27 Mayıs 2017 Cumartesi2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:36Güneş 05:30Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:18
    • 23°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Nefsimizin Kapılarını Şeytana Kapatalım!

Fuat Türker

İnsan İslam fıtratı üzerine yaratılmıştır ancak apaçık düşmanı olan şeytan, insanın fıtratını bozarak sıkıntı içinde bir hayat sürmesine vesile olur. Bu yüzden insanın en fazla dikkatli olması gereken varlık, şeytandır. İnsan, her an açığını arayarak kendisine sokulmaya çalışan ve onu Rabb’inin dosdoğru yolundan saptırmaya çalışan şeytanın ve ordusunun hedefidir.

Şeytan asla boş durmaz; iyiyi kötü, kötüyü iyiymiş gibi gösterir. İnsanın zayıf anını bekler; adeta beyninde bir noktaya dokunur gibi vesvese verir ve kişiyi kötüye yöneltir. Ancak insanın kafası Rabb’iyle, yarattığı kaderle, cennetle dolu olursa şeytan sokulacak yer bulamaz. “Şeytan sakın sizi (Allah'ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.” (Zuhruf Suresi, 62) buyrulur ayette. Bu nedenle insan Allah’ı anmaktan uzak kalmamalıdır. Allah’ı unuttuğumuz zaman Allah da bize kendi nefsimizi unutturur; şeytanları yollar, kabuk bağlattırır. Eğer beynimizin tamamı Allah ile dolu değilse, şeytana da orada yer var demektir. Allah’a yakın olursak güçlü oluruz. Şeytan insanın gücünü götürür; tüm kuvvet ve kudret sahiplerinin üzerinde olan Allah ise insana güç verir.

İnsanın önünde iki yol vardır; dostu olan Rabb’inin yolu ve düşmanı olan şeytanın karanlık yolu. Bazen insanlar her iki yolda da yaşayarak, Allah’ı razı edebileceklerini düşünürler. Allah’ın yolu Kur’an’da tarif ettiği dosdoğru yoludur. Bir tek dosdoğru yol vardır; tali yollar şeytana çıkar. İnsan, içinde duyduğu iki sesten vicdanına ait olana uyduğunda Allah’ın, nefsininkine uyduğunda ise şeytanın yolundadır. Nefis şeytanın kontrolündedir. Şeytan ise en çok müminlerle uğraşır. Çünkü diğerleri zaten onun fırkası olmuştur. Şeytan yavaş ilerler, gizliden gizliye faaliyet gösterir. Hz. Adem’e de sinsi bir şekilde yaklaşmıştı; bize de aynı şekilde yaklaşır. Şeytandan söz eder insanlar ama yapabileceklerine tam olarak inanmazlar. Oysa insan önünden, arkasından, sağından, solundan şeytan ve taraftarlarıyla sarılmış durumdadır; ancak Rabb’ine sığınarak kurtulabilir.


Şeytan istediği kadar telkinlerde bulunsun, vesvese versin; samimi kullar üzerinde zorlayıcı gücü yoktur. Nefsimizi bir kenara bırakırsak, yaşadığımız herşeyi Allah’ın lütfu olarak görürüz. O zaman hiçbir şey zor gelmez. Her an şuuru açık tutmak şeytanı zorlar. Şeytana yenik düşmemek, Allah’ın çok beğendiği bir davranıştır. Gelen musibete kader gözüyle bakıp, Allah’tan olduğunu düşünerek tevekkülle karşıladığımızda, şeytanın bütün sistemi çöker.


Şeytanın bağımsız gücü yoktur; bu yüzden sadece tek üstün güç olan Allah’tan korkmalıyız. Allah bize şahdamarımızdan daha yakın ve sonsuz güç sahibidir. İnsan güçsüzün yanında olmak istemez; hep güçlüyle olmak ister. O halde güçsüz olanı seçmek neden?..


İki taraftan birini seçmek gerekir; ya çoğunluğun uyduğu şeytanın sistemini ya da azınlığın uyduğu Allah’ın sistemini. İkisinin arasında olmak gibi bir düşünce insanın kendisine karşı samimiyetsizliğidir. Azınlığın tarafına geçen insan, şeytanın sistemindeki davranışları için önce tevbe eder ve bazı şeylere hazır olur. Çünkü doğru bildiği pek çok şeyin doğru olmadığını görecektir. Şeytanın sistemindeki kuralları bıraktıktan sonraki kurallardır bunlar. Bu kuralları sadece bilmek değil, tümünü yaşamaktır önemli olan.


Yapılan her harekette itaat vardır. Bu ya Yüce Allah’a, ya da şeytanadır. Vicdanımıza uyarsak Allah’a, nefsimize uyarsak şeytana itaat etmiş oluruz. Kendimizi itaatten çıkmış şeytan gibi görmek istemiyorsak, Allah’a koşulsuz itaat etmeliyiz.

Dünya üzerinde yaşamış, yaşayan, yaşayacak hatasız hiçbir insan yoktur. Sevabımızla övünmeyiz, hatamızla da yerinmeyiz. Şeytanın kandırdığı konulardan biri de budur. İşlediğin hata ya da günahla ilgili olarak, “bir şey değişmez boşuna uğraşma, senden asla bir şey olmaz” diyerek aldatır.

İmanı derinleştirmek gerekir; derin iman önemlidir. Mümindeki imanî derinliği gören şeytan ona yanaşamaz. Çünkü şeytan sığdakilere yanaşır, onlarla uğraşır. Allah’ın dediğini yapmadığımızda şeytan yanımızdadır. Kurtulmak için Allah’a yöneliriz. Böylece tüm yaşadıklarımızdan ders alırız ve bozulan fıtratımız değişir, güzelleşir.

Gün içinde yaptığımız herşeyi Allah’a bağladığımızda, nefsimiz mesai yapamaz; dolayısıyla şeytan da… Çünkü o sadece çağırır; zorlayıcı gücü yoktur. O halde şeytandan etkilenmek, zorlanmadan gitmektir. Allah’tan isteyelim, için için dua edelim; Rabb’imiz nefsimizin kapılarını şeytana kapatsın...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.