hayâl! (Yenge sizin anlamanız için “sükutü hayal” yazabilirdim ama, bu yazının tek okuyucusu olmayacağınız için doğrusunu tercih ettim).
Bu görüntü neyin nesi?
Kalemle kağıt üzerine not alıyor! Geçen asırdan kalmış bir mübtedî gazeteci gibi!
Bu resim geçen asırda, hatta asırlarda kaldı. Daktilo ile yazı yazan meşhurlar çağı son olarak Bülent Ecevit’in dünya değiştirmesi ile nihayete ermişti.
Yengemiz hem de elle yazıyor; ödev yapmak için görevlendirilmiş masumane bir orta mektep talebesi gibi not tutuyor.
Bu elektronik devrinde türlü çeşitli kayıt cihazları yok mu allasen?
En kıytırık muhabirlerin bile kullandığı cihazlardan birini Bay Mengi Bayan Mengi’den esirgedi mi yoksa?
Her neyse! Başbuğ konuşuyor. Ateş bacayı sarmış. 3. Ordu kumandanı mahkemelik olmuş. Bugüne kadar savcıları savdılar. Şimdi iş hâkim savmaya geldi. Muvazzaf 3. Ordu kumandanı paşa paşa mahkemeye gider ve sorgunalabilir mi?
Başbuğ gibi kefili olursa gitmez ve sorgulanmaz!
“Kefil” nasıl bir kimsedir? “Borcunu ödemeyen, taahhüdünü yerine getirmeyen kişinin yerine borcu ödemeyi, taahhüdü yerine getirmeyi üzerine alan” demek kefil.
Başbuğ’u mahkemeye celbetmek kimin haddine? Başbuğ’u mahkemeye celbedecek anayasayı yapacak çocuk henüz anasından doğmadı, mevcut gazetecilik zihniyetimiz sürdükçe uzun müddet doğmayacağı hususunda garanti verilebilir!
Başbuğ, bir kumandanına kefil olmakla büyük bir risk almıyor mu? Silah arkadaşlığı nereye kadar? Başbuğ bütün silâh arkadaşlarına kefil olabilir mi? Olabilse idi, cezavlerinde bu kadar sırmalı şahsiyet olur muydu? Onları kefilsiz diye hepten suçlu mu sayacağız?
Elbette Başbuğ bütün bunları o müthiş kurmay zekâsıyla ölçüp biçmiştir. Şunun şurasında iyice yan yatmış olan arabayı devirmeden Bodrum sâkini olmasına kaç aycık kaldı? Göz açık kapayıncaya kadar geçer!
Peki, memleketin savcıları, hâkimleri, hukuk adamları, adliyesi Başbuğ kadar bu işlerden anlamıyor olabilir mi? Hadi diyelim, giden savcı kafayı yemişti. Öyle olduğu için askeriyenin işlerine filan karışmıştı. Erzincan Savcısına husumet peyda etmişti! Ya mâzul savcıdan sonraki sonraki savcılar, ya hâkimler? Neden Erzincan başsavcısı hâlâ içeride?
Başbuğ mevkii icabı aynı zamanda “en başsavcı” ve “en baş hâkim” mi?
Ruhat yengenin Özkökleri, Bilaları, Kışlalıları çatlatıp, Genelkurmay’da jübile yapacağı hiç aklımdan geçmezdi!
Çok yaşa yenge!
Ruhat! Rahat!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi